Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Askerlik nasıl olmalı

26.10.2010 09:07
Dar ve popülist pencereden bakılarak, askerlik süresi, tek tip askerlik, bedelli askerlik ve profesyonel askerlik meseleleri ülke yararına olarak çözülemez.

Son günlerde sürekli tartışılan askerlik süresi ve şekli tartışmalarına Emekli Tuğgeneral Adnan TANRIVERDİ'nin son derece makul çözüm önerilerini siz değerli okuyucularımızın analizine sunuyorum.

Ahmet TÜRKAN - HABERNAME

ASKERLİK SÜRESİ

Dar ve popülist pencereden bakılarak, askerlik süresi, tek tip askerlik, bedelli askerlik ve profesyonel askerlik meseleleri ülke yararına olarak çözülemez.

 Yükümlülerin beklentileri ile savunma ihtiyaçları dengelenmelidir.

 Hem ülke savunmasının ideal şekilde yapılması ve hem de askerlik çağına gelmiş gençlerimizin istismarının önlenmesi için meseleye daha geniş açıdan bakmak gerekmektedir.

 Birinci olarak;

 Ülkemizin bölgemiz ve Dünya üzerindeki gelişen etkinliği dikkate alınarak, Silahlı Kuvvetlerimizin vazifesi yeniden ifade edilmelidir.

 TSK İç Hizmet Kanununun 35. maddesi değiştirilerek Silahlı kuvvetlerimiz;

 ·         Milli hedeflere ulaşmak için tespit edilen milli politikaları desteklemek,

 ·         Yurdumuza karşı, sınır ötesinden gelebilecek silahlı tecavüzleri caydırmak,

 ·         Tecavüzü, vaki olmadan önce sınır ötesinde önlemek,

 ·         Sınıra tecavüz vaki olduğunda da, yurdumuzu topyekûn savunma esasına göre savunmak,

 ·         Kolluk Kuvvetlerinin yeterli olamayacağı olağanüstü durumlarda, iç güvenlikte kullanılmak üzere, TBMM’nin kararı ile, kolluk kuvvetlerini uygun unsurlarla takviye etmekle görevlendirilmelidir.

 İkinci olarak;

 Silahlı Kuvvetlerimizin yeni vazifesi ışığında, dışarıdan gelecek tecavüzlere karşı sınırlarımızdan başlayan savunma konsepti değiştirilerek, Yurt savunması, tehditlerin sınır ötesinde ve kaynağında bertaraf edilmesini sağlayacak bir konsepte oturtulmalı ve Silahlı Kuvvetlerimiz bu ihtiyaca göre yeniden organize olmalıdır.

 Üçüncü olarak;

 İç güvenlik ve terörün yurt içi uzantıları ile mücadele görevi Silahlı Kuvvetlerin üzerinden alınıp, aşamalı olarak, tamamen İçişleri Bakanlığına bırakılmalıdır.

 Jandarma Genel Komutanlığının Genelkurmay Başkanlığı ile organik irtibatı kesilmeli, aşamalı olarak profesyonel hale getirilmeli, profesyonel personelinin silahlı Kuvvetler bünyesinde yetiştirilmesinden vazgeçilmeli, askerlik yükümlülerinin jandarma bünyesinde görev yapmasına son verilmelidir.

 Dördüncü olarak;

 Ülkemize yönelmiş silahlı terörün dış destek, üs ve bağlantıları ile mücadele görevi, Silahlı Kuvvetlerimizin, terörle mücadele teknik ve taktiklerine uygun olarak yetişmiş profesyonel personelden kurulu birlikleriyle yapılmalıdır. Askerlik yükümlüleri bu görevlerde kullanılmamalıdır.

 Beşinci olarak;

 Barış zamanında ve alçak düzeyli çatışmalarda görev yapmak üzere yetişmiş, donanımlı profesyonel askerlerden oluşmuş birlikler bulundurulmalıdır. Bu görevler için Kara Kuvvetlerinden üç kolordu hazırlanabilir. Mevcut birliklerin 1/3 ü bu maksatla ayrılmış olur. Tabii bu güce, barış zamanında yükümlülerden görevlendirme yapılmaması gerekir.

 Altıncı olarak;

 Silahlı kuvvetler küçültülmelidir.

 Üzerine düşmeyen görevler nedeniyle büyük karargahlar haddinden fazla şişirilmiştir. Aradan çıkarıldığında etkinlikte eksilme olmayacak karargahlar, komuta-kontrol seviyesine indirilmelidir. Genelkurmay Başkanlığı, Ordu Komutanlıkları, Donanma Komutanlığı, Taktik Hava Kuvvet Komutanlıkları bunlardandır.

 Bunun dışında, ordu evleri, askeri gazinolar, askeri kamplar, askerlik şubeleri, askeri hastaneler ve askeri mahkemeler sivilleştirilmelidir. Bu şekilde de en azından asker miktarında %10 civarında bir azaltma mümkündür.

 Yedinci olarak;

 Silahlı Kuvvetler siyasetin dışına çıkarılmalıdır. Bunun için Milli Güvenlik Kurulunun ve Yüksek Askeri Şuranın yapısı değiştirilmeli, İç Hizmet Kanununun 35. maddesi değiştirilmeli, Milli Güvenlik Siyaset Belgesinde iç tehdit değerlendirmeleri çıkartılmalıdır.

 Sonuç olarak topyekûn savunma için zorunlu askerlik yürürlükte bırakılmalıdır.

 Barış zamanında, yükümlülük nedeniyle silah altına alınanların tek görevi, topyekûn savaş durumunda görev yapacakları birliklerdeki asli görevlerini öğrenmek ve pekiştirmek olmalıdır.

 Yukarıdaki tedbirler alındıktan sonra, barış zamanı asker miktarı mevcut durumun %15-20′si civarına iner. Bu da yaklaşık 150-200 bin civarında olur.

 Her yıl kaynakta askerlik yapabilecek erkek vatandaşımızın miktarı yaklaşık 500 bin civarındadır. Askerlik süresi bir yıl olur ise, 300-350 bin kaynak fazlası yükümlü bulunur. Süre altı ay olur ise, bu fazlalık 150-175 bine düşer.

 Avrupa’da zorunlu askerlik uygulayan 11 ülkede, askerlik süresi 9-12 ay arasında değişmektedir.

 Mükemmel bir askeri eğitim için ihtiyaç duyulacak asgari süre ile, yükümlülerin eğitime tabi tutulacak miktarı askerlik süresinin, bedelli askerliğin uygulanıp uygulanmayacağının ve askerliğin tek tip olup olmaması konusunun belirleyicileridir.

 Barış görevleri ve sınır ötesi terörle mücadele görevleri de profesyonel birliklerin cins ve büyüklüğünün belirleyicisidir.

 Bu nedenle, öncelikle yukarıdaki meselelerin hal edilmesi gerekmektedir.

 Bütün bu mülahazalar muvacehesinde;

 Topyekûn savunma ihtiyacı nedeniyle zorunlu askerlik yürürlükte kalmalıdır.

 Barış ihtiyaçları ve terörün dış desteklerine karşı kullanılmak üzere profesyonel birlikler oluşturulmalıdır.

 Barış zamanında yükümlü olduğu için silah altına alınanların görevi sadece eğitim olmalıdır.

 Kaynak durumuna ve eğitim için yetecek süreye göre zaman içinde tedrici düşürülmek üzere askerlik süresi 12 aya indirilmeli ve tek tip olmalıdır. 23 EKİM 2010

 Adnan Tanrıverdi

 Emekli Tuğgeneral

 

Bu haber toplam 1764 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri