Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Alman polisinden ırkçı tavır

21 Ocak 2009 / 13:35
Alman polisi, gece eğlenceden gelen 2 Türk gencini hastanelik edinceye kadar dövmesi, polislere olan güvencin sarsılmasına neden oldu.
Son yıllarda yabancılara karşı tutunduğu tavır ile olumsuz bir imaj oluşan Alman polisi, gece eğlenceden gelen 2 Türk gencini hastanelik edinceye kadar dövmesi, polislere olan güvencin sarsılmasına neden oldu. Önceki gece meydana gelen olayda, Harun Reşit Kopuk (23) ile Latif Özkaplı (22) adlı gençler, Mannheim Tren İstasyonu yakınlarındaki altgeçitte bulunan eğlence mekânından ayrılarak evlerine gitmek üzere iken; Arnavut ve Amerikan vatandaşlarının kavgaya tutuşması sonrası gerçekleştirdiği baskında masum iki genci döverek hastanelik etmesi, polisin görevini tartışılır hale getirdi.

Harun Reşit Kopuk, "Altgeçitten yukarıya çıkarken birden 15-20 polis üzerimize doğru geldiğini gördük. Ne olduğunu anlamadan bize saldırdılar. Yerlere yatırdılar, copladılar. Ayakkabılar ile ellerimizin üstüne bastılar. Her yerimizi darp ettiler. Ondan sonra bu da yetmiyormuş gibi beni alıp karakola getirdiler. Neden yapıyorsunuz, benim suçum ne? dediysem de benim soruma cevap vermediler" dedi. Olayın bununla da kalmadığını, karakolda kendisine uygulanan şiddetin devam ettiğini belirten mağdur genç, dehşet dolu geçen dakikaları şu şekilde anlattı:

"Karakolda bana hakaret ettiler. Ben bir pis Müslüman'mışım. Müslümanlar pislikmiş. Nefret ediyorlarmış. Onlar ateistmiş, bizim Allah'ımız ve dinimizi tanımazlarmış. Daha sonra beni tekrar dövdüler. Kafamı demir kapılara vurdular. Ondan sonra bayılmışım ve kafamın her tarafı kanlar içinde kalmış. Gözlerimiz açtığımda nezarethanenin içindeydim. Belli bir zaman orada kaldıktan sonra kapıları açtılar. Herhalde beni öldü zannettiler. Beni oradan hastaneye götürüp bırakıp gittiler." Ardından ailesine haber verdiğini ve annesinin hastaneye gelmesini söylediğini belirten Harun, "Hastanede benim beyin sarsıntısı geçirdiğimi söylediler ve kafama 5 dikiş attılar. Sol kaburgam incinmiş. Kafam ve kulak arkalarım dâhil her yerim şişti. Her yerime vurdukları için ağrımayan yerim kalmadı." dedi.

Olayda polisler aynı zamanda arkadaşı Latif'e de şiddete maruz kalmış. Ellerinde ve yüzlerinde yer yer şişlikler gözlenen Latif Özkaplı adlı genç, olayın hâlâ şokunda olduğunu ve neden polisin kendilerini dövdüğünü halen anlamadığını söyledi. Harun Reşit Kopuk'un annesi Kadriye ise, oğlunun polisler tarafından dayak atılmasına büyük tepki gösterdi. "Polisler bizi koruyacaklar mı? Yoksa benim oğlum Harun gibi nice Harunlar, polisler tarafından vurulup, dövülüp sakat mı bırakılacak." diye soran acılı anne Kadriye "Bu konu ile mücadele edeceğim. Bu olaylar polise olan güvenimizi sarstı. Bizler tedirginiz. Daha bir ay önce eğlenceden dönen genç bir Türk gencini yine polisler vurarak öldürdüler. Benim oğlum kaçmaya çalışsaydı belki de vururlardı. Allah korudu. Hiç görmedik oğlunu deyip ölüsünü bulduk diyebilirlerdi." Kendisinin eskiden polislere karşı çok güvendiğini de dile getiren anne, "Bir yerde polis görsem, 'Oh ben rahatım. Arkamda polis var, beni koruyor' derdim. Ama maalesef şimdi biz kendimizi polisten koruyacağız bu gidişle." dedi.

CAN GÜVENLİĞİMİZ YOK
Polislerin herhalde psikolojisi bozulmuş. Önce onların tedavi yaptırmaları gerekir. Bugün benim çocuğuma, yarın bir başkasının çocuğuna. "Pis Türkler, pis Müslümanlar demek bizi açıkça tahriktir. Bunlar yanlış kelimeler. Önce insanız biz. Bırak Müslümanlığını, bırak Almanlığını, Türklüğünü; insanız biz insan. Benim şikâyetim bu kadar, Allah sonumuzu hayır getirsin" şeklinde konuştu.

Olayla ilgili olarak konuşan Harun Reşit'in ablası Ayşe Karacan ise, son yıllarda hemen hemen her gün çeşitli olaylarla karşı karşıya bulunduğumuzu belirterek, "Almanya'da garantimiz yok. Hayat garantimiz yok. Can garantimiz yok, kesinlikle. Almanya'da yaptığımız yatırımları Türkiye'mizde yapsak bundan ülkemiz daha kazançlı çıkar ve büyürdü. Ben buradan devlet büyüklerimize seslenmek istiyorum: Bizim artık burada can güvenliğimiz yok, ülkemize dönmek istiyoruz. Can güvenliğimizin olmadığı bir yerde daha fazla kalmamızın bir anlamı yok. Benimde oğlum var. Kardeşlerim var. Güvenli bulmuyorum artık kendimi burada. Evimde otururken, ne zaman yanacağız, ne zaman öleceğiz veyahut başımıza herhangi bir olay gelebilir diye korkuyorum. Lütfen bizi duysunlar artık, bizler geri dönmek istiyoruz. Bize yardımcı olsunlar." diye konuştu.
Kaynak:
Bu haber toplam 1048 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri