Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

AKP Ve Gülen Cemaatine Komplo

16.10.2010 08:32
"28 Şubat'taki provokatif olaylara benzer faaliyetler planlanmıştı. AK Parti ve Gülen cemaatini zor durumda bırakmak için çirkin faaliyetlerin içine girildi. O tarihten itibaren derin yapıyla ilişkimi azalttım."

Özen, 3 kişinin öldürüldüğü katliamın azmettiricisi olduğu belirtilen Varol Bülent Aral'ın Ergenekon sanıklarıyla irtibatına dikkat çekti. Emekli generaller Veli Küçük ve Levent Ersöz ile emekli Yüzbaşı Muzaffer Tekin'in 2004'te Sarıyer Kalender Orduevi'nde bir araya geldiğini söyleyen Özen, Malatya'daki katliamın ve Hrant Dink cinayetinin burada kararlaştırıldığını ileri sürdü.

Zirve Yayınevi'nde 3 kişinin öldürülmesiyle ilgili davanın 29. duruşması dün Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Duruşmada tanık olarak dinlenmesi beklenen Erhan Özen, Çorum Yarı Açık Cezaevi'nden, Orhan Kartal ise Sivas Cezaevi'nden getirildi. Mahkeme heyeti, tanık olarak ifade vermek isteyen Orhan Kartal ve Erhan Özen'i dinledi. 1997 yılında askerlik görevini yaptığı sırada JİTEM'e katıldığını iddia eden Özen, Balıkesir'de komutanı olan Hakan Korkmaz aracılığıyla örgüte dahil olduğunu, Van ve Hakkari bölgesinde görev yaptığını söyledi. Özen, "Komutanımın teklifini kabul ettim. Hakan Korkmaz'ın Ercan Kireçtepe ve Levent Bektaş'la irtibatı vardı. Hakan Korkmaz, beni ilerleyen zamanda Muzaffer Tekin ve Turhan Çömez'le tanıştırdı. 2005 yılı sonuna kadar birlikte çalıştık." dedi.

1997-2005 arasında JİTEM'de çalıştığını söyleyen Erhan Özen, Malatya ve Hrant Dink cinayetleriyle ilgili 2004 yılından itibaren bir operasyon kararı alındığını ileri sürdü. JİTEM'de görev yaptığı sürede Veli Küçük, Levent Ersöz, Muzaffer Tekin, Turhan Çömez gibi isimlerle birlikte çalıştığı ve kod adları Yusuf ile Şiran olan kişiler aracılığıyla irtibat sağladığını söyledi. Özen, "2004 senesinde Muzaffer Tekin, Veli Küçük ve Levent Ersöz, Sarıyer Kalender Orduevi'nde bir araya gelip Malatya'daki misyonerlik faaliyetleri üzerine görüşme yaptı. Bu toplantıda bölgede misyonerlere dönük bir operasyon kararı alındı. Bu görüşmenin ardından bölgede operasyon hazırlıkları başladı. O dönemde İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Hilmioğlu da Veli Küçük ve ekibinin faaliyetlerine destek verdi. Muzaffer Tekin özellikle de Hilmioğlu ile sık sık görüşüyordu." iddiasında bulundu.

AKP ve GÜLEN CEMAATİNE KOMPLO

Malatya'nın JİTEM kodlamalarında ikinci operasyon bölgesi olarak geçtiğini anlatan Erhan Özen, 2005'te Muzaffer Tekin, Yusuf ve Şiran ile birlikte Malatya'ya geldiklerini ve görüşme yapıldığını, kendisinin ise arabada beklediğini söyledi. JİTEM'den ayrılma nedenini ise şöyle anlattı: "JİTEM'in İstanbul'daki faaliyetlerine de katıldım. 28 Şubat'taki provokatif olaylara benzer faaliyetler planlanmıştı. AK Parti ve Gülen cemaatini zor durumda bırakmak için çirkin faaliyetlerin içine girildi. O tarihten itibaren derin yapıyla ilişkimi azalttım. Bir seferinde eşim tesettürlü olduğu için onu planlarına alet etmek istediler. Tıpkı Fadime Şahin vakasında olduğu gibi. Ben kabul etmedim. Bu tekliflerinden sonra örgütten uzaklaşmaya başladım."

Erhan Özen, JİTEM'deki faaliyetleri ile ilgili ve katıldığı somut operasyonlarla ilgili bilgi vermek istemedi. Şunları söyledi: "Üç, dört, altı kişilik hücre yapılanmaları şeklinde çalışılıyor. Bu grupların kendi üzerindeki kişileri tanıma şansı olmuyor. Bülent Varol Aral'ın adını Muzaffer Tekin, Şilan ve Yusuf'tan birkaç kez duydum.'' Verilen aranın ardından mahkeme heyeti tutuksuz yargılanan Bülent Varol Aral'ın tutuklanmasına karar verdi. Varol daha önce de tutuklanmış ancak ardından tahliye edilmişti.

Savcı Zekeriya Öz'den şikâyetçi olmam istendi

Ümraniye Cezaevi'nde kaldığı süre içerisinde kendisi ile irtibata geçmek isteyen farklı kesimlerden insanların bulunduğunu aktaran Erhan Özen, bunlardan birinin HSYK üyesi Ali Suat Ertosun olduğunu kaydetti. Ertosun'un cezaevinde Selçuk Durçek isimli adamıyla kendisine haber gönderdiğini söyledi. Özen, "Ertosun benden Zekeriya Öz'ü ve Mehmet Ali Pekgüzel'i HSYK'ya şikâyet etmemi istedi." dedi. Kendisinin konuyu Üsküdar Savcılığı'na şikayet etmek istediğini belirten Özen, ancak cezaevi tarafından buna izin verilmediği ve savcılığa yazdığı dilekçesinin kendisine iade edildiğini aktardı. Bu şekilde bir şikayette bulunduğu takdirde kendisine 'sorun yaşayacağının' söylendiğini belirtti. Özen, aracı Selçuk Durçek'in, 'korsan' kararnamelerle göndeme gelen Ertosun'a "Ali abi" şeklinde hitap ettiğini söyledi.

Ben bu filmin yönetmeniyim, arkamda Veli Küçük var

Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmada dinlenen ve bir başka suçtan tutuklu bulunan Orhan Kartal, dünkü duruşmada tutuklanan Varol Bülent Aral'la 2008 yılında Adıyaman E Tipi Kapalı Cezaevi'nde aynı koğuşta kaldıklarını ve cinayetlerle ilgili kendisinin planlayıcı olduğunu anlattığını söyledi. Aral'ın kendisine, arkasında bulunan gücün Veli Küçük gibi isimler olduğunu söylediğini iddia eden Orhan Kartal, şöyle konuştu: "Kendisi Malatya'daki cinayetleri işlemeleri için bulduğu gençleri psikolojik olarak hazırladıktan sonra, Adıyaman'a gönderildiğini ve burada planlı olarak Kalaşnikof tüfek yakalatıp cezaevine girdiğini ve cinayetler işlendiğinde cezaevinde olmasının planlandığını anlattı. Daha sonra Sivas E Tipi cezaevine nakledildiğimde, bu dava kapsamında (Varol Bülent Aral) yargılandığını öğrenince bildiklerimi anlatmak istedim. Kendisi, Veli Küçük'le bağlantısının olduğunu söylüyordu. Muzaffer adında birinden de bahsediyor, 'Ben bu filmin yönetmeniyim' diyordu.''


 

Kaynak: Zaman

Bu haber toplam 792 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri