Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

AK Parti ne zaman kapanır?

14 Mayıs 2008 / 11:32
Eser Karakaş'ın yorumu

Gazetelerde köşe yazılarının önemli bir bölümünün AK Parti'nin ne zaman kapatılacağına dair adeta toto oynadığı görüyoruz. Eser Karakaş, bu olguya dikkat çekti ve partinin kapatıldığı günün hangi gün olacağını işaret etti.

***

Bugünkü (13 Mayıs, Salı) gazetelerde köşe yazılarının önemli bir bölümünün AK Parti'nin ne zaman kapatılacağına dair adeta toto oynadığı görüyoruz; farklı kapatma, hazine yardımı kesme ya da ihtar senaryoları, farklı tarihler, farklı sonuçlar köşelerde at oynatıyor.

Bu senaryolardan hangisinin geçerlik kazanacağını muhtemelen 2008 çıkmadan göreceğiz ve sonuçlarını da hep birlikte yaşayacağız.

Ben de bugünkü yazımda bu kapatma davasına başka bir açıdan da bakma ihtiyacına değinmek istiyorum.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın söz konusu kapatma davası AK Parti'ye yönelik bir dava ama beraber yaşadığımız son altı seneyi, 2002 Kasım sonrasını yeniden bir düşündüğünüzde aslında herkesin farklı bir AK Parti algılaması olduğunu görüyorsunuz; benim gibi AK Parti ile kurumsal, organik bir bağı olmayan birisi için bu partinin önemi 2003 başından 2005 senesine dek gerçekleştirdiği ve kanımca Türkiye'ye başka bir görünüm kazandıran, Cumhuriyet tarihinin en başarılı, en dönüştürücü reformlarından kaynaklanıyor ve ben de, karınca kararınca, bu sürecin geleceğimize yönelik büyük katkıları nedeniyle AK Parti'ye destek verdim.

Başka bir ifadeyle, benim destek verdiğim, Cumhuriyet döneminin diğer iktidar partilerinden kendini ayrıştıran siyasal parti, Anayasa'nın 90. maddesini değiştiren, Kıbrıs meselesinde geleneksel batak ve çıkmazdan ayrılma gayretini ve iradesini ciddi biçimde ortaya koyan, ülkemize seneden yirmi milyar doları aşan doğrudan yabancı sermaye yatırımının geldiği ortamı yaratan, bütçe açıklarını Maastricht kriterinin altına çeken, sivil-asker ilişkilerinde çağdaşlaşma doğrultusunda önemli adımlar atan, üniversiteli reşit kızların istedikleri gibi giyinmeleri konusunda çaba sarfeden, AB müzakere sürecini açan AK Parti.

Doğal olarak bu çizgiden ciddi sapmalar gösteren ama adı hala AK Parti olan bir siyasal partiye desteğimizin de süresiz devam etmesini beklemek çok anlamlı değil zira yukarıda belirttiğim gibi ben ve bizler çağımızda bir lidere, bir partiye değil ama çağdaş reformları sürdürme iradesini gösteren lidere ve partiye karınca kararınca destek vermeyi daha normal buluyoruz. 

* * * 

Basında izlediğimiz tartışmalar, AK Parti'yi kapatma davasının geleceğine ilişkin senaryolar arasında AK Parti'yi ehlileştirmeye, geleneksel bir merkez parti konumuna sokup sistemin kısa vade istikrarını korumaya yönelik senaryolar da mevcut.

Bu senaryonun kurumsal ve hukuksal/yargısal yapısı da AK Parti'yi temelli kapatma yerine hazine yardımını kesmekten ve bir tür Demokles kılıcı rolünü üstlenecek bir ihtar kararından geçebileceği de söyleniyor;
böylece kısa vadede hala seçmen desteğini sürdüren hatta bir parça artırabilen, sistemin belirli mekanizmalayla oynamama sözü ve garantisi vermiş, ve tam da bu nedenden AB konusunda zorunlu olarak frene basan, kendini yerel ekonomiyle sınırlı gören bir parti, adı Ak Parti olarak ülkemizi bir süre daha yönetir.

Ama bu yeni partinin 2003-2005 arası büyük dönüşümlere imza atan AK Parti olmayacağı, adı aynı kalsa bile yapı, işlev ve desteğinin çok değiştiği bir AK Parti olacağı kesin gibidir.

Mevcut yerleşik sistemin, isterseniz 'establishment' da diyebilirsiniz, AK Parti'nin devamı için yeni bir Adalet Parti olma güvencesi istediği yönünde de dedikodular gırla gidiyor.

1982 Anayasası'nı, ilk üç madde dışında, çağdaş bir çizgide tümüyle değiştirmeyen, AB katılım ortaklığı belgesinde ifadesini bulan siyasal ve ekonomik dönüşüm taleplerini yerine getirmeyen, çift başlı yargı meselesine neşter atmayan, kürt meselesinin belirli odakların değil TBMM'nin meselesi olduğunu içselleştirmeyen, laikliği daha liberal demokrat bir toplum içinde algılamayan partinin de adı ne olursa olsun Adalet Parti olacağını söylemek için kahin olmaya gerek yok

İşte o gün de, Anayasa Mahkemesi ve daha sonra da AİHM kararları nasıl tecelli ederse etsin, AK Parti'nin kapandığı gün olacaktır.

Star / Haber7

Bu haber toplam 690 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri