Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Tarihe geçecek sözler...

20.09.2009 07:08
Almanya İçişleri Bakanı Wolfgang Schaeuble, Hristiyanların, dinin, hoşgörüyü ve birlikte yaşamı pekiştirebileceğini, Müslümanlarla kurdukları diyalog sayesinde anladıklarını söyledi.
Bakan Schaeuble, bu akşam başkent Berlin'de Diyanet İşleri Türk İslam Birliği (DİTİB) tarafından Türkiye'nin Berlin Büyükelçisi Ahmet Acet'in himayesinde Hasır Restoran'da verilen son iftar yemeğine katıldı.

Schaeuble, Tasavvuf Musikisi dinletisi ve imam Mehmet Tekin'in okuduğu iftar duasının ardından yenilen iftar yemeğinden sonra yaptığı konuşmasında, Hristiyanların, Müslümanlarla girdiği diyalog sayesinde dinin özgür demokrasi için ne kadar önemli olduğunu anladıklarını belirtti.

Demokratik bir devletin, din özgürlüğünü sağlaması gerektiğine işaret eden Schaeuble, ''Dinin, hoşgörü ve birlikte yaşamı pekiştirebileceğini İslamiyet ile girdiğimiz diyalog sayesinde anladık'' şeklinde konuştu.

Almanların geçen yıllarda İslamiyet'in toplumun bir parçası haline geldiğini anladıklarını ve İslamiyet'in bazı özelliklerini de sevmeyi öğrendiklerini ifade eden Schaeuble, iftarın bu güzel özelliklerden biri olduğunu, dini ve inancı ne olursa olsun dünyadaki tüm insanların birlikte yaşamı pekiştirmek için sorumluluk taşıdığını söyledi.

Hala çok eksikler olsa bile uyum çabalarının önemli olduğuna işaret eden Schaeuble, 27 Eylülde yapılacak genel seçimlerinde hangi parti kazanırsa kazansın ülkedeki İslam konferanslarının devam edeceğine inandığını kaydetti.

İftarın amacının ortak yaşamı pekiştirmek olduğunu belirten Schaeuble, Almanya'da yaşayan herkesin bu ülkeyi ortak yurtları olarak görmesini istediğini sözlerine ekledi.

Büyükelçi Acet de konuşmasında, ''Alman dostlarımızın son yıllarda katıldıkları ve Müslüman toplumla paylaştıkları iftarlar, Almanya'da Ramazan ayına zenginlik katmaktadır. Bu tür ortak etkinlikler, dinlerarası diyaloğun yaygınlaşmasına, farklı kültürler arasında saygı ve hoşgörünün geliştirilmesine önemli bir katkı yapmaktadır'' dedi.

Davetlilere iftar yemeğine katılımlarından dolayı teşekkür eden Acet, Alman yönetimlerinin ve toplumunun, Müslümanların ibadetleriyle ilgili ihtiyaçlarının karşılanmasında gösterdikleri duyarlılıktan da memnuniyet duyduklarını söyledi.
Schaeuble tarafından başlatılmış olan İslam konferanslarının gelecek dönemlerde de yaratıcılığını sürdürmesinde fayda gördüğünü ifade eden Acet, Almanya'da günümüzde yaklaşık 3 buçuk milyon Müslümanın yaşadığını, bu nedenle İslamiyet'in bu ülkede diğer dinler gibi resmi bir din olarak tanınmasıyla ilgili beklentilerin de artmakta olduğuna dikkati çekti.

İslamiyet hakkında Batılı ülkelerde bir ''bilgi kirliliği'' yaratıldığını kaydeden Acet, ''O talihsiz 11 Eylül sabahı binlerce masum insan yok yere hayatlarını kaybederken, barış ve hoşgörüyü, paylaşmayı, aslında tek kelimeyle sevgiyi yücelten İslam dini ağır yara almıştır. Bunu düzeltmek, medeniyetler arası diyaloğun geliştirilmesine, insanlar ve dinler arasında nefret ve kin duygularının yerine hoşgörü ve anlayışın egemen olacağı ortamların yaratılmasıyla mümkün olabilir. Türkiye ve Almanya bu yönde ortak değerler paylaşmakta ve yakın işbirliği yapmaktadır. Bununla hepimiz övünüyoruz'' diye konuştu.

DİTİB'in çalışmalarına da değinen Acet, bünyesinde 880'i aşkın derneği barındıran ve Almanya'daki en büyük Müslüman derneği olan DİTİB'in, Almanya'daki Müslümanların vecibelerini yerine getirmelerine ve sosyal faaliyetlerde bulunmalarına öncülük ettiğini kaydetti.

Acet, zaman zaman haksız eleştirilere maruz kalan DİTİB'in, Almanya'daki Türklerin ve diğer tüm Müslümanların dini ihtiyaçlarını bütünüyle karşılayabilen, büyük İslam dininin istismarına meydan vermeyen ve İslamiyet'i bu ülkede hakkıyla tanıtan istisnai bir kuruluş olduğunu sözlerine ekledi.

Din Hizmetleri Müşaviri ve DİTİB Genel Başkanı Sadi Arslan da davetlilere katılımlarından dolayı teşekkür ederek, Ramazan ayının, insanın yalnız olmadığını ve fakirlere de yardım edilmesi gerektiğini anladığı bir dönem olduğunu belirtti.

Müslümanların, Alman makamlarıyla ortak çabalarının önemli olduğunu, bu sayede Köln Merkez Cami'nin inşaatı konusunda da anlaşma sağlandığını ifade eden Arslan, buna rağmen hala çözülmemiş olan sorunların bulunduğuna işaret etti.

Arslan, Müslümanların, Alman toplumunun bir parçası haline geldiklerini ifade ederek, bu nedenle İslam konferanslarının da önemli olduğunu, burada Müslümanların sorunlarını ve çözüm önerilerini dile getirme imkanı bulduklarını kaydetti.

İftar yemeğine ayrıca Berlin Eyaleti İçişleri Bakanı Ehrhart Körting, Berlin eyaletinin göç ve uyum sorumlusu Günter Piening, Berlin Emniyet Müdürü Dieter Glietsch, Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) partisinin yönetim kurulu üyesi ve Berlin Eyalet Meclisi Üyesi Emine Demirbüken-Wegner, Yeşiller Partisi Berlin Eyalet Meclisi Üyesi Özcan Mutlu, Berlin eyaletinin eski yabancılar sorumlusu Barbara John, Nijerya büyükelçisi ve çok sayıda emniyet müdürlüğü görevlisiyle Türk dernek temsilcileri katıldı.
Bu haber toplam 2044 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri