Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Ahmedinejad Mete Çubukçu Röportajı

15 Ağustos 2008 / 11:48
İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad, Türkiye ziyareti öncesinde NTV Haber Müdürü Mete Çubukçu'ya konuştu
İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad, Türkiye ziyareti öncesinde NTV Haber Müdürü Mete Çubukçu ile CNNTürk temsilcisinin sorularını yanıtladı. İran Cumhurbaşkanı'na sorulan sorular ve yanıtları şöyle:

Mete Çubukçu: Abdullah Gül cumhurbaşkanı ve Başbakan Erdoğan'la görüşeceksiniz. İstanbul'daki ziyaretinizdeki görüşmelerde öncelikli beklentiniz ne? Hangi dosyalarla Türkiye'ye gidiyorsunuz çantanızda hangi konular olacak İstanbul'da?
Ahmedinejad: Selam diyorum size. Hem Türkiye'nin büyük halkını selamlıyorum ve mümin ve vatansever bir halk. Büyük tarihi olan kültürü olan ve büyük iftiharlarla olan inançlarla ve bölgesel ilişkilerde de çok büyük katkıları olan halkına. İran ve Türkiye'nin ilişkilerini tarihin derinlerinde arayabiliriz ve büyük ilahi bağları vardır. Hem kültürler açısından iki ülke çok yakınlar ve tabiki İran halkıyla Türkiye arasında pek çok benzerlikler var. Ve bugünde iki devlet tabiki her iki halkının desteği doğrultusunda ve ilişkilerin geliştirilmesi doğrultusunda işbirliği yapmaktadırlar ve büyük adımlar atmaktadırlar. Sevinerek söyleyebilirim ki her iki devletin ilişkileri dostane bir ilişkileri vardır. Tabiki inişli çıkışlı ilişkileri vardır ama her zaman iyi ilişkileri ve geliştirmektedir. Ve şu anda ticari hacmini yükseltmektedir ve kültürel ilişkilerini yükseltmektedir ve her iki ülkenin gereksinimleri şu anda iyi noktada bulunmaktadır ve sevinerek söyleyebilirim ki her iki ülke siyasi açıdan hakim olan siyasi ilişkileri geliştirmektedir. Benim sevgili kardeşim Abdullah Gül beyin davetlisi olarak dost kardeş olarak Türkiye'ye yolculuk yapacağım. Ve doğal olarak bu yolculukta pek çok konular üzerinde görüş alışverişinde bulunacağız. İkili konular ve yapacağımız ilişkiler işbirliği anlaşmalar daha önce yapmış olduğumuz anlaşmalar ve yeni yapacağımız anlaşmalarda ilişkilerin geliştirilmesinde ve ayriyeten bölgesel açısından sorunlar var onlar üzerinde görüş ve fikir alışverişi yapacağız. Tabiki terörle mücadele etmekte ve anlaşma yapmaktan ve bölgesel açısından bir takım işbirliği yapmaktan İran ve Türkiye'nin işbirliği Irak ve Suriye'nin ve diğer bölge ülkelerinin işbirliği konularda ve diğer konularda görüş alışverişinde bulunacağız. Uluslararası düzeyde tabiki iki etkili ülke olan genelde biz görüş alışverişinde bulunuyoruz diyalogumuz var istişarelerde bulunuyoruz ve yapacağız. Ve genel olarak bir iş akışı var ki yarın ki programımız da ve sayın cumhurbaşkanıyla ve sayın başbakanla yapacağımız görüşmelerde çok yoğun çalışmalarımız olacaktır.

Sayın cumhurbaşkanlığı Türkiye ile İran arasında önemli konulardan biri de güvenlikle yani terörle mücadeleyle ilgili konular. PKK ve PJAK örgütleri her iki ülke içinde sorunlar yaratıyor. Bu güne kadar Türkiye'yle bu iki örgüte karşı ortak mücadele adına somut olarak neler yapıldı ve bu ziyaretinizden sonra askeri işbirliği adına bir adım atılacak mı? Yani teröre karşı Türkiye'yle askeri işbirliği olarak yeni bir açılım sağlanacak mı bu ziyaretle birlikte?
Ahmedinejad: Maalesef bugün dünyanın pek çok noktalarında bazı gruplar var emniyet güvensizliği yaratmaktadırlar. Ve tabiki kendi hedeflerini ilerletmek istiyorlar. Kendi bölgelerimizde bundan istisna değildir. Ve geçmişlerden bu güne kadar ve bugün gibi çok iyi işbirliğimiz olmuştur iki ülke arasında ve tabiki teröristlerle mücadele konusunda ve pek çok başarılar elde etmiş durumdayız. Ve tabiki İran, Irak ve Türkiye olarak üçlü ilişkilerde bu terörle mücadelede işbirliği yapacağız ve bölgesel açıdan güvenlik açısından ve bunun bir sona ulaştırmak için çaba göstereceğiz.

Bu güne kadar hangi somut adımları attınız bu konuda özellikle Türkiye'yle birlikte?
Ahmedinejad: Olumlu adımlar attık hem biz hem Türkiye. Çünkü biz ikimizde bu sorumlarla karşılaşmaktayız. Tabiki güvenlik ve bunlarla mücadele eden yetkililer devamlı olarak birbiriyle irtibatlarda ve görüş alışverişlerinde bulunmaktadırlar.

Bütün dünyanın bildiği gibi bir nükleer program krizi yaşanıyor. Siz baörışçıl amaçlarla uranyum zenginleştiridğinizi söylüyorsunuz başta Amerika ve diğer ülkelerse bunu nükleer silaha dönüşme endişesi taşıyor. Yaşanan bu krizde Türkiye ilk defa İran'la Amerika'yı dolaylı yoldan buluşturdu bir tür arabuluculuk gerçekleştirdi. Siz bu krizi Türkiye'nin rolünü nasıl görüyorsunuz? Türkiye barışçıl çözüm istiyor nükleer silah istemiyor ve bir arabuluculuk girişimi var.
Ahmedinejad: Nükleer konu ve birde Türkiye'yle olan ilişkilerimi olarak iki bölüme ayıralım sorunuzu. Tabiki nükleer konusu önemlidir ve herkes barışçıl olduğunu biliyor. Yani hem hukuki hem yasal yönü yoktur onların söylediklerinin. Tabi yasal ve kesin bizim hakkımız ve hukukumuz olarak biz o doğrultuda çalışmalarımızı ve faaliyetlerimizde hiç bir sapma olmamıştır bizim. Yasal konumumuzdan hiç bir sapma olmamıştır. Biz yasal olarak hakkımızı arayacağız. Ve İran'ın duruşu sonuç vermiştir ve bugün başkaları bize karşı gelmekte ve halkların buna karşı olanları da şimdi ikna etmiş durumundalar. Ki İran halkına saygı göstermeleri gerekiyor. Bizim görüşmelerimiz devam etmektedir ve tabiki durumumuz nettir. Bazıları İran halkının çok yakın geçmişte pek çok kötü şeylere bir şekilde nükleeri kullanmışlar. Onları sınırlandırmaları gerekiyor. İran hiç bir zaman hiç bir yere saldırmamıştır. Özellikle raporlarda ve nükleer atom enerjisinin raporuna göre sevinerek bizim müzakerelerimiz yapıcı bir yolda hareket etmektedir. Şu anda nükleer konusunda bir sorunumuz yoktur.Ama doğal olarak Türk halkı ve devleti ve kardeşlerimiz İran konularında hassas davranmaktadırlar. Senelerce Türkiye İran'ın kesin hakkına yani nükleer konusunda yani nükleer enerji kullanmasında vurgu yapmışlardır ki ve tabi yasal olarak söylemişler ve tabi bunun dostane ve ilişkilerimizden kaynaklanmakta belki de halkın. Türkiye arabuluculuk yapsın diye böyle bir şey değil yani. Bunun bir hukuki süreci ama dostlarımızın çabalarını bu İran halkının hukuk sürecini ileriye götürmesi hem İran'ın hakkı hem Türkiye'nin halkı ve diğer halklarında hakkı var ki bu nükleer enerjiyi kullanmaları gerekiyor. Türkiye devletinin yapmış olduğu çabalardan tabiki bu gerginlikler azalsın ve diyaloglar yapıcı bir yola doğru gitsin tabiki bu çabalara da biz değer veriyoruz.

Türkiye'nin arabuluculuk yaptığı bir başka bölgede İsrail'le Suriye arasındaki ilişkiler Türkiye bu konuya bir açılım getiriyor. Siz buna nasıl bakıyorsunuz? Ortadoğu da gerçekten bir İsrail Suriye anlaşması yapılabileceğine böyle bir barış sağlanabileceğine inanıyor musunuz? Böyle bir barış olursa siz buna destek verir misiniz?
Ahmedinejad: Şimdi bu konuyu ikiye bölmemiz lazım. Bir konu tabiki biz Siyonist rejimin bağlığına dönüyor. Tabiki bu rejim bizden meşru olmayan bir rejimdir esasen yasal bir rejimdir. Bunun varlığı işgalcilik çerçevesindedir. Bir kaç milyon Filistin halkını evsiz bırakmışlar ve onun karşılığında diğer ülkelerden bir takım insanları getirmişler ve bir takım sloganlarla ve badirelerle onları o ülkelerden getirmişler ve yalancıktan bir ülke yaratmışlar. Bizim buradaki konumumuz bu rejime karşı bellidir. Tabiki orada serbest bir referandum yapılması lazım. Ve Filistinliler tarafından tabiki Müslümanlar Hıristiyanlar ve kendi siyasi akıbetlerini belirlemeleri gerekiyor. Tüm tecavüzlere ve işgalcilerle biz karşıyız. Bu rejim pek çok insanları Gazze şeridinde orada yapmış olduğu emellere karşıyız. Ama ne olursa olsun işgal altındaki bu toprakları serbest bırakırsa tabiki biz diyoruz ki hepsini bıraksın diyoruz. Hangi kısmını bırakırsa o ileriye doğru bir adımdır. Elbette biz düşünmüyoruz yani rejim Golan tepelerini serbest bırakacağını düşünmüyoruz. Çünkü Golan'ı geri verirse bölgeden çıkması gerekiyor hepten. Filistin halkına izin verilse onlar kendi akıbetini belirlese tabiki ona karşı olumlu bakacağız. En iyi yol tabiki kendileri o işgal altındaki toprakları Filistin halkına versinler ve kendi işlerine baksınlar gitsinler tabiki bu çok iyidir. Biz Suriye ile çok iyi ilişkilerimiz vardır. Sayın Başer Esad Tahran'a geldiler gerekli açıklamaları bize yaptılar. Biz düşünüyoruz ki görüşlerimizde Suriye ve Türkiye ile bir itilaflarımız yoktur.

Türkiye'yi ziyaret eden cumhurbaşkanları gelenektir Ankara'yı ziyaret ederler. Dolayısıyla Anıtkabiri ziyaret ederler. Siz İstanbul2dan başlayacaksınız programınızda Anıtkabir yok. Anıtkabiri ziyaret etmemenizin özel bir nedeni var mı? Çünkü Türkiye'de kamuoyu bu sorunun yanıtını merakla bekliyor.
Ahmedinejad: Bizim bu ziyaretimiz tabiki bir iş ziyareti İstanbul tayin edilmiş durumda. Tabiki Türkiye yetkilileri bu mevsimde İstanbul'da bulunmaktadırlar ve tabiki zamanlaması ona göre yapılmıştır. Tabiki bizim içtenlikle Türk halkıyla bizim hem ben şahsen olarak İran halkı Türk halkını çok seviyoruz ben eminim ki Türk halkı İran halkını çok seviyorlar.

Şunu merak ediyorum neden mesela siz Türk halkıyla bir sıcak yakınlıktan bahsediyorsunuz iki ülke arasında bir yarım günde olsa kısa bir ziyarette olsa anıtkabiri ziyaret eden Atatürk'ün kabrini ziyaret edip saygı duyan saygı gösteren ilk lider olmayasınız. Bu iki ülkeyi çok daha yakınlaştırmaz mı birbirine? Bir de siz yani Mustafa Kemal Atatürk ne anlam ifade ediyor sizin için?
Ahmedinejad: Tabi ki biz daha önce programlanmış yolculuğumuz ve Türkiye çok büyük bir ülke ve büyük bir halkı var. Ve pek çok yerler var ki zaman olsa oraya gitmesi gereken pek çok mekanlar var yolculuk. Fakat bizim yolculuğumuz tam bir iş yolculuğudur iş ziyaretidir ve çok sıkı bir çalışmalarımız var. İstanbul'da öngörülmüş artık biz size misafir olarak geliyoruz yani.

İş ziyareti olmasaydı Ankara'ya gelseydiniz Anıtkabiri ziyaret eder miydim diyorsunuz?
Ahmedinejad: Yani bunlar yan konular pek önem taşımayan konulardır bunlar. Unutmayın bu ziyaretin aslı iki halkın hukukunu takibi önemlidir. Biz tüm zamanımızı bunun için arcayacağız.

Türkiye'nin tam arabuluculuk değil ama ilişki kuran bir ülke olduğunu söylediniz az önce. Bölgede iki ülkede önemli ülke hem İran hem Türkiye. Bu tür kriz durumlarında özellikle Türkiye'den bu tür girişimlerin artırılmasını bekliyor musunuz? Birde yarın ki ziyaret öncesi Türk halkına mesajını ne?
Ahmedinejad: Ben zannedersem sorunun cevabını vermişimdir. Türkiye ne çaba gösteriyorlarsa bu gerginlikleri yatıştırmak için ve yapıcı diyalogları ilerletmek için ne yapıyorlarsa tabiki biz buna olumlu karşılık veriyoruz. İran ve Türkiye'nin dostluğundan kaynaklandığını düşünüyoruz. Ve pek çok konularda biz istişarede bulunuyoruz görüşüyoruz. O konulardan biriside budur.

Peki ziyaret öncesi Türk halkına mesajınızı alabilir miyiz?
Ahmedinejad: Tabi ki benim yolculuğum Türk halkına bir dostluk mesajıdır. Benim Türk halkına çok saygım var. Türk halkı dünya medeniyetini yaratmakta eşsiz bir rolü vardır Türk halkının. Bugün Türk halkı pek çok konularda ilerlemektedirler. Ve kültürler açısından var olan potansiyeller çok değerli bir potansiyeldir ve bölge için insanoğlu için büyük bir potansiyel var. Bi el ele vermemiz gerekiyor ve bunun bir tarihi açısından diğerleri bizim halkımız aleyhinde çalışmakta olan kimseler karşı olan ve halkımın izzetini ve büyüklüğünü yüceliğini tekrar ortaya koyalım tekrar sergileyelim. Türk halkının izzeti büyüklüğü Türk halkının izzeti ve İran halkının ilerlemesi ve izzeti hiç kimsenin zararına değildir. Tabiki herkesin menfaatinedir. Barış ve güvenliğin bölgesidir. Ve tabiki dünya için çünkü İran veya Türkiye kültürü dostluk ve adalet ve Allah severlik ve barış ve kardeşlik kültürüdür ve tabiki bu herkesin menfaatidir.

Biraz daha uzaklaşıp bölgeye bakarsak hemen Filistin İsrail sorunu akla geliyor. Ben şunu merak ediyorum gerçi biraz bahsettiniz demin sizin tavrınızı da çok iyi biliyoruz. Bir araştırma yaptım gelmeden önce sizin yaptığınız pek çok konuşma İsrail'le ilgili iki şey öne çıkıyor. İsrail'i haritadan silmek ve Musevileri denize dökmekten bahsediyorsunuz. Çok sert ve katı bir tutumunuz var. Ben şunu merak ediyorum bölgeye orta doğuya nasıl barış gelecek. Yani bu katı tutumla mı gelecek yoksa başka açılımlar olacak mı?
Ahmedinejad: Bizim tavırlarımız yalnız Ahmedinejad'ın tavırları değil. Bu tüm bölge tavırlarıdır. Türk halkına da sorabilirsiniz Türk halkı da aynen benim sözlerimiz söyleyecekler Irak halkı da aynen benim sözlerimiz söyleyecekler. Irak halkı da Suriye halkı da öaynı şekilde. Suudi Arabistan, Mısır, Ürdün, Lübnan ve Filistin'de. Çünkü bunlar bir hak sözüdür biz hak söylüyoruz. Ben açıklamasını yaptım. Siyonist rejimi bir yalan temelinde bu temeli atılmış. Böyle bir rejim bölgemizde yoktu. Bu rejimin hakları dünyanın diğer noktaları da bu bölgeye getirilmiştir. Ve bu bölgenin halkı oradan ihraç edilmiş durumda. Ve bu büyük bir zulüm. Yani Avrupa'da eğer Yahudiler aleyhinde bir şey yapıldıysa bunun bir nedeni yoktur. Müslüman Filistin halkı veya Hıristiyanlar bunun karşılığını versinler. Bunu daha önce bir istismar bölge ülkelerine baskı yapmak için yapılan bir istismardı bu. Bu rejim geldiğinden beri insanları öldürüyor katlediyor siz bakın günlük olarak ya bombardıman yapılıyor ya yakılma var veya toplu ölümler var veya ablukaya alıyorlar veya savaş var. Bu rejim tüm komşuları aleyhine yapmış durumda. Ve devamlı tankla topla helikopterle Filistin halkına saldırıyor kendi evlerinde oturuyorlar onlar. Bunlar o bölgeye ait değiller onlar gitmeleri gerekiyor. Ama bizim çözümümüz insanlık bir çözümdür. Bizim çözümümüz referandumdur. Biz diyoruz ki bırakın bu Filistin halkı nasıl bir seçenek yapıyorlar. BM'nin kararları esasında bunu söylüyoruz. Ve tabiki uluslararası yasalara göre biz bunu söylüyoruz. Ve bu insanlık bir öneri. Eçğer referandum olursa otomatik olarak böyle bir rejim ortadan kalkacaktır. Tabiki halka dayalı bir rejim iş başına gelecektir. O zaman bizim söylediğimiz şeyin anlamı belli olacak. Siz gördünüz ki Sovyetler Birliği ortadan kalktı nasıl ortadan kalktı çünkü halk istedi bunu. Halkın oylarıyla. Burada da müsaade etmeleri gerekir ki insanların oyları hakim olsun. Ben gerçekten şaşırıyorum bu büyük güçler ki her zaman insan haklarından ve demokrasi böyle sözler dile getiriyorlar Filistin'e gelince diktatörlüğe taraf oluyorlar öldürmeye taraf oluyorlar. Yani insan Filistin halkı da bir halktır tabi. 60 seneden beri zulüm ve baskı altındalar. Serbest bir referandumla Filistin halkı görüşlerini bildirsinler seçim ne olursa olsun o zaman herkes saygı duyar. Bu herkesin menfaatidir hatta Avrupa halkına bile ve Avrupa devletleri tabiki Amerika devletinin de menfaatidir. Çünkü bu rejim haysiyetiyle hiç bir şey yapmıyor. Ve her gün bu rejimin ömründen geçiyorsa tabiki büyük güçlerin dosyalarını ağırlaştırıyor. Onlar ister istemez bu rejimin cinayetlerini milletlerin hakkını onların hesaplarına yazacaktır tabi. Onlar o zaman hesaplarını bu rejimden ayırt etmek gerekiyor. Özellikle şu anda bu rejimin onlar için hiç bir faydası yoktur karı yoktur. Eski bir araba gibi istop etmiş durumda ve tabiki onun masrafı da kendisinden daha fazladır. O arabayı ne kadar masraf yapıyorsun hep zarar ediyorsun. Herkes için zararlı bu Filistin için Orta Doğu için Avrupa için ve Amerika için. Bu sorunu çözmeleri gerekiyor. Ve tabiki bunun çözüm yolu da insanların serbest bir şekilde görüşlerini alsınlar. Bu zor bir iş değil yardımcı olabiliriz biz Birleşmiş Milletlere. Ve referandum gerçekleştirsinler herkes sevinir.

Son dönemde özellikle Orta Doğuda İran'ın bir çıkışından söz ediliyor. Bazı ülkelere bu çıkıştan belki güçlenmeden tedirgin. Özellikle Lübnan'ı ele alacak olursak Hizbullah üzerinden etkini oldu Filistin'de Hamas üzerinde etkiniz olduğu söyleniyor. Bazı ülkeler bu örgütleri terörist olarak kabul ediyor. Tahran sokaklarına baktığımız zaman Seyit Hasan Nasrallah'ın posterleri yer alıyor bir çok sokakta. Siz bu iki örgüte nasıl bakıyorsunuz ne anlam ifade ediyor size ve gerçekten doğrudan destekliyor musunuz?
Ahmedinejad: Seyit Hasan Nasrullah insanlar onu seven bir şahsiyat. Sizde seviyorsunuz herkes onu seviyor. Özgürlüğü seven herkes seviyor bunu. Siyonist rejime durdu ve topraklarını savundu halkını savundu bu tüm hakların hakkıdır. Ve her şahsın görevidir bu. Nasıl bir kimse Türkiye'ye saldırırsa ki özgürlüğü seven her Türk halkı o saldırıya karşı duracaktır. Seyit Hasan bir kahramandır. İşgalci Siyonist'in efsanesini yıktı. Elbette biz biliyoruz Siyonistler onu sevmiyorlar ve tabiki onu destekleyenleri sevmiyorlar. Onu istemiyorlar. Ama Lübnan ve tabiki biz tüm bölge ülkelerin toprak bütünlüğüne destek veriyoruz. Lübnan'daki tüm gruplarla bizim irtibatımız var. Herkesi işbirliğine teşvik ediyoruz. Biliyorsunuz İran aslında Lübnan gruplarıyla anlaşmalarda çok büyük rolü oldu anlaşmaları için. Zannediyoruz onların bölge içlerinde bir kargaşa meydana gelirse onların zararınadır tabi. Yani tabiki İran büyük bir ülkedir Türkiye'de her zaman büyük bir ülke ve ikisi de büyük bir güç. Ama bizim gücümüz barış ve dostluk gücüdür. Bizim kültürel gücüdür bizim diğerlerine saldırmak için gücümüz yok dostluk için gücümüz var. Hiç bir zaman başkalarına saldırmak istemiyoruz veya başkalarının topraklarını işgal etmek istemiyoruz. Veya hiç kimsenin hakkını yemek istemiyoruz. Biz tüm halklara saygımız var. Halkların ilerlemelerini bizim ilerlememiz gibi sayarız. Güvenlik ve ilerlemeleri sevindiriyor bizi. Bizim mesajımız barış ve dostluk mesajıdır. Adalet mesajıdır ve bu herkesin menfaatidir. İran tarih boyunca büyük bir ülkeydi Türkiye'de aynı şekilde. İran ve Türkiye'nin büyüklüğü ve güçlülüğü herkesin menfaatinedir. Yani bölgenin barış ve huzuru hakkıdır. Siyonistler bunu istemezler tabi önemli değil.

İran'ın nükleer programı Amerika'yla İran arasında sorunlara neden oldu baya gerildi ilişkiler. Son dönemde görüşmelerden bir sonuç çıkmadığını gördük. Daha ilginci o sıralarda İsrail yüz tane savaş uçağıyla bir tatbikat yaptı bir gövde gösterisi olarak göründü. Ardından İran'da uzun menzilli füzelerin denendiği bir tatbikat yaptınız. Şimdi insan merak ediyor bir gerginlik artıyor mu bunu hissediyor musunuz? Yani diplomasi bitiyor da birbirinize pazılarınızı mı göstermeye başladınız?
Ahmedinejad: Biz düşünüyoruz ki bu nükleer konusu iyi bir yola ilerlemek üzere. Yine şu anda görüşmeler iyi görüşmelerdi ve devam edecektir. Biz düşünüyoruz iyi bir başlangıç yapılmıştır. Ve şu anda onun takibi yapılıyor. Hiç bir zaman onu yenilgiye uğramış diye düşünmüyoruz hiç kimse de onu yenilmiş diye düşünmemiştir. Tabiki bu müzakerelere yoğun oldu tabiki bizim hakkımız olan 30 seneden beri bu sorunu çözmek istiyorlar bir celsede bu sorun çözülmez. Herkes biliyor bu nükleer konusu bir bahanedir. Yoksa konunun aslı büyük güçlerin bizim halkımızın ilerlemesine karşı geliyorlar asıl konu odur. Şimdi müzakereler başlamıştır bu iyidir şu anda. Yani şu anda kargaşaya doğru gitmiyoruz. Bu bir konu bir bölümdü yani sizin sorduğunuzun. Ama Siyonist rejimi eğer yaptıysa o kendine aittir. Yani kendini ilgilendiriyor tatbikatı. Ama herkes biliyor ki Siyonist rejimi İran'la kıyaslaşamaz. Ve onlara zihinlerinde bile sığdıramazlar bunu İran'la kıyaslaşamazlar onu. Herkes biliyor hepsi biliyor onların programlarında bile değil yani. Yani onların temellerinde arzularında olabilir fakat o arzuları beraber kendileri de götürecekler. Onlar çok ufaklar kendileri de ilan etmişler bunu. Elbette siz biliyorsunuz Siyonist rejimi içten parçalanmak durumunda şu anda. Onlar saldırdıkları zaman yaşayabiliyorlar ancak. Ben size bir noktayı anlatayım ilginç olabilir sizin için. Bunlar oluştukları zaman bizin bölgeye slogan atmışlar. Yani İran, Türkiye, Mısır, Fars körfezi Irak hepsini. Sudan yani tüm İslam dünyasını. Bu amacı gerçekleştirebilirlerdi ama onların varlığı bir faydası olabilirdi. Ve büyük güçler onları destekleyeceklerdi. Ama şu anda bu rejim ne durumdadır. Yani hayatını devam etmek için kendi etrafında duvar örüyor. Yani bu mahvolmak demek ortadan kalkmak demek. Varlığı artık yok. Bunların varlığı korkutmak saldırmak işgalcilik yapmak ve tıpkı istismarı ortaya koymaktır. Yani şu anda bunu yapamazlar onlar kendilerine bakmaları lazım. Onların varlığı yok çünkü. Ne kadar erken giderlerse onların menfaatinedir. Ne kadar kalırlarsa onların destekleyicilerinin zararınadır. Batı ülkelerinde bu kadar onları desteklemesinler bu rejimin ömrü sonuna gelmiştir. Bazıları zavallı getirmişler oraya avare etmişler Filistin evlerini almışlar onlara vermişler ve onlarda şu anda bu rejime esir düşmüşler. Kapıları açın onlar herkes oradan kaçar gider. Yani onlar kapıları kapatmışlar.

Amerika'nın desteğini nasıl görüyorsunuz işin içine Amerika giriyor İsrail olunca. Bu konuda neler düşünüyorsunuz?
Ahmedinejad: Amerika ona destek veriyor bundan sonrada verecektir. Amerika çok şey yapıyor mbu yaptığı şeyler pek dürüst değil yani. Ve genelde yaptığı işlerden bir sonuç almamıştır. Biz tavsiye ediyoruz ki bunu yapmasınlar. Amerika halkının zararıdır. Böyle büyük Amerika halkının şahsiyetini karakterini biz cinayetkar bir rejim için harcamamaları lazım. Biz tavsiye ediyoruz ki desteklemesinler onları bu herkesin menfaatinedir. Amerika Avrupa ve tabiki Ortadoğu ve tabiki bu dostluk zeminleri oluşturulacaktır.

Amerika'da seçimler geliyor yeni başkan seçilecek. Yani başkanla Amerika'nın tavrı değişir mi siz Obama'yı mi yoksa Mc Cain'i mi tercih edersiniz fikriniz nedir?
Ahmedinejad: Benim için fark etmez Amerika hakkıdır ki seçsin yani seçim onların. Keşke Amerika'da seçimler serbest olsa çeşitli insanlar oraya dolacaktır ve Amerika halkı iki partiden başka seçenekleri de olabilirdi. Ama önemli olan bu şimdi iş başına gelecek olan nasıl bir tavır gösterecekler. Onun yöntemi önemli yöntemine bakmamız lazım. Ben düşünüyorum ki hangi devlet iş başına gelirse gelsin tabiki Amerika'nın yöntemini değiştirmesi lazım. Mevcut olan durum Amerika için gerçekten devamı çok zor. Bu yöntemi devam ederse Amerika'nın ekonomisi tabiki yıkılacaktır. Ve Amerika'nın politikası kargaşa olacaktır. Tabiki bu kesinlikle olacaktır. Ben düşünüyorum ki Amerika akıllı insanları bu meseleyi çok iyi anlıyorlar. Ve Amerikan kararlaştırıcıları doğru kararlar almışlardır. Amerika devleti başka diğer ülkelerin içişlerine karışmadan önce kendi halkını düşünmesi lazım. Kendi halkının sorunlarını çözmesi lazım. On milyonlarca insan Amerika ekonomik sorunlarla karşılaşmış durumda. Amerika'nın ekonomisi şu anda yıkılmak durumunda. Hangi devlet gelirse gelsin orta doğu Çin veya Asya veya Afrika'yı bırakıp Amerika illerine baksın. Eğer Amerika halkını gerçekten acıyorsa Amerika halkı için gerçekten çalışmak istiyorsa biz düşünüyorsa Amerika'nın akıllı insanları bu sonuca varmışlardır. O zaman fark etmez kim gelirse gelsin. Önemli olan ne yapacağıdır.

Kabul ettiğiniz ve sorularımıza yanıt verdiğiniz için teşekkür etmek istiyorum. Belki programı kapamadan önce bir kaç noktanın altını çizmekte yarar var. Yarınki ziyaret öncesi ilişkilerin iyi gittiğini belirtti sayın Ahmedinejad Türkiye ile terör konusunda işbirliğinin devam edeceğinin altını çizdi. Nükleer çalışmalar konusunda barışçıl olduğunu dostane bir girişim olduğunu Türkiye'nin en azından diyalog kapılarını açma yolunda önemli adımlar attığını ve bunu devam ettirmesi gerektiğini belirtti. Özellikle Anıtkabirle ilgili sorduğumuz sorulara çok fazla ısrar edilmemesini program gereği İstanbul'dan başlanacağı önemli olan programın içeriği olduğunu belirtti. Suriye İsrail ilişkileriyle ilgili İsrail'in yıkılmaya yakın bir rejim olduğu işgali bırakması ve ancak bu şekilde barışın gelebileceğinden söz etti. Lübnan'da Hizbullah'ın haklı bir mücadele verdiğinin altını çizdi. Nasrallah'ın herkesin Türkiye'de İran'da Suriye'de bir çok insanın sevdiğini desteklediğini belirtti. Ve nükleer çalışma konusunun barışçıl olduğunu İran'ın önünü kesmek isteyen güçlerin bir bahanesi olduğunu dile getirdi. Cenevre anlaşmalarının da olumlu bir yönde olduğunun altını çizdiğini de söyleyebiliriz. Amerikan seçimleriyle ilgili de önemli olan kimin seçileceği değil nasıl yöneteceği söyledi. Ben kendi adıma ve NTV adına sayın başkana teşekkür etmek istiyorum.
Ahmedinejad: Ben bir şey söylemek istiyorum. Ben sizin sözlerinize bir bütünleyici olarak söylemek istiyorum. Siyonist rejim konusunda bizim çözümümüz tabi insanlık bir çözümdür. Ve tabiki halkın görüşüdür bu. Şimdi dikkat etmeniz gerekiyor şimdi siz buyurun.

Kaynak:
Bu haber toplam 1310 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri