Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Aydınlatmalar göz sağlığımızı etkiliyor

22 Ocak 2009 / 15:40
Günlük yaşamımızın evden işe işten eve gitmek şeklinde akıp gittiği düşünülürse tüm günümüz kapalı ortamlarda ve aydınlatmalar ile geçmektedir. Günlük hayatımızın parçası ışığın fazlasının gözlerimize uzun vadede zararlara neden olabileceği pek bilinmeme

Selim Gök’ün haberi

Dünyagöz Hastanesi doktorlarından Op. Dr. Haluk Talu “Işığın gözünüze direkt olarak gelmesinden kaçınmalısınız” diyor.

Özellikle gelişim çağındaki çocuklarımızın çalışma ortamlarının aydınlatılması büyük önem taşımaktadır. Gün ışığında olduğu gibi tüm renkleri doğru haliyle gösteren lambaları tercih etmenizi öneririm. Okul çağındaki çocuklarımızın göz sağlıklarını korumak ve yorulmadan uzun süre çalışmalarını sağlamak için, çalışma masalarının aydınlık olmasına ve ışığın gözlerine yansımamasına dikkat edilmelidir.

Sadece televizyon ışığında oturarak televizyon izlemek gözleri yoruyor.

Göz sağlığımız için televizyonların izlenmesi sırasındaki aydınlık çok önemli. Televizyonun karanlıkta izlenmemesi gerekir. Çünkü TV ekranı çok ışıklı, çevre karanlık olduğu zaman göz yorulur. Özellikle ışığın dengelenmesi açısından televizyonun bulunduğu bölümün aydınlatmasının iyi olması gereklidir.  Evlerimizde tasarruflu lamba olarak da bilinen akkor halojen lambaların seçilmesi uygun olur.  Yalnız bu lambaların çıplak olarak kullanılmaması ve ışığının doğrudan göze gelmemesi gerekir.

İşyerlerinde her türlü işin kusursuz yapılabilmesi ve en önemlisi de iş görenlerin göz sağlığının korunması, iyi bir aydınlatma tekniğini gerektirir. Aydınlatma, öncelikle, yapılan işlerde kalite standartlarının gerektirdiği tüm detayın görülebilmesi için gerekir.

Ofislerde floresan aydınlatma en sağlıklısı

Sağlıklı ve doğru bir ofis aydınlatması, personelin verimi, çalışma motivasyonu ve göz sağlığı için olduğu kadar modern ofislerin prestiji açısından da önem taşımaktadır. Ofislerde ışığın homojen dağılımı sağlanması ve çalışma yüzeyinin parlaklığı ile bakılan nesnenin parlaklığının en az üçte biri olmasına dikkat edilmesi gerekir. Ofis ortamlarında genel ışık veren ürünler seçilmesi; halojen ve spot gibi direkt ışık veren ürünlerin ise sadece özel vurgulama istenen noktalarda kullanılması önerilir. Daha çok floresan veya kompakt floresanlı armatürlerin tercih edilmesi gerekir. Ofis aydınlatmasında, ev aydınlatmasındaki gibi dekoratif değil, işlevsel aydınlatmaların seçilmesine özen gösterilmelidir.

 

Gözlerimizin ışıktan rahatsız olduğunu nasıl anlayabiliriz?

Bazı bünyeler ışığa aşırı hassastır. Hatta direkt ışıklar bazı bünyelerde migren ataklarını da tetikleyebilir. Bu kişiler ağrıyı gözlerinde hissettiklerinden bunu göz ağrısı sanırlar; hal bu ki ana neden migrendir. Işıklar ortamı ısıttıklarından gözlerde kuruluğa neden olabilirler. Göz kuruluğu gözde kızarıklık, batma ve kum varmış gibi takılmalara sebep olabilir. Kuru gözlerde kuruluğun sebep olduğu irritasyon tepkisel olarak gözlerde acı acı yaşarmaya da sebep olabilir.

Işıklı ortamlarda göz bebekleri küçülürler. Göz bebeklerinin sürekli küçük tutulması da beyine ekstra yük olduğundan, beyin de bu ekstra yüke baş ağrısı ile cevap verebilir.  

 Bol bol yüzünüzü yıkayın

En önemli önlem direkt ışıklardan kaçınmaktır. Yüzümüzü sık yıkayarak gözyaşımızın kurumasına engel olabiliriz. Yanı sıra sık sık göz kırpması gözyaşımızın kurumasına engel olabilecek bir diğer önlemdir.  Göz muayenesi ile göz kuruluğu derecesi tespit edilip gerekli göz nemlendirilmesi yapılabilir.  Işığın şiddetli baş ağrısı yarattığı kişilerin mutlaka bir nöroloji uzmanı tarafından değerlendirilmesi gereklidir.

 

 


Kaynak:
Bu haber toplam 1252 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri