Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Aman tefeci eline düşmeyin

28 Aralık 2008 / 10:03
Dünyayı etkisi altına alan küresel kriz, tefecileri hortlattı. Tefecilik yapan suç örgütleri krizle birlikte çoğaldı. BDDK Başkanı uyarıyor..
Bankalardan borcunu çevirecek kredi bulamayan, durgunluk nedeniyle ev, otomobil, arsa gibi varlıklarını satamayan işadamları tefecilerin kapısını çaldı. Piyasada aylık yüzde 10 faizler konuşuluyor. BDDK Başkanı da duruma dikkat çekti ve “Maalesef bu dönemde en aktif çalışan piyasalardan biri de tefeci piyasası ve faizleri çok yüksek” dedi

Dünyayı etkisi altına alan küresel kriz, tefecileri “hortlattı”. Bu durum, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) Başkanı Tevfik Bilgin tarafından da “kriz ortamında tefeciliğin giderek aktif hale geldiği” sözleriyle teyit edildi. Tefecilere karşı uyarıda bulunan BDDK Başkanı, içinde bulunduğumuz dönemde Merkez Bankası faizi ve piyasa faizi dışında üçüncü bir faizin ortaya çıktığını belirtti ve “Bu her zaman olan bir faizdi ama biraz daha fazla gündeme geldi, tefeci faizi. Maalesef bu dönemde en aktif çalışan piyasalardan biri de, tefeci piyasası ve faizleri de çok yüksek” diye konuştu.

Piyasada 3 faiz var

Türkiye Ekonomi Kurumu, tarafından düzenlenen “Küresel Bunalım ve Türkiye Ekonomisi” konulu çalıştayda konuşan Başkan Bilgin, kriz sürecinde “tefeci faizinin” gündeme geldiğine dikkati çekerek şu değerlendirmeleri yaptı:
“Şu anda piyasada 3 tür faiz bulunuyor. Birincisi Merkez Bankası faizi, ikincisi piyasa faizi, ki normal dönemlerde Merkez Bankası faizi ile bankaların uyguladığı faizin birbirine yakın olması lazım, ama arada bayağı bir fark görüyoruz şu anda, bu da piyasadaki tansiyonu gösteriyor. Üçüncü olarak da başka bir faiz daha çıkıyor karşımıza. Bu her zaman olan bir faizdi ama biraz daha fazla gündeme geldi, tefeci faizi. Eğer bankalara gidemeyen işadamı varsa ya da paraya ihtiyacı olan kesimler varsa... Maalesef bu dönemde en aktif çalışan piyasalardan biri de tefeci piyasası ve faizleri de çok yüksek.”

BDDK Başkanı Bilgin, bankaların kaynak problemiyle karşı karşıya olması, bu kapsamda mevduatın kısa vadeli ancak kredilerin uzun vadeli olması nedeniyle bir vade sorunu yaşandığını anlatarak, son 3 ayda kredilerde düşüş olduğunu vurguladı. Bilgin, bu kapsamda kredilerdeki düşüşün Eylül ayından bu yana toplam 8.3 milyar YTL’ye ulaştığını belirtti. BDDK verilerine bakıldığında da krediler toplamının 24 Aralık günü itibarıyla 369 milyar 574 milyon YTL’ye kadar gerilediği görülüyor. Oysa bu rakam Kasım ayı sonu itibarıyla 374.6 milyar YTL seviyesindeydi.

Tefeciliğin cezası 5 yıla kadar hapis

Tefecilik suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 241. maddesinde düzenleniyor. Maddeye göre, “Kazanç elde etmek amacıyla başkasına ödünç para veren kişi” tefeci sayılıyor. Tefecilere 2 yıldan 5 yıla kadar hapis ve 500 bin YTL’ye kadar para cezası veriliyor. Yani bir kez bile başkasına verdiği ödünç paradan faiz alan ve bu ödünç para verme işinden kazanç elde eden kişiye hapis cezası veriliyor. Maddenin gerekçesinde tefecilik suçu “Faiz veya başka bir namla da olsa kazanç elde etmek amacıyla başkasına ödünç para verilmesi” olduğu belirtiliyor. Gerekçede “senet kırdırma” denen usulün de tefeciliğe girdiği belirtiliyor.

İspat etmek en büyük sorun

Örneğin henüz vadesi gelmemiş bir bononun vadesinden önce başkasına verilerek karşılığında bono üzerinde yazılı meblağdan daha az bir paranın alınması durumunda tefecilik suçu oluşuyor. Bu durumda bononun el değiştirmesi, kişiler arasında doğmuş olan bir alacak-borç ilişkisine dayanmadığı için birer ödeme aracı olan bononun veya çekin kendisi satılmakta ve satın alınmış sayılıyor. Yasa, tefeciden ödünç para alan kişiye ise ceza verilmemesini düzenliyor. Tefecilikle ilgili bu yasal düzenlemeye karşın uygulamada en önemli sorun tefeciliğin ispatında çıkıyor. Genellikle senet imzalatılarak işlenen tefecilik suçunda şahit bulunması zor oluyor. Tefecilerin tehditle mağdurları korkutmaları da şikayetin önünde engel oluyor.
Tefeci faizi aylık yüzde 10’a ulaştı

Türkiye’de tefeciliğin ne kadar yaygın olduğuna, parasal hacmine ilişkin kesin bir veri bulunmuyor. Ancak tefeci piyasasında dönen paranın kriz döneminde yüzde 15-20 büyüyerek en az 50 milyar YTL’ye çıkmış olabileceğine dair tahminler yapılıyor. 50 milyar YTL’lik bir piyasa, bankaların toplam kredilerinin 370 milyar YTL olduğu düşünülürse bankacılık sektörünün yüzde 14’üne yakın bir büyüklüğü ifade ediyor.

Malını satamayan sıkıştı

Türkiye’nin önde gelen faktoring şirketlerinden birinin genel müdürü, son günlerde piyasada faizlerin aylık yüzde 6’lardan yüzde 10’lara kadar çıktığını belirterek şu bilgileri verdi: “Bankalar kriz ortamında kredi vermek için artık kılı kırk yarıyor. Ticaret yapan, sanayicilik yapan pek çok kişi malını satamadığı için paraya sıkıştı. Çekler, senetler ödenmiyor. Herkes “Kriz var” mazeretinin arkasına saklanıyor. Cebinde parası olan bile “Kimse borcunu ödemiyor, ben niye ödeyeyim?” dediği için çarklar durdu. Bankalardan da nakit ihtiyacını karşılayamayanlar önce elindeki değerli malları satışa çıkardı. Son dönemde bakın inceleyin Ferrari’sini, triplex villasını, henüz yeni aldığı 4x4’ünü satışa çıkaranların sayısında inanılmaz artış var.

Factoring şirketleri isteksiz

Otomobilde ’Daha düşüğü ile takas edebilirim’ şeklinde ilanlar çoğalmaya başladı. Ancak hem gayrimenkulde hem otomotivde ikinci elde işler bıçak gibi kesildiği için nakit ihtiyacını karşılayacak tek yer olarak tefeciler kaldı. Faktoring şirketleri de vadesi gelmemiş çekleri, senetleri kırmak konusunda isteksizler. Çeklerin kalitesine bakıyorlar. 90 günlük vadenin üzerindeki çekleri kabul etmiyorlar. Hal böyle olunca tefecilik hortladı. Faizler ise yıllık enflasyonun neredeyse yüzde 10 olduğu ortamda aylık yüzde 10’lara ulaştı. Bu korkunç bir rakam. Bu sarmalın içine giren birinin bu ekonomik şartlarda çıkabilmesi mümkün değil. Borcu borçla ödemeye başlayınca felaket senaryosuna doğru son kaçınılmaz oluyor.

Tefeci kıskacında intihar etti

BDDK Başkanı’nın sözleri, son dönemde ardarda gelen “tefeci” merkezli olayları akla getirdi. Geçen hafta Yüce Kolejleri’nin sahibi işadamı Yücel Kalınyazgan’ın makam odasındaki intiharı gündeme bomba gibi düştü. Kalınyazgan’ın bankalardan kredi alamayınca, tefecilere borçlandığı ve borç kıskacından çıkamayınca da intihar ettiği ortaya çıkmıştı.

Aile fertleri, Kalınyazgan’ın bankaların kredi taleplerini geri çevirmesi üzerine nakit akışını tefeci olarak adlandırılan kişilerden aldığı paralarla sağladığını söyledi. Aile fertleri, polisteki ifadelerinde de aynı şekilde konuştular. Cumhuriyet Savcılığı da işadamının muhasebe kayıtları, banka hesapları ile şirket ve kişisel çek hesaplarını incelemeye aldı. Bu incelemelerde bir faktoring şirketi sahibi M.K. ile tefeci olduğu ileri sürülen A.A. isimli bir kişiye yüklü miktarlarda ödemeler yapıldığını belirleyen savcılık, ayrıca Kalınyazgan’ın bu kişilerden aldığı nakit para karşılığında, yüksek faiz işletilmiş ileri tarihli çekler kestiğini ortaya çıkardı. Günü gelen bazı çekleri ödeyemeyen Kalınyazgan’ın yine faiz işletilmiş yeni çeklerle değiştirerek, borcunu sürekli ötelediği ve sonunu getiren borç çıkmazına sürüklendiği belirlendi.

Mersin’in ünlü otelcisi tefeci çıktı

SON dönemde tefecilik yapanlara karşı operasyonlar da arttı. Mersin’de çok sayıda kişiye yüksek faizle para verip, ödeyemez duruma düşüren, mal varlıklarını ele geçiren organize çeteye yönelik operasyonda 4 yıldızlı Mersin Oteli’nin sahibi Muhittin Tulgar ve 3 oğlu yakalandı. Mersin Emniyet Müdürü Süleyman Ekizer “Bunlar dokunulmaz değil.” dedi.

Balıkesir ve Manisa’da da tefecilik yapan suç örgütleri ortaya çıkarıldı.
Kaynak:
Bu haber toplam 3068 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri