Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Amerika'ya mı, Bize mi?

09 Temmuz 2008 / 14:34
Bu sabah İstanbul"daki silahlı saldırı sonunda Amerikan Başkonsolosluğu önündeki güvenlik görevlileri hayatlarını kaybettiler.
Saldırı ABD"ye yönelik miydi?

İkinci soru şu olabilir:

İstinye"deki yaşanan silahlı çatışma Türkiye"nin gündemindeki “iktidar savaşı”nın dışında düşünülebilir mi?

Her gün bir tarafın atağı ile ülke gündemi sarsılıyor.

Çarşamba sabahı da genelkurmay eski başkanı Hilmi Özkök paşanın sözleriyle Türkiye kaos günlüğünü açtı.

Hilmi Paşa"nın Milliyet"ten Fikret Bila"ya söyledikleri kadar “söylemedikleri” de önemliydi.

Türkiye"nin en tepe güvenlik koltuğunda görev yapmış olan Özkök, “darbe yapılacak mıydı?” sorusuna “benim silah arkadaşlarım böyle şeyler içinde olmadılar” demiyor:

-Darbe yapılmayacaktı diyemem!!!

Kendisi de silah arkadaşları için “kefil” olmuyor:

-Günlükler için Özden Örnek Paşa"ya itibar etmek lazım…

Deniz Kuvvetleri eski komutanını kendisiyle baş başa bırakıyor.

Hilmi Paşa"nın bir tespiti daha var ki, bu da yabana atılmaz:

-Ceza varsa o cezayı çekmek de insanı rahatlatır!

İki tane orgeneral hapisteyken bu sözleri nasıl yorumlayabiliriz?

Türkiye daha bunları hazmetmeye hazırlanırken, birden İstinye"de “büyük müttefikimizin” şahin yuvası formundaki yeni konsolosluk binası önünde Bağdat görüntüleri oluşuyor.

Bu saldırı “coğrafi konumu” bakımından Amerika"yı doğrudan ilgilendirir!

ABD, Türkiye"deki iktidar çatışması için hep şöyle diyordu:

-Türkiye"nin iç işleridir, ilgilenmiyoruz.

Hiç kimsenin kuşkusu olmasın…

Amerika da ilgilenecektir!..

Neden Amerikan konsolosluğu

Bu sabah İstanbul"daki silahlı saldırı sonunda Amerikan Başkonsolosluğu önündeki güvenlik görevlileri hayatlarını kaybettiler.

Saldırı ABD"ye yönelik miydi?

İkinci soru şu olabilir:

İstinye"deki yaşanan silahlı çatışma Türkiye"nin gündemindeki “iktidar savaşı”nın dışında düşünülebilir mi?

Her gün bir tarafın atağı ile ülke gündemi sarsılıyor.

Çarşamba sabahı da genelkurmay eski başkanı Hilmi Özkök paşanın sözleriyle Türkiye kaos günlüğünü açtı.

Hilmi Paşa"nın Milliyet"ten Fikret Bila"ya söyledikleri kadar “söylemedikleri” de önemliydi.

Türkiye"nin en tepe güvenlik koltuğunda görev yapmış olan Özkök, “darbe yapılacak mıydı?” sorusuna “benim silah arkadaşlarım böyle şeyler içinde olmadılar” demiyor:

-Darbe yapılmayacaktı diyemem!!!

Kendisi de silah arkadaşları için “kefil” olmuyor:

-Günlükler için Özden Örnek Paşa"ya itibar etmek lazım…

Deniz Kuvvetleri eski komutanını kendisiyle baş başa bırakıyor.

Hilmi Paşa"nın bir tespiti daha var ki, bu da yabana atılmaz:

-Ceza varsa o cezayı çekmek de insanı rahatlatır!

İki tane orgeneral hapisteyken bu sözleri nasıl yorumlayabiliriz?

Türkiye daha bunları hazmetmeye hazırlanırken, birden İstinye"de “büyük müttefikimizin” şahin yuvası formundaki yeni konsolosluk binası önünde Bağdat görüntüleri oluşuyor.

Bu saldırı “coğrafi konumu” bakımından Amerika"yı doğrudan ilgilendirir!

ABD, Türkiye"deki iktidar çatışması için hep şöyle diyordu:

-Türkiye"nin iç işleridir, ilgilenmiyoruz.

Hiç kimsenin kuşkusu olmasın…

Amerika da ilgilenecektir!..
Kaynak:
Bu haber toplam 712 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri