Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Akşam'I Ergenekoncular Sardı mı?

20 Ağustos 2008 / 11:24
İşte bir gazetenin ele geçirilmesinin çarpıcı ayrıntıları..
Ergenekon'un karanlık yüzü Tuncay Güney'in İstanbul Organize Suçlar Şube müdürlüğü tarafından 2 Mart 2001 tarihinde kayda alınan kameralı sorgusunda Ergenekon örgütü hakkında birçok iddiada bulundu. Ergenekon örgütünün Mehmet Ali Ilıcak'ın sahibi olduğu Akşam Gazetesinde gazeteci kıyımı yaparak, diğer gazetelerle haber yarışına girmek için Veli Küçük'ün yönlendirdiği Doğu Perinçek'ten yardım aldığını ileri sürdü.

Ergenekon'un karanlık yüzü Tuncay Güney'in İstanbul Organize Suçlar Şube müdürlüğü tarafından 2 Mart 2001 tarihinde kayda alınan kameralı sorgusunda Ergenekon örgütünün yöneticisi olan Veli Küçük'ün medyadaki örgütlenmesi olduğunu ileri sürdü. 'Veli Küçük'ün kucağındaydı' dediği Mehmet Ali Ilıcak'ın sahibi olduğu Akşam Gazetesini ele geçirmeleri ve yaptıkları gazeteci kıyımını anlattı. Gazeteci olmadıkları için diğer gazetelerle haber rekabetine giremeyen Ergenekon'un Akşam yapılanması haber yarışı için Veli Küçük'ün 'mutemet kişi olarak adlandırdığı' Doğu Perinçek'in grubundan yardım aldığını ileri sürdü.


İşte Ergenekon örgütünün karanlık yüzü, Tuncay Güney'in ağzından kirli ilişkiler yumağı iddiaları;

BÜLENT ÖZTÜRKMEN MİT'TENDİR KAFASI SAKATTIR
HBB bir zamanlar çok popülerdi. İlk zaman şey yaptığında dedi ki tamam. Bizim orda şey var. Bülent Öztürkmen. MİT'ten dedi. Biraz onun kafası sakattır. Ama dedi Bülent Öztürkmen ve bir de Behiç kılıç var dedi. Sen onlara gidersin dedi. Ha "Behiç Kılıç oradan ayrılacak. Selahattin Sadıkoğlu'nu oraya getireceğiz" dedi. Behiç Kılıç Akşam gazetesine geçecek dedi. Akşam gazetesinide Mehmet Ali Ilıcak daha yeni çıkarmış, burç takımı, makyaj takımı falan veriyor. Ama HBB'nin iyi dönemiydi. Ayşe Önel - Mehmet Metiner böyle kırk solcusu şey böyle ... Bahtiyar Zengin Fazilet Partisi Genel Başkan Yardımcısı bu tayfalar yazıyorlardı. Sayfaları çıkartıyorlardı. Rıza Zelyut alevilerden mesela. Anadolu Alevisi diye onu tuttular şeye karşı İzzettin Doğan'a karşı Rıza'yı tuttular.

VELİ KÜÇÜK BÜLENT ÖZTÜRKMEN'LE GÖRÜŞEREK İŞE ALDIRDI
Böyle olunca ben HBB'ye geldim. HBB'de şeyle görüştüm. .. Bülent Öztürkmen ile görüşmüş. Bülent Öztürkmen benle görüşmedi. Zaten bu adamla görüşmemiz imkansız bir şey. Böyle bir adam. HBB'de ham Selahattin Sadıkoğlu ile tanıştım hem de Behiç Kılıç'la tanıştım. Behiç Kılıç'la oturduk. Dedi di Veli abi bahsetmiştir Akşam gazetesine böyle bir operasyonumuz var dedi. Orda güzel bir gazete yapacağız inancındayız dedi. Ben Mehmet Ali ile görüştüm zaten dedi. Benim görüştüğüm onla pazartesi falandı. Çarşamba günü akşam da Setap İş merkezi Feriköy'ün adresini verdi. Bana Akşam gazetesinin oraya gittimdedi. Sen de hafta sonu başla dedi. Ben de hafta sonu Akşam Gazetesine kaç paraya olduğunu hatırlamıyorum ama iyi bir paraydı başladım.

GİZLİ GİZLİ TOPLANIP PLANLAR YAPARAK OPERASYON BAŞLATTIK
Biz bir ay gazeteye geldiğimiz fark edilmedi. Oturduk gizli toplantılar yapardık falan. Kimleri çıkartacağız. Kimleri tasfiye edeceğiz. Kimler birinci sayfayı yapacak. Bunları kurardık. Fakat bunları Veli komutan kendisi kurardı zaten. Tırnak içinde bir şey söylemek istiyorum. Veli Küçük'ü anlamanız için, ben Veli Küçük'ü son iki yılda çözdüm. Bu söyleyeceğim çok önemli. Veli Küçük'ü anlamanız için bana verdiği bir kitap var. Alamut Kalesi. Bir diğer kitap var. Dağların şeyhi Hasan Sabbah. İki yıldız çözüyorum ama bu kitapları okuyunca ben işi tamamen çözdüm.

AKŞAM GAZETESİNDE ERGENEKON ÖRGÜTLENMESİ
... Akşam gazetesinde biz toplantılar yapıyoruz. Bunları tasfiye hareketi için. Ayşe Önal'ı hepsini çıkarmak için. Mehmet Ali Ilıcak tamamen Veli Albayın kucağındaydı. Yani tamamen böyle olunca bunların hepsini cart curt bir patırtı kütürtü koptu tabii ki. Veli komutan Behiç Kılıç daha doğrusu bütün hep kendi adamlarını hepimiz oralara yerleştik. Kurultay gazetesinde şimdi... yanında Ortadoğu'daydı. Aslan Bulut'u getirdik. Alev Çukurkavaklı'nın babası İşçi Partisi Komünist partisi vardı. Behice Boran'ların onların gazetesinin sahibiydi. Beni .. tanıştıran odur. Alev Çukurkavaklı Özgür Ülke'nin de, İlk Yaşar Kaya'nın Özgür Gazetesinin de sayfalarını yapan odur. Bir gün Apo telefon açıyor. Akşam gazetesine gelince bize anlatmıştı. Apo telefon açıyor. Koçum bu birinci sayfadaki benim resmimi beğenmedim. Kimmiş bakayım böyle bir üslupla söylüyor. Sen kimsin kardeşim diyor. Ben Ali Fırat. Yazımı niye öyle koyuyorsun, diyor. Ben yazıişleri müdürü Alev Çukurkavaklı diyor. Ben Abdullah Öcalan diyor. Bu telefonu kapatıyor. O gün istifa ediyor, gidiyor..

İSTEDİĞİMİZ YAPIYI KURDUK FAKAT
... bu ama babası çok şey bir adam. Komünistler ve Ülkücüler tarafından sayılan bir adam. Alev Çukurkavaklı da bizim Akşam gazetesinin birinci sayfalarını yapıyor. Çok güzel sayfa yapıyor. Gazeteciler iyi bilir bu konuyu. Böyle bir ekip kurduk biz orda. Ben tabi yabancı ajansların gazetelerin bilgilerini toparlıyoruz, değiştiriyoruz. takıldığımız noktalarda hani diyor ya Irak'ta operasyon yaptı. Türk ordusu felan. Veli komutana bunları soruyoruz. Telefonla İzmit'i arıyoruz. Bundan sonra bunları Aslan Bulut'a devşiriyoruz. Aslan Bulut'un dili çok güzel. Devletçi bir dille yazıyor. Bu devşiriyor ve yayınlamaya başlıyoruz gazetede.

HABER SIKINTISINA DÜŞÜNCE VELİ PAŞADAN YARDIM İSTEDİK
..Hürriyet, Sabah, Milliyet gibi gazeteler bizi atlatmaya başladı. ... Aslan Bulut ve Behiç Kılıç artık dediler habercilikte bizi atlatıyorlar dediler. Bunun üzerine Veli komutanla sen konuş dediler. Ben Veli komutanla konuştum dedim. Komutanım böyle böyle bizi atlatıyorlar. Şey (haber) olarak Veli komutan da o ara Taksim'e geldi. Şey Feriköy'de Akşam gazetesine geldi. Gelmeden önce biz onunla beraber Fransız konsolosluğunun tam karşısında İskender kebapçı var. Bursa kebapçısı. Orda kebap yedik. Ford Taunus marka bir arabası vardı. İzmit Alay komutanıyken o araba kendinindi. O arabayla ... iş merkezine geldik. Odamda kahve falan içtik. Toplantı yaptık.

VELİ PAŞA BİZİ DOĞU PERİNÇEK'E YÖNLENDİRDİ
O zaman dedi ki Doğu Perinçekle ilişki kuralım. Adnan Akfırat-Ferit İlseverle falan. Bu arkadaşlara kaynaklar çok akıyor. Bunlardan yönlendirirsek daha iyi olur. Çünkü onlar basıncı dedi. Her işi ehline yaptırmak lazım. Aslan arkadaşımız da bunları .. eder. dedi. Böylece ben Doğu Perinçek'lerle irtibat kurdum.

FERİT İLSEVER BİZİ ÇÖZDÜ
Sorgucu: nasıl irtibat kurdun?
Tuncay Güney: Ferit İlsever'e ilk önce hiç bir şey söylemedik. Ferit İlsever'i değil Adnan Akfırat'ı aradım. İlk önce Adnan Akfırat'tan 2000'e doğru dergisinin eski sayılarını alıyordum. İşte bu haberler nasıl olur ben akşam gazetesinde çalışıyorum falan diye ama Ferit İlsever bizi çözmüştü. Tanıyordu zaten. Tanımamazlıktan geliyordu. Beni daha sonra ben Veli Albay'a anlattım. Onlara söyledim dedi. Onlar da biz zaten tanıyoruz dedi(mişler). Ferit İlsever yüzbaşılığından Veli Küçük'ü -yüzbaşı MİT subayı- diye keşfeden Ferit İlsever'miş. Doğu Perinçek yasaklıyken Sosyalist Parti Güneydoğu'da şey yapıyordu. Propaganda yapıyor ya bu propagandaları devlet falan yaptırmazdı. Ne biliyor musunuz? Sosyalis Parti varken Ferit İlsever başkanıyken Abdullah Öcalan ve Doğu Perinçek ittifak yapmışlardı. Hatırlayacaksınız o dönem Sosyalist Parti Güneydoğu'da çok rahat propaganda yapıyordu. Ferit İlsever her yerde konuşuyordu. Nereden arşivlerimden de hatırlıyorum. Düşündükçe de ilişkileri hatırlıyorum. Bunun üzerine kendini Yüzbaşılığından tanıdığını, ve bombacı Tuncay Hereke mi böyle birisi varmış. O zamanları bir yeri bombalamış. Bir il binasını bombalamış. Devletin Özel idare binası mı yalan söylemeyeyim. Böyle bir şey ilk olarak bunu haber yaparak başlamış. Bir de bunun çocuğunun Samandağ'da Hatay'da mafya öldürdüğünde yerini karıştırabilirim. Ama Samandağ'ı hatırlıyorum. Oradan da ikinci bir çıkış olarak Veli Küçük ismini yani oradan tanıdıklarını kendileri söylediler. Biz tanıyoruz dediler. Haberlerin küpürlerini de gösterdiler.

ADNAN AKFIRAT BİZE ÇALIŞMAYA BAŞLADI
Adnan Akfırat bize yabancı bir dergi var. CIA karşıtları çıkartıyor. CIA de çalışmışlar bunlar. Amerika'da ama bunlar CIA'ye karşılar. Adnan Boğaziçi mezunu. Lisesini ve Ortaokulunu Amerikada bir ailenin yanında kalmış. Buradan devlet bursuyla gitmiş oraya zaten. Nizip'li holding onlar dayılarıdır. Öz dayısı Doğu Perinçek'in bütün international ilişkilerini yayıncılık falan bunları araştıran inceleyen Adnan Akfırat'tır. Adnan Akfırat bize yazıları falan hazırlıyordu. Printer çıkışlarnıı alıyordu. Bu printer çıkışlarını Aslan Bulut'la oturur, bize belgeler de veriyordu. Tabi ki bazı şeylerde ha onlar için şu önemli değildi. Bakın benim için ve Akşam gazetesinde ve gazeteci çocuklar için şu önemli. Haber atlatmak benim o yaştayım. Haberlerim çıkıyor. O çok büyük bir duygu. Ama onlar için öyle değil. Niye? Onlar için dava önemli. Birisini vurmak, sonra onlar devam ederler bu vuruşla. Çünkü niye? Aydınlık küçük bir yelpazeydi. Ya birisi yolu açar. Aydınlık onun peşinden yürürdü. Aynı Kemalist oldukları gibi. Kemalizm Sosyalizme giden yolu açandır gözüyle baktıkları gibi. Böyle olunca Adnan Akfırat hep böyle bize malzemeler getiriyordu. Mesela çok iyi hatırlıyorum gazete küpürlerimin içinde de vardı ve manşette "CİA Güneydoğu'da nüfus planlaması yapıyor" diye. ... Fuller'in hazırlamış olduğu şeyleri verdi. Haber yapmıştım....

AMERİKAN BÜYÜKELÇİNE ATILAN FIRÇANIN TUTANAKLARINI VERDİ
David Ekolun başkan Clinton'un danışmanının raporlarını verdiler. Onları yayınladım. "İki Yüzlü Amerika" diye. Çok güzel bir haberdi. Bundan sonra da Marc Grossman'ın sorgu tutanağını. Marc Grossman gazeteye geldi. Ankara'nın büyük elçisi tabi sizin sorgular gibi değil. Onların sorguları onlara göre. Marc Grossman Türkiye'ye büyükelçi olarak atanacak. Büyükelçi atanacağı zaman onlar da senatörler hangi ülkeye gidecekse oranın senatörü o elçiyi çağırır. O ülke hakkında ne biliyorsa ona mazbatasını vermeden önce sorgulardı. Bunu sorgulayan adamın adı Senatör Miden. Senatör Miden çok demokratik bir adam olarak geçinen bir adam. O tarihlerde bunu karşısına çağırıyor.... Diyor ki sn. Marc Grossman Büyükelçi adayımız türkiye'nin komşularıyla sorunlarına gir diyor. Amerika nasıl davranmalıdır. Çok net şeyleri yayınlamıştım. Tutanağı o da diyor ki Sn. Senatörüm türkiye'nin değil diyor Yunanistan'ın şansı her zaman daha yüksektir. Amerikan çıkarlarında şans mı önemli, hak mı önemli diyor. Dikkat edine Sn. Marc Grossman Amerikan çıkarları için... önemlidir diyor ve odasından kovuyor.

BÜYÜKELÇİ BENİM YAZMADIĞIMI HEMEN ANLADI
Uzun bir sorgu tutanağı haberi adam geldi kızdı dedi ki; "Görüşmek istiyorum bunla kimmiş bu dedi. Beni çağırdılar böyle oturuyorlar. Ben de bir kenara şöyle koltuklara sıkıştım. Adam tercüme etti. Hemen hayır dedi. Bu çocuk değil. Siz dedi paravan olarak kullanıyorsunuz. Ben buna inanmıyorum dedi. Ben de dedim ki siz bana hakaret ediyorsunuz. Benim haberim için çağırmışsınız. Beni izninizle çıkayım dedim. Ondan sonra kalktık Aslan Bulut - Behiç Kılıç falan konuştuk. Fakat bütün kaynakları biz Aydınlık'tan alıyoırduk. O zaman bunlarnı hepsini yayınlamadın önce Veli Küçük'e gönderiyordum.

BOSNA HERSEK BELGELERİNİ REFAH PARTİLİLERDEN ALDIM
Bir de Bosna Hersek hatırlayacaksınız. Onu da Refah Partililerden almıştım. Çok iyi hatırlıyorum. Bosna Hersek'te İngilizler Sırplara yardım ediyorlardı. Sırp komutanıyla da bir dane bir ingiliz komutanla kadeh tokuşturan haberim vardı. O haberimi Cenk Koray falan yazdı. Kanal 7'de onun için beni Ahmet.. (Hakan) soyadını bilmiyorum beni programa çağırdı. Ya dedi nereden çıkarttın bunu falan. Bir çok gazeteci köşe yazarı da bunu yazdı. Çok ilginçtir onun orijinal İngiliz belgesini İngiliz gazete küpüründe de var Ekrem Kızıltaş verdi. Ekrem Kızıltaş Milli Gazetenin Genel Yayın Yönetmeniydi. O zaman ona kim vermişti? Bir milletvekili adı söyledi.

PAŞA İÇİN GAZETE ÖNEMLİ DEĞİLDİ
Biz böyle böylece kamuoyunda bir taraftan da örgütlenmeler oluyordu. Yani böylece Veli Paşa şeyde örgütleniyordu basında. Veli Paşa için Akşam Gazetesi hiç önemli değildi. Basında örgütleniyordu. Bütün kaynaklar haberler Cumhuriyet'te darbe yapmasında ana temada. Bu zaten bakın Cumhuriyet'te darbe yaptıını düşünün. Akşam gazetesi gibi bir tane gazetesi olsun Veli Paşa istediğini yaptırabilir. Bir devlet görevlisi hakkında üç ay yayın yaptırdın mı mesele bitiyor Türkiye'de zaten.

Sorgucu: Yani Akşam'da bütün haberler Veli Paşadan geçiyordu.

ÖZEL FAKSINI GENELKURMAYDAN GİZLİYORDU
Tuncay Güney: Tabi ilk önce ben ona gönderiyorum. Zaten fakat hemen cevap verir. Yayınlayın der efendim. Görmek istemiyorsa fax var. O zaman biliyorsunuz Orda özel bir faxı vardı. İzmit'te onu bazen açtırıyordu mazen Genel kurmay'a düşebilir bir yerlere diye açtırmıyordu. Sen oku bakayım oradan derdi. Biz oradan söylüyorduk haberi fazla bir şey söylemiyroduk. Zaten çok önemli olmayan har haberi de söylemiyorduk. Yayınlanır giderdi. Bunları telefon açardık hemen yayınlardık.

Sorgucu: Doğu Perinçek'le nasıl görüşüyordunuz?
Tuncay Güney: Ben mi?
Sorgucu: Veya Veli Küçük kimse
Tuncay Güney: Doğu Perinçek'le Veli Küçük görüşmüyordu. Yüz yüze de görüşmüyordu. Zaten görüşmesinde de gerek yok. Zaten Adnan Akfırat, Ferit İlsever Ankara'da da Hasan Yalçın, Pariste de Özcan... Bunlar Akşam Gazetesinin mutemet elemanları gibiydi.

Kaynak:
Bu haber toplam 1252 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri