Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

AYM'nin son kararı ne anlama geliyor?

08.06.2010 17:02
Anayasa Mahkemesi, anayasa paketine ilişkin CHP'nin 111 imzalı iptal başvurusunu görüştü, şekil yönünden inceleme kararı aldı. Peki bu ne anlama geliyor?

Anayasa Mahkemesi, CHP'nin öncülüğünde 111 milletvekilinin imzasıyla anayasa değişikliğinin iptali başvurusunu kabul etti.

Dava dosyasında eksiklik bulunmadığına karar veren Anayasa Mahkemesi, “İşin şekil yönünden incelenmesine” karar verdi. Anayasa Mahkemesi, daha sonra belirlenecek bir tarihte davayı şekil yönünden inceleyecek. Peki bu ne anlama geliyor? 411 milletvekilinin oyuyla TBMM'den geçen başörtüsü düzenlemesini de "şekil" yönünden inceleyen ama sonrasında esasa girek düzenlemeyi iptal eden Anayasa Mahkemesi'nin 5 Temmuz'da yapacağı görüşmeden nasıl bir karar çıkacağı merak konusu. Hukuçular bu konuda temkinli ve Anayasa Mahkemesi'nin açıkladığı kararın dosyanın kapağının açıldığı anlamına geldiğini belirtiyotlar.

Bilgi Üniversitesi Öğretim Üyesi olan Anayasa Hukukçusu Prof. Dr. Serap Yazıcı, AYM'nin Anayasa’nın 148. Maddesi gereğince anayasa değişikliklerini sadece şekil yönünden inceleyebileceğine dikkat çekerken, Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Şentop ise, "Anayasa Mahkemesi anayasa değişikliklerini sadece şekil bakımından denetleyebilir. Bu bakımdan, şekil bakımından incelenecektir, ifadesi hukuki bir zorunluluğu göstermektedir." diyor.  

Emekli Başsavcı Reşat Petek ise başörtüsü düzenlemesinin iptal edilmesini hatırlatarak, "TBMM’de 411 oyla kabul edilen anayasa değişiklik paketini yine şekil yönünden inceleme yetkisi varken, "şekil" diyerek başladı, daha sonra “şekil kavramını o kadar genişletti ki, bu değişikliğin anayasaya aykırı olduğu sonucuna varıp iptal etti. Bu zihinlerimizde taptaze duruyor. “Efendim hukuk devleti ilkesine aykırı değişiklik teklifi verilemez. Zaten anayasanın laik, demokratik, sosyal, hukuk devleti ilkelerinden “hukuk devleti” ilkesine bu teklif aykırıdır. Öyleyse ben bunu şekil yönünden aykırı buluyorum ” deyip içeriğe, esasa girdi ve iptal etti." dedi.

kullanProf. Dr. Serap Yazıcı - Bilgi Üniversitesi Öğretim Üyesi

"İFADELERE DİKKAT"
Anayasa’nın 138. Maddesinin, yargının bağımsız olduğundan bahseder ve hiç kimsenin yargıya intikal eden konularda yargı kuruluşlarına emir ve talimat veremez, tavsiye ve telkinde bulunamaz. Bu hususta kullanılması gereken ifadelere dikkat edilmeli.

"NE ŞEKİLDE ŞEKİL DENETİMİ?"
Anayasa Mahkemesi’nin verdiği kararının, iptal için yapılan başvurusunu sadece şekil yönünden denetleyeceği biçiminde. Bu şu an için bizlere fazla bir şey söylemiyor. Şekil denetimini ne şekilde gerçekleştirecek? Anayasa Mahkemesi, Anayasa’nın 148. Maddesi gereğince anayasa değişikliklerini sadece şekil yönünden inceleyebilir ve bu madde şekil denetimin ne anlama geldiğini de hükme bağlamıştır. Teklif ve oylama çoğunluğu, ivedilikle görüşüleme yasağı. Bunların dışında bir şekil denetimi boyutu mevcut değildir.

kullanDoç. Dr. Mustafa Şentop - Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi

İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi açılan bir davayı iki aşamada inceler. Önce, davanın süresinde açılıp açılmadığını, imzaların yeterli olup olmadığını ve iptali istenen maddelerin iptal sebeplerinin dilekçede yazılıp yazılmadığını içeren bir inceleme yapar. Buna "ilk inceleme" denir. Bu incelemede sadece, dilekçenin şekil unsurlarını sağlayıp sağlamadığına bakılır. Burada bir eksiklik varsa, dilekçe iade edilir, eksiklikler tamamlatılır. İlk İncelme tamamlanınca "esas incelemesi"ne geçilir.
 
"DOSYANIN KAPAĞI AÇILDI"
Esas incelemesi, dava dosyasının kapağının açılması anlamına gelir. Kamuoyunda tartışılan "şekil - esas" ayrımı değildir bu. Esas kelimesi çoğu kimseyi yanıltıyor. "Esas İncelemesi" Anayasa Mahkemesi'ndeki her davanın ikinci inceleme aşamasıdır.
Bugünkü karar, Anayasa Mahkemesi'nin ilk incelemeyi tamamladığını ikinci aşamaya geçtiğini göstermektedir. Anayasa Mahkemesi anayasa değişikliklerini sadece şekil bakımından denetleyebilir. Bu bakımdan, şekil bakımından incelenecektir, ifadesi hukuki bir zorunluluğu göstermektedir. 
 
İLK KEZ ÖNLERİNE GELİYOR
Kanaatimce, Anayasa Mahkemesi, bu davada üç önemli nokta üzerinde duracaktır.
Birincisi; Henüz referandumdan kabul edilmemiş bir anayasa değişikliğinin, bu aşamada, denetlenip denetlenemeyeceği meselesidir. Zorunlu olarak referanduma sunulan anayasa değişiklikleri, referandumda kabul oyu almadıkça hukuk âleminde varlık kazanamaz. Bu aşamada ortada denetleme konusu olabilecek bir hukuk metni yoktur. Böyle bir metnin Anayasa Mahkemesi tarafından denetlenebilmesi de mümkün değildir. Bu konu ilk kez Anayasa Mahkemesi'nin önüne geliyor. Daha önce zorunlu referanduma giden bir değişiklik gelmemişti. Bu bakımdan öncelikle Mahkeme bu konuyu açıklığa kavuşturacaktır, tartışacaktır. Bu konu, İlk İnceleme aşamasında da ele alınabilirdi. Öyle olsaydı, ilk inceleme aşamasında ret kararı çıkardı. Ama her halükarda Anayasa mahkemesi böyle bir tartışmadan kaçamaz.
 
İkincisi; Mahkeme dava dilekçesinde talep edilen şekil hususlarını inceleyecektir. Şunu unutmamak lazım; Anayasa Mahkemesi içerik denetimi yapamadığı gibi, genel bir şekil denetimi de yapamaz. Sade üç şekil meselesini inceleyebilir. Bunlar; 1) Teklif yeterli sayıda imzayı içeriyor mu? 2) TBMM'deki oylamalarda değişiklikler yeterli oy alınmış mıdır? 3) İki görüşme arasındaki ivedilikle görüşme yasağına uyulmuş mudur? Bu üç mesele dışında şekille ilgili de olsa, bir başka konuyu Mahkeme inceleyemez. Bu bakımdan herhangi bir sorun görünmemektedir.
 
"HUKUKİ KAOS OLUR"
Üçüncüsü;
Anayasa Mahkemesi'nin, dava dilekçesinde talep edildiği gibi, anayasanın 2. maddesinde belirtilen nitelikler bakımından bir denetim yapıp yapmayacağı tartışmasıdır. Anayasa Mahkemesi Haziran 2008'de böyle bir inceleme yapmıştı. Ancak bunun çok açık bir anayasa ihlali olduğu o zaman da tartışılmıştı. Mahkeme'nin meşruiyetine büyük zarar vermişti bu tartışmalar. Anayasa Mahkemesi sadece anayasada verilmiş yetkileri kullanabilir; kendi kendine yetki icat etmeye kalkarsa, meşruiyet zeminini tahrip eder. Anayasa, Mahkemeye, anayasayı koruma konusunda genel bir yetki vermemiştir. Mahkeme ancak dava açılırsa bir konuyu inceler; dava açılmazsa, Mahkeme hiçbir konuya bakamaz. Bunun anlamı, Mahkeme'nin "koruma - kollama" gibi bir genel yetkisinin bulunmadığıdır. Yetki sadece anayasada gösteren hususlarla sınırlıdır. Aksi halde hukuki kaos olur. Mahkeme böyle bir karar verirse bu karar yok hükmündedir.

kullanReşat Petek – Emekli Başsavcı

BAŞÖRTÜSÜ DÜZENLEMESİNE DE "ŞEKİL" DEDİ BAŞLADI
Anayasa Mahkemesi önüne gelen anayasa değişiklik tekliflerini şekil yönünden incelemekle yetkisinin sınırlı olduğu Anayasa’nın 148. Maddesinde açık ve net şekilde var. Ama buna rağmen AYM herkesin yakından takip ettiği gibi, geçtiğimiz dönemde yetki alanını genişleterek, yasama organı gibi kararlar verdi. TBMM’de 411 oyla kabul edilen anayasa değişiklik paketini yine şekil yönünden inceleme yetkisi varken, "şekil" diyerek başladı, daha sonra “şekil kavramını o kadar genişletti ki, bu değişikliğin anayasaya aykırı olduğu sonucuna varıp iptal etti. Bu zihinlerimizde taptaze duruyor. “Efendim hukuk devleti ilkesine aykırı değişiklik teklifi verilemez. Zaten anayasanın laik, demokratik, sosyal, hukuk devleti ilkelerinden “hukuk devleti” ilkesine bu teklif aykırıdır. Öyleyse ben bunu şekil yönünden aykırı buluyorum ” deyip içeriğe, esasa girdi ve iptal etti.

HUKUK NOSYONUM BUNU ANLAMIYOR
Anayasa Mahkemesi’nin bugünkü açıklamasını ben, şekille kendilerini bağlı kalma ilanını şeklen doğru olmasına rağmen, bir defa yürürlüğe girmeyen bir metnin iptali ve yürütmesinin durdurulması için yapılan başvuruyu nasıl oluyor hangi gerekçeyle incelemeye alıyor, benim hukuk nosyonum bunu anlamıyor.

Haber 7

Bu haber toplam 2904 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri