Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Aydın Doğan'a inanılmaz kıyak

24.07.2009 22:11
Doğan Grubu soruşturmasında son durum: Suç var, delil var ancak savcılıklar ve SPK uygun kanun maddesinde anlaşamadıkları için soruşturma sürüncemede.
İlk kez Habertürk'ün yayınladığı, son günlerde de Sabah Gazetesi'nin haberleştirdiği ve Sabah ile Hürriyet Gazetesi'ni karşı karşıya getiren Doğan Grubu'nun kağıt ithalatında yatırımcıları zarara uğrattığı soruşturması, soruşturmayı yürüten iki ayrı savcının ve SPK'nın suça uygun kanun maddesinin ne olduğu konusunda anlaşamamaları sebebiyle yaklaşık bir yıldır sürümcemede kaldı.

SPK'nın Suç duyurusunda isnat edilen fiiller TCK'nın 155'inci maddesine mi giriyor (güveni kötüye kullanma), yoksa SPK kanunun 15 ve 47'inci maddelerine mi giriyor? Üsküdar Cumhuriyet Savcılığı, İstanbul Cumhuriyet Savcılığı ve SPK 1 yıldan beri bu konu üzerinde anlaşamadı! Bu yüzden de, SPK raporlarında dudak uçuklatan iddia ve deliller ortaya konulmuş olmasına rağmen henüz dava açılamadı. Böyle giderse de, açılamayacağa benziyor...

HABERTURK.COM Doğan Grubu'nun kendi kontrolündeki off-shore firmaları vasıtasıyla yaptığı kağıt ithalatlarından dolayı Doğan Yayın Holding vb. halka açık şirketlerin yatırımcılarını zarara uğrattığı gerekçesiyle SPK tarafından Üsküdar Cumhuriyet Savcılığı'na gönderilen raporu yayınlıyor.

Doğan Grubu'nun soruşturma aşamasında iki hukuk profesöründen aldığı bilimsel mütalaaya dayalı savunmalarını ayrıntılı bir şekilde yanıtlayan 06.5.2009 tarihli SPK raporu bu bakımdan özellikle dikkat çekici..

06.5.2009 tarihli SPK raporunun ortaya koyduğu açık gerçekler ve görüşlere rağmen halen daha soruşturmanın uygun kanun maddesinin bulunamamış olması nedeniyle kilitlenmesi raporu okuyan hukukçuları ve uzmanları hayretler içinde bırakıyor.

Gerçekten de aşağıda yayınladığımız rapor okunduğunda şu soru akla geliyor:

Halka açık bir şirketin yönetim kurulu üyelerinin tümüyle kendi kontrollerindeki başka paravan şirketler kurarak, o şirketler vasıtasıyla gerçekleştirdikleri işlemlerle halka açık şirketi ve dolayısıyla şirket ortaklarını kasten zarara uğratmaları ve kendilerine ve yakınlarına haksız çıkar sağlamaları şeklindeki bir fiil Türk Ceza Hukuku'nda suç olarak düzenlenmemiş midir? Yok eğer böyle bir suç varsa, bu suçun soruşturulması için ve gerekirse kovuşturmaya geçilmesi için SPK'nın savcılıklara gönderdiği deliller ve suç duyurusunun dışında yapılması gereken başka ne vardır? Varsa 'gereken bu şey' bu dosyada neden yapılamamaktadır?

Doğan Grubu adına savcılıklara mütalaa sunan Prof. Dr. Ünal Tekinalp ve Prof. Dr.Ahmet Gökçen'e bakılacak olursa, bu tür iddiaları karşılayacak bir suç tipi TCK'da veya Sermaye Piyasası Kanunu'nda yer almıyor. Soruşturmayı yürüten iki sayın savcıya bakılacak olursa, suç tipi varsa da dava açılması için yapılması gereken her neyse o yapılamadığı için dava açılamıyor!

Benzer olaylarda açılan başka davalarla mukayese edildiğinde, Doğan Grubu'nun söz konusu soruşturmasında davanın açılması için gerekli unsurların her ne hikmetse bir şekilde tamamlanamamasını kamuoyu hayretle izliyor ve izlemeye devam ediyor...

En son durumda bu dosya İstanbul Savcılığı tarafından tekrar SPK'ya yollandı. Eğer SPK İstanbul Cumhuriyet Savcısı'nın istediği gibi suç duyurusunu SPK 15-47 maddeleri uyarınca düzenleyerek göndermezse bu kadar ağır iddia ve isnatlar içeren bir dosya işlemsiz kalmaya devam edecek.
Bu haber toplam 1114 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri