Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Ölümlerin şifresi Kürt raporunda

15.10.2010 06:00
Özal’ın talimatı ile Bitlis Paşa, Kürt sorununun güvenlik boyutunu, eski Maliye Bakanı Kahveci ise, olayın sosyal, ekonomik ve siyasi boyutunu inceliyordu...

Yeni Akit’e önemli açıklamalarda bulunan ANAP eski Muş Milletvekili Alaattin Fırat, 1993 yılında ardarda şüpheli şekilde ölen Turgut Özal, Eşref Bitlis ve Adnan Kahveci’nin hazırladıkları ‘Kürt raporu’ üzerinde çalıştıklarını söyledi. Ölümlerin birbiri ile bağlantılı olduğunu belirten Fırat; “Özal’ın talimatı ile Bitlis Paşa, Kürt sorununun güvenlik boyutunu, eski Maliye Bakanı Kahveci ise, olayın sosyal, ekonomik ve siyasi boyutunu inceliyordu” dedi.

 

ASLAN DEĞİRMENCİ’nin haberi

 

“8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın öldürüldüğü” iddialarını değerlendiren ANAP eski Muş Milletvekili ve Turgut Özal Düşünce ve Hamle Derneği Kurucu Üyesi Alattin Fırat, Aslan Değirmenci’ye önemli açıklamalarda bulundu. Turgut Özal’ın vefat yılı olan 1993’ü “karanlık ve kanlı yıl” olarak değerlendiren Fırat, 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal, eski Maliye Bakanı Adnan Kahveci ve  Jandarma eski Genel Komutanı Orgeneral Eşref Bitlis’in ölümünün bir biri ile bağlantılı olduğunu söyledi.

 

ONLARI KÜRT RAPORU BİR ARAYA GETİRDİ

 

Ölümler arasında kurduğu bağı ve süreci anlatan Fırat, “Merhum Özal, Türkiye’nin elini kolunu bağlayan ve ekonomik olarak sıçramasını engelleyen Kürt sorununu çözmek için kararlı adımlar atmaya başlamıştı. Kritik konu hakkında dönemin Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Eşref Bitlis ile ortak bir proje yürütüyordu. Bu projeden rahatsız olan yapılara aldırmadan krizden çıkış yolları arıyorlardı. Çözüme gidecek yolu açacak projeye dışarıdan destek, Maliye Bakanı Adnan Kahveci’den sağlanıyordu. Bitlis ile sürekli bir araya gelen Özal, Kahveci’ye Kürt sorunu konusunda rapor hazırlama talimatı vermişti. Benzer bir rapor da Eşref Bitlis tarafından hazırlanıyordu” dedi.

 

KAHVECİ: HİÇBİR KARANLIK NOKTA KALMAMALI

 

Merhum Kahveci ile Kürt sorunu konusunda hazırlanan rapor öncesi görüş alışverişinde bulunduğunu belirten Fırat, “Bitlis, olayın güvenlik boyutunu masaya yatırırken, Kahveci bölgede kanaat önderleri ile direk temas kurarak sorunun sosyal, ekonomik ve siyasi boyutu üzerinde yoğunlaşmıştı. Sayın Kahveci hazırlamaya başladığı rapor konusunda benimle de bilgi alışverişinde bulunmuştu. Kahveci, olayın çözülmesi için ‘hiçbir karanlık nokta kalmamalı’ diyordu. Yaşanan olayları, canlı şahitlerinden dinliyordu” diye konuştu.

 

3 KARARLI YİĞİT ADAM VE KÜRT SORUNU

 

“Raporlar genişlemeye başladığında Özal tarafından Bitlis ve Kahveci’ye, ‘bir araya gelin ve tek çalışmada birleştirin raporunuzu’ talimatı verilmişti” diyen Fırat, sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Bir araya geldiklerini de biliyoruz. Ancak kritik rapor tamamlanmadan, 5 Şubat 1993 günü Kahveci trafik kazası sonrasında, Eşret Bitlis de 17 Şubat günü düşen uçakta hayatını kaybetti. Çok geçmeden Turgut Özal da 17 Nisan’da vefat edince rapor tarih oldu. 3 kararlı ve yiğit adam... Onları birleştiren konu Kürt sorunu... Bence onları aramızdan alan da Kürt sorunu... Çünkü bu sorun çözülseydi ülke, her alanda dünyanın sayılı güçleri arasında yerini alacaktı. Büyüyen ve güçlenen bir Türkiye’nin prangalarından kurtulmasını istemeyenler, derin süreci başlattılar. Kanlı olaylar ile büyük bir toplum mühendisliği yapıldı. O günden bugüne 300 milyar dolar paramız terörle mücadeleye gömüldü.”

 

DEMİREL’E ÇAĞRI: ÖĞRENDİKLERİNİ AÇIKLA

 

9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in, “8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın öldürüldüğü” iddialarını değerlendirirken, “Raporlar o istikamette değil, vadesiyle ölmüştür” sözlerine de tepki gösteren Fırat, “Dönemin Başbakanı olan Demirel, o zaman söz konusu raporları ve ne gibi araştırmalar yaptırdığını kamuoyu ile paylaşsın. Devletin makamlarının ne gibi işler yaptığını ve bu sonuca nasıl ulaşıldığını açıklasın. Madem bu kadar net konuşuyor, elinde bir bilgi, belge olmalı. Bu bilgi ve belgeyi açıklamak için daha neyi bekliyor?” diye sordu.

 

MAZLUMDER: KOMİSYON KURULSUN

 

Diğer taraftan Mazlum-Der Gaziantep Şubesi, 1993 yılında yaşanan olayların ve faili meçhullerin aydınlatılması için TBMM’nin yeni bir komisyon kurmasını istedi. Şube Başkanı Abdurrahim Çelik yazılı açıklamasında, faili meçhullerin aydınlatılması için ilk önemli adımın 17 yıl önce TBMM Faili Meçhul Siyasi Cinayetleri Araştırma Komisyonu’nun kurulması ile atıldığını hatırlattı. Çelik, “O günden bugüne, yaşanan olayların üzerindeki sır perdesi halen kaldırılamamıştır. Halen ciddi araştırmalar yapılmamış, faili meçhul cinayetlerde yakınlarını kaybeden ailelerin talepleri dikkate alınmamıştır” ifadelerine yer verdi.

 

DERİN YAPILANMA DEŞİFRE EDİLSİN

 

Çelik, şunları kaydetti: “Son günlerde 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal ve Jandarma Genel Komutanı Eşref Bitlis’in ölümüne ilişkin 17 yıl sonra açılan soruşturmayı önemsiyoruz. Diyarbakır’da devam eden faili meçhul cinayetler ve JİTEM davası başta olmak üzere kritik çete davalarının sağlıklı yürümesi, 1993 yılında harekete geçen derin yapılanmanın deşifresine bağlıdır.”

 

DERİN OLAYLAR AYDINLATILMADAN ÜLKE AYDINLIĞA ÇIKAMAZ

 

TBMM’de bir komisyon kurulmasını ve 1990-1993 yıllarının mercek altına alınmasını isteyen Çelik, “Karanlık süreçlerin üzerine gitmek; değişim, gelişim, demokratikleşme ve insan haklarından yana olmanın gereğidir. Derin olaylar, binlerce faili meçhul cinayet ve kayıplar, köylerin boşaltılması ve sivil katliamlar aydınlatılmadan ülke aydınlığa çıkamaz. Ülkenin tam anlamıyla aydınlık günlere kavuşması için milletin temsilcilerini harekete geçmeye davet ediyoruz” diye konuştu.

 

============================

 

“Faili meçhul cinayetlerin yüzde 90’ını JİTEM yaptı” 

 

Şırnak Baro Başkanı Nuşirevan Elçi, Türkiye’de yaşanan faili meçhul cinayetlerin yüzde 90’ını JİTEM’in yaptığını belirterek, JİTEM’in, karanlık dönemin sembolü haline geldiğini ifade etti.  Türkiye’de yapılan faili meçhullerin JİTEM’in yaptığını söyleyen Baro Başkanı Elçi, bunun tersini düşünmenin mümkün olmadığını kaydetti. Elçi, Türkiye’de son gelişmelerin de ele verdiği kadarıyla hem geçmişte JİTEM’le uzun süre çalışan itirafçıların beyanları, faili meçhul şahısların yakınları, onlara kısmen tanık olan şahısların beyanlarına göre, Türkiye’de yaşanan faili meçhul olayların, cinayetlerin yüzde 90’ını JİTEM’in işlediğinin açık olduğunu söyledi. Elçi, Türkiye’nin aydınlık bir dönemi yakalayabilmesi için kesinlikle geçmişte JİTEM’in tüm faaliyetlerini açığa çıkartmak gerektiğini belirtti.

Yeni Akit

 

Bu haber toplam 2986 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri