Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Ak Parti'ye kimler neden oy veriyor?

28.01.2010 12:36
AKP’ye oy veren kesim, daha çok, çalışan ve para kazanan 28-43 yaş grubundan oluşuyor. Eğitim seviyesi yükseldikçe AK Parti’nin oyları düşüyor.

Neşe Düzel'in A&G araştırma şirketinden Adil Gür'le yaptığı söyleşiden Türkiye'nin ruh halinin değiştiği sonucu çıktı. Adil Gür “Kendinizi nasıl tanımlıyorsunuz diye sorduk insanlara. Toplumun ortak paydası Atatürkçülük çıktı. Her iki kişiden biri “Ben Atatürkçüyüm” diyor.” “Milliyetçilik ikinci, laiklik üçüncü, dindarlık dördüncü sırada geliyor. Her yüz kişiden 35’i laikim derken, 29’u dindarım diyor. Türkiye, denenin aksine dindarlaşmıyor.” dedi.

 

“Ekonomi oyların yüzde 70’ini etkiliyor. 2008 başından beri halkta yoksulluk algısı başladı. “AKP döneminde Türkiye fakirleşti, ben yoksullaştım” diyor halk.”

 

NEŞE DÜZEL: Partilere oy verenlere gelirsek... AKP’ye kimler oy veriyor?

ADİL GÜR: AK Parti ağırlıklı olarak kentlerde ve kırda oy alıyor. Büyük şehirlerde ise oyu, Türkiye ortalamasının altında kalıyor. AKP’ye oy veren kesim, daha çok, çalışan ve para kazanan 28-43 yaş grubundan oluşuyor. Eğitim seviyesi yükseldikçe AK Parti’nin oyları düşüyor. CHP’nin oyları ise eğitim seviyesi yükseldikçe artıyor ve büyük şehirlerde CHP daha çok oy alıyor. AKP ile CHP’nin benzeştiği bir konu var.

 

Nedir o?

Her ikisinin de seçmeni kadın ağırlıklı. Her ikisi de yarıdan fazla oyu kadınlardan alıyor. 29 Mart yerel seçimlerinde de zaten kadınlar erkeklerden 6,7 puan daha fazla oy verdiler AK Parti’ye. Yüzde 38,5’luk oy oranında tutunmasının en önemli nedeni kadınlar oldu.

 

MHP’ye kimler oy veriyor?

MHP ağırlıklı olarak kentlerde ortaokul ve lise eğitimlilerden oy alıyor. MHP seçmeni çok erkek ağırlıklı bir seçmen. Neredeyse her dört seçmeninin üçü erkek. Eğer MHP’nin her erkek seçmeni, annesine, kız kardeşine, eşine, sevgilisine MHP’ye oy verdirmeyi başarabilseydi, MHP birinci parti olurdu. Bir de şu var. Türkiye’de yetişen her iki gençten biri hayatının bir döneminde muhakkak MHP’ye oy veriyor. Ama bu gençler daha sonra anne baba konumuna geldiklerinde ve iş, güç sahibi olduklarında MHP’den uzaklaşıyorlar.

 

DTP’ye kimler oy veriyor?

En düşük eğitimli ve en düşük gelirli seçmen DTP seçmeni. Tabii ki aralarında zengin seçmenler var ama genelden söz ediyorum ben. Araştırmalarımız çok çarpıcı sonuçlar veriyor. Diyarbakır’da hâlâ her iki kadından biri okuma yazma bilmiyor. 44 yaş üstündekilerde ise her dört kadından üçünün okuma yazması yok. DTP seçmeninin neredeyse tamamı Kürt açılımına “Evet” diyor. Parti kapatıldığında bile seçmen açılımdan yanaydı. DTP’nin başkanlarından Emine Ayna “Açılım bitmiştir” dediğinde, DTP seçmeninin yüzde 80’i açılımı destekliyordu

 

Peki, siyasi partilerin aldığı oylar neye göre değişiyor?

Temel neden ekonomi. Türkiye’de her yüz seçmenden 25-30’u ideolojik, etnik vesaire nedenlerle oy veriyor. Geri kalan yüzde 65-70’lik kitle ise partisini değiştirebiliyor. Yani yüzde 65-70’lik kitle ‘yüzer gezer oylar’ oluyor. Bunlar bugün burada, yarın başka yerde bulunuyor. İki hafta önce yaptığımız araştırmada, Türkiye’de her yüz seçmenden yarısı kendisini sağcı ya da solcu olarak tanımladı.

 

Kaçı sağcı, kaçı solcu?

Yüzde 30 “Sağcıyım” diyor. Yüzde 18 “Solcuyum” diyor. “Merkezdeyim” diyenler yüzde 21 çıkıyor. Eğer CHP iktidar olmak istiyorsa, yüzde 18’in dışındaki kitleden oy alabilir hale gelmek zorunda.

 

Ben sağcıyım diyenler kimler?

Eğitim düştükçe “Sağcıyım” diyenler artıyor. Solcular ise daha yüksek gelirli ve eğitimlilerden oluşuyor. Araştırmaya göre, MHP’lilerin yüzde 72’si, AKP’lilerin yüzde 44’ü “Sağcıyım” diyor. CHP’lilerin ise yüzde 54’ü “Solcuyum” diyor. Geri kalanı da “Hiç biriyim” ya da “Merkezdeyim” diye cevap veriyor. Araştırmada “Atatürkçü, laik, milliyetçi, dindar, sosyal demokrat ve demokrat” sıfatlarını saydık ve “Kendinizi bunlardan hangisiyle tarif edersiniz” diye sorduk.

 

Sonuç ne çıktı?

İlk sıradaki ortak payda ya da ortak paydaymış gibi davranılan nokta ‘Atatürkçülük’ çıktı. Her iki kişiden biri “Ben Atatürkçüyüm” diyor. Atatürkçülükten sonra, ikinci ortak payda olarak ‘milliyetçilik’ geliyor. Her yüz kişiden 44,6’sı “Milliyetçiyim” diyor. Üçüncü payda da ‘laiklik’ oluyor. Her yüz kişiden yüzde 34,8’ü “Ben laikim” diyor.

 

“Dindarım” diyenlerin oranı ne?

Her yüz kişiden 29,3’ü de “Ben dindarım” diyor. Buradan da görülüyor ki, Türkiye söylenenlerin aksine dindarlaşmıyor, muhafazakârlaşmıyor.

 

Peki, halk niye o zaman “Ben dindarım ve muhafazakârım” diyen bir partiyi seçiyor, iktidara getiriyor?

Türk halkı bundan sonra da muhafazakâr ve dindar partiler tarafından yönetilecek. Çünkü bu dindarlık illa eşinin başının kapalı olması ya da adamın beş vakit namaz kılması değil. Türkiye’de dindarlıktan ve muhafazakârlıktan anlaşılan şey, rahmetli Özal’ın muhafazakârlığı kadar bir muhafazakârlık. Lider yeri geldiğinde Cuma’ya da gider, başka bir zaman da içkisini içer. İnsanlar seçkinler tarafından küçümsenmemek, ötekileştirilmemek istiyorlar. Araştırma sonucuna göre, AKP seçmeni kendisini şöyle tanımlıyor: “Ben dindarım, muhafazakârım, milliyetçiyim” diyor.

 

CHP seçmeni kendisini nasıl tanımlıyor?

O da kendisini “Atatürkçüyüm, laikim, milliyetçiyim” diye tanımlıyor. MHP seçmeni ise “Milliyetçiyim, Atatürkçüyüm, laikim” sıralamasıyla kendini tarif ediyor. Bundan da anlaşılıyor ki, AK Parti’nin alternatifinin ‘dindar, muhafazakâr ve milliyetçi’ bir parti olması lazım. AK Parti’ye oy veren seçmenlerin önemli bölümü, “Ekonomi iyi gitmiyor. Hükümet başarısız. Yoksullaştım. Türkiye’nin bir yıl sonrası daha kötü” dediği halde, “Kime oy vereceksiniz” diye sorulunca hâlâ AK Parti diyor. “Niye” diye sorduğunuzda ise her zamanki cevabı veriyorlar: Âlternatifi yok.”

 


 

Bu haber toplam 8056 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri