Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Tam Mutabakat Tuzağı

21.03.2010 01:10
Hükümetin hazırladığı Anayasa paketi konusunda bazı çevrelerin ısrarla ‘tam mutabakat’ çağrısında bulunması, ‘tuzak’ olarak yorumlandı.

Hükümetin hazırladığı Anayasa paketi konusunda bazı çevrelerin ısrarla ‘tam mutabakat’ çağrısında bulunması, ‘tuzak’ olarak yorumlandı. STK’lar ve hukukçular, “Tam mutabakat çağrıları, yargı reformunu sekteye uğratmaya yönelik dezenformasyon çabalarıdır” dediler.

 

ASLAN DEĞİRMENCİ’nin haberi

 

AK Parti’nin hazırladığı Anayasa paketi sonrasında bazı çevrelerin ısrarla ‘uzlaşma’ çağrıları, kamuoyu tarafından tepkiyle karşılanıyor. ‘Uzlaşma’ çağrısının arka planında yargı reformunu sekteye uğratma çabası olduğunu vurgulayan akademisyen ve sivil toplum temsilcileri, tartışmaların HSYK üzerinden yapılmasına dikkat çekiyorlar.

DEZENFORMASYON BAŞLADI

Pazartesi günü siyasi partilere götürülecek paket içerisinde Anayasa değişikliği paketinde yer alan, Meclis’in, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’na (HSYK) 3 üye seçmesine ilişkin düzenlemeden vazgeçirmek için kapalı kapılar ardında yoğun çalışmaların yapıldığını vurgulayan uzmanlar, önemli uyarılarda bulundular. Adalet Bakanlığı ise konu hakkında bir açıklama yapmamasına rağmen bazı basın kuruluşlarında, “TBMM, HSYK’ya üye seçmeyecek” şeklinde haberlere yer verilmesi de tepki çekti.

UZMANLAR NE DİYOR?

Anayasa Profesörü Ergun Özbudun, TBMM tarafından HSYK’ya üye atanmasının önemine değinerek, “Parlamentonun, HSYK’ya üye seçmesinden vazgeçilmesi gündeme gelirse, bu geri adımdır. Parlamentonun üye ataması, yapının demokratik meşruluğunu güçlendirmek bakımından önemli bir unsurdur” dedi. Prof. Dr. Serap Yazıcı da, “Hükümet bu konuda geri adım atarsa, Batı demokrasilerine uygun bir HSYK oluşmayacak anlamına gelir. HSYK benzeri kurulların mutlaka demokratik meşruiyetinin olması ve halka hesap verilir hale getirilmesi gerekiyor” diye konuştu.

MALUM MEDYANIN TAVRINA TEPKİ

GAP Gazeteciler Birliği Başkanı Zeynel Abidin Kıymaz ise, hükümetin, kurumları demokrasi çizgisine çekmek için attığı adımların malum medya kuruluşları tarafından masabaşında yapılan haberler ile engellenmeye çalışıldığını söyledi. Medya kuruluşlarının demokrasi yerine vesayetin avukatlığına soyunduğunu vurgulayan Kıymaz, “27 Mayıs’ta temelleri atılan ve 1980 darbesinden sonra kurulan HSYK’da reform yapılması kaçınılmaz hale gelmiştir. Bizler cesur yürek Sacid Kayasu, Ferhat Sarıkaya, Gültekin Avcı, Reşat Petek, Sami Gören, Necati Özdemir, Mustafa Akın ve Osman Şanal’ın başına gelenlerin tekrar yaşanmasını istemiyoruz. Artık HSYK darbelerine son verilmesini talep ediyoruz. TBMM ile HSYK arasında bir köprü kurularak millet iradesinin tecellisinin sağlanmasını bekliyoruz. Bu konuda malum medyanın aksi tavırlar içerisine girerek darbecilerin kurullarını korumasını kabullenemiyoruz. Korumanın ötesinde hükümet üzerinde baskı oluşturmak adına dezenformasyon yapmaya başlamalarını kınıyorum” şeklinde konuştu.

SALİM USLU UYARDI: SEKTEYE UĞRATMAK İSTİYORLAR

HAK-İŞ Genel Başkanı Salim Uslu da, Yargı Reformunun, Türkiye’nin ihtiyacı olan ve ertelenmemesi gereken bir konu olduğunu belirterek, yeni Anayasa konusunda tam mutabakat aranmasının Anayasa çalışmalarını sekteye uğratmak anlamına geleceğini söyledi. Uslu, “Yeni bir Anayasa hazırlanması sürecinde ortaya atılan tam mutabakat arayışları da ‘Yeni bir Anayasa yaptırmam’ tavrına dönüşmemelidir. Uzlaşma kavramı, engelleyici ve yeni Anayasa çalışmalarını sekteye uğratacak bir unsur olmamalıdır. Tam mutabakat yerine yeterli konsensüs, sorunun aşılmasında önemli bir yöntem olacaktır. Kaldı ki; uluslararası sözleşmeleri kabul etmiş bir ülkenin Anayasasında yer alacaklar da bellidir ve başka bir referans veya pazarlık da söz konusu olmamalıdır” dedi.

VAKİT-

Bu haber toplam 1132 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri