Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Albay Çiçek'i kurtarma planı

23.04.2010 12:01
Genelkurmay Başkanlığı Askerî Savcılığı’nın, “İrticayla Mücadele Eylem Planı” belgesi altında imzası bulunan Albay Dursun Çiçek’le ilgili başlattığı soruşturma tamamlandı

Askerî savcılık tarafından hazırlanan iddianame 19 nisan günü Genelkurmay Askerî Mahkemesi’ne sunuldu. İddianamede tek sanık olarak yer alan Albay Çiçek, “Astlık-üstlük münasebetlerini zedelemek”le suçlanıyor. Çiçek, hakkında üç aydan üç yıla kadar hapis cezası isteniyor.

Ergenekon soruşturmasını yürüten İstanbul Cumhuriyet savcılarının Dursun Çiçek’in de sanık olarak yer aldığı iddianameyi 15 nisanda İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ne sunması, askerî savcıları harekete geçirdi. Askerî Savcı Yavuz Şentürk, sürpriz bir şekilde soruşturmayı tamamlayarak 19 nisan günü iddianameyi Genelkurmay Askerî Mahkemesi’ne sundu.

Altı aydan üç yıla kadar hapis

2010/20-109 sayılı iddianamede Albay Çiçek tek sanık olarak yer aldı. Çiçek, Askerî Ceza Kanunu’nun 144. maddesi ve TCK’nın 257. maddesi ile Askeri Ceza Kanunu’nun 95/4. maddesini ihlal etmetle suçlanıyor. Askerî Ceza Kanunu’nun 144. maddesinde şöyle deniyor: “Kendisine tevdi edilen askerî bir işin ifasında bu kanunda yazılı hallerden başka Türk Ceza Kanunu mucibince cezayı mucip ihmal ve tekasül gösteren ve vazifesini suiistimal eden o kanun mucibince cezalandırılır.” Askerî Ceza Kanunu’nun 95/4 maddesinde ise “Astlık-üstlük münasebetlerini zedelemeye, amir veya komutanlara karşı güven hissini yok etmeye matuf olarak alenen tahkir veya tezyif edici fiil ve harekette bulunanlar altı aydan üç seneye kadar hapsolunur” deniyor.

Generaller iddianamede yok

Meçhul subayın gönderdiği ihbar mektubunda Çiçek’e emir verdikleri ve delilleri yok ettikleri öne sürülen dönemin Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral Hasan Iğsız, Korgeneral Mehmet Eröz, Tümgeneral Mustafa Bakıcı, Albay Hulusi Gülbahar, Albay İlker Ziya Göktaş, Albay Uğur Berksun, Albay Nuri Yıldırım ve diğer personel iddianamede yer almadı. Bu kişiler hakkında “delilleri karartma ve yok etme suçlarından yeterli delil olmadığı kanaatine varıldığı” iddia edilerek, “kovuşturmaya yer olmadığına” karar verildi. İddianamede ayrıca meçhul subay da “cuntacı” olarak nitelendirildi. Ancak, cuntanın varlığı kabul edilmesine rağmen, cunta içerisinde yer alan isimlerle ilgili soruşturma yapılmadı. Genelkurmay Askerî Mahkemesi, 2 Mayıs 2010 tarihine kadar iddianameyi kabul edip etmeyeceğine karar verecek.

“UYUŞMAZLIK” PLANI

Çiçek iddianamesinin askerî mahkemede kabul edilmesinin ardından dosyanın uyuşmazlık mahkemesine götürülmesi planlanıyor. Bu amaçla Genelkurmay Başkanlığı Adlî Müşaviri Tuğgeneral Hıfzı Çubuklu’nun 31 Mart 2010 tarihinde saat 11:30’da Uyuşmazlık Mahkemesi Başkanı Ahmet Akyalçın’la görüştüğü iddia ediliyor. Görüşmenin Uyuşmazlık Mahkemesi’nin asker kökenli üyesi Serdar Özgüldür’ün odasında gerçekleştiği belirtiliyor

Bu haber toplam 1358 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri