Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Aselsan Mühendisinin babası konuştu

30.10.2010 01:27
Askere yönelik ‘şantaj ve casusluk’ soruşturmasının ASELSAN’da yaşanan sır ölümlere uzanması üzerine acılı baba konuştu.

ASELSAN Mühendisi Hüseyin Başbilen’in babası konuştu:

 

Askere yönelik ‘şantaj ve casusluk’ soruşturmasının ASELSAN’da yaşanan sır ölümlere uzanması üzerine Yeni Akit’ten Aslan Değirmenci’ye konuşan Hüseyin Başbilen’in babası Vehbi Başbilen, “Oğlum inançlı bir insandı. İntihar etmiş olamaz. Devlet adına çok gizli bir proje üzerinde çalışırken şehit edildi” dedi.

 

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sürdürülen askerlere yönelik ‘şantaj ve askeri casusluk’ soruşturmasının ASELSAN’da yaşanan sır ölümlere uzanması, ileri teknolojik askeri cihazların millileştirilmesi projesinde görevli iken intihar ettiği öne sürülen ASELSAN mühendisi Hüseyin Başbilen’in ailesini umutlandırdı. Cumhuriyet Savcısı Fikret Seçen’in intihar ettiği iddia edilen ASELSAN’daki dört mühendisin dosyasını istemesi üzerine Yeni Akit’e konuşan Hüseyin Başbilen’in acılı babası Vehbi Başbilen ve ailenin avukatı Serhat Ramazan Başbilen, davaya müdahil olacaklarını açıkladılar.

BENİM YAVRUM ‘ŞEHİT’ OLDU

Oğlunun intihar etmediğini, aksine devleti adına çok gizli bir projede görevli iken öldürüldüğünü belirterek, Hüseyin Başbilen’in “şehit” olduğunu savunan acılı baba Vehbi Başbilen, “Oğlum inançlı bir insandı. Asla intihar etmiş olmaz. Çok gizli bir projede devlet tarafından görevlendirilmişti. Onun üzerinde çalışıyordu. Artık çalışmasının sonuna gelmiş olacak ki komutanlara brifing verecekti. Çok heyecanlaydı. Ve brifing günü gelmişti. Yanına çalışma dosyalarını alıp yola çıkmıştı. Bu da onun bu dünyadaki son yolculuğu oldu. Evladım arabasında ölü bulundu. Ancak yanında olan çantası incelendiğinde içinin boş olduğu anlaşıldı. Oysa içinde komutanlara sunacağı projeler vardı. Evinde, iş yerinde, her yerde yetkililer tarafından o projeler arandı ancak bulunamadı. Bulunamayan dosyalar oğlumun sonu oldu. Devleti ve milletini dışa bağımlılıktan kurtarmak adına hayatını feda etti. Benim yavrum ‘şehit’ oldu” dedi.

YÜREKLERİ SIZLATAN SORU

Yetkililere “Şehidinize destek olun” diye çağrıda bulunan baba Başbilen, “Şantaj ve casusluk soruşturması sonucunda ortaya çıkarılan çetenin üzerine gidilsin. Şüphelilerin üzerinden çıkan notlarda ASELSAN’da sorun çıkaran personelle ilgili gerekenin yapılması isteniyor. Gereken sakın benim evladımın susturulması olmasın?” diye sordu.

MÜDAHİL OLMAK İSTİYORUZ

Acılı baba Başbilen, devam eden soruşturmaya müdahil olmak istediklerini de belirterek, “ASELSAN’da kritik projelerde çalışan evlatlarımızın sıralı ve şüpheli bir şekilde ölümleri aydınlatırsa ülkemiz üzerinde kirli emelleri olanları yakından tanıma fırsatı buluruz” dedi.

MÜRACAATIMIZI YAPACAĞIZ

Ailenin avukatı Serhat Ramazan Başbilen de, şüpheli olayın, Meclis’in gündemine de gelmesine rağmen, üzerindeki sır perdesinin aralanmadığını söyledi. AİHM’e “yaşam hakkının korunamadığı, ölümün soruşturulmadığı ve dosyanın kapandığı” gerekçeleriyle yaptıkları başvurunun da kabul edildiğini hatırlatan avukat Başbilen, “Başvurumuzun AİHM tarafından dikkate alınmasının ardından, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın da yaşanan son gelişmelerin peşinden harekete geçmesi sevindirici bir gelişme. Olayda çok karanlık nokta var. Olaydaki karanlık noktaların aydınlatılabilmesi için, soruşturmaya müdahil olmak için müracaatımızı yapacağız” dedi.

ÜÇ ADLİ TIP UZMANI ‘CİNAYET’ DEMİŞTİ

Daha önce ilk kez Vakit gazetesinin gündeme getirdiği ve cevap beklenen soruları sıraladığı şüpheli olay, Meclis’in gündemine de gelmesine rağmen, üzerindeki sır perdesi aralanmış değil. AİHM’in “yaşam hakkının korunamadığı, ölümün soruşturulmadığı ve dosyanın kapandığı” gerekçeleriyle Türkiye hakkında yapılan başvuruyu kabul etmesinin ardından Savcı Seçen’in de olaya mercek tutmak üzere harekete geçmesi ailelerin yeni umudu oldu. ABD güdümlü elektronik sistemlerinin kontrol dışı bırakılması ve silahlı gücümüzün millileştirilmesi için ASELSAN’da yürütülen çok gizli projede görevli olan Hüseyin Başbilen, üzerinde çalıştığı Milli Yazılım Projesi hakkında brifing vermek için evinden çıktığında bileği ve boğazı kesilmiş halde otomobilinde bulundu. Hüseyin Başbilen’in cinayete kurban gittiği görüşü üç adli tıp uzmanı tarafından teyid edilirken, adli makamlar olaya ‘intihar’ dedi. Gizli yürütülen ‘Milli Yazılım Projesi’nde görevli olan Başbilen’in yanında bulunan brifing dosyası da ölümü gibi sır oldu. Adli makamlara teslim edilen evrak çantasının boş olduğu ortaya çıktı.

ASLAN DEĞİRMENCİ – YENİ AKİT

Bu haber toplam 3462 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri