Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Hukukçular AYM kararına ne dedi?

08.07.2010 15:42
Hukukçulardan karara tepki: Anayasa Mahkemesi yasama organı yerine geçerek kendi metnini yazmıştır.

Anayasa Mahkemesi'nin, Anayasa değişiklik paketinin bazı bölümlerini iptal eden kararına tepki gösterdi. Hukukun Üstünlüğü Grubu Başkanı Avukat Satılmış Şahin, yüksek mahkemenin, Başkan Haşim Kılıç'ın, 'tırnak içinde bazı bölümleri iptal ettik' ifadeleriyle yasama organının görevini gasp ederek yeni bir metin yazdığını söyledi.

Sivil Dayanışma Platformu (SDP) olarak bir araya gelen çok sayıda sivil toplum kuruluşu, Anayasa Mahkemesi'nin değişiklik paketinin bazı bölümlerini kısmen iptal ettiği kararına tepki gösterdi. Toplantıya SDP Başkanı Avukat Ayhan Ogan, Hukukçular Birliği Genel Başkan Yardımcısı Emekli Başsavcı Reşat Petek, Uluslararası Hukukçular Birliği Genel Sekreteri Avukatı Necati Ceylan, Hukukun Üstünlüğü Grubu Başkanı Satılmış Şahin'in de aralarında bulunduğu sivil toplum kuruluşları katıldı.

Toplantıda konuşan Hukukçular Birliği Genel Başkan Yardımcısı Emekli Başsavcı Reşat Petek, Anayasa Mahkemesinin Anayasa'nın en temel hükümlerini çiğneyerek karar verdiğini söyledi. Anayasa Mahkemesi raportörünün görüşünde, henüz yasalaşma süreci bitmemiş bir metnin denetlenemeyeceğini belirttiğinin altını çizen Petek, "Ne yazık ki yüksek mahkemelerdeki ideolojik ve siyasi yapılanma Anayasa Mahkemesi'ni de sarmış durumda. Hukuk hükümleri bir kenara bırakılıyor ve dokunulmazlık zırhı ve hesap verme konumunda olmamalarından da yararlanarak kendilerin TBMM üzerinde bir vesayet makamı olarak görme anlayışıyla hem yasama, hem yürütme, hem yargı makamı gibi hareket ederek karar veriyorlar." diye konuştu.

Türkiye'de son dönemde hukukun üstünlüğünün yerini yargıçların üstünlüğünün aldığı bir anlayışın hakim olmaya çalıştığını aktaran Petek, Anayasa mahkemesi üyelerinin kanuna karşı bir hile yöntemine başvurarak milleti aptal yerine koyduklarını savundu.

Uluslararası Hukukçular Birliği Genel Sekreteri Necati Ceylan
ise, yaşananların tam bir hukuk skandalı olduğunu ifade etti. Anayasa Mahkemesi üyelerinin kendi konumlarını koruma anlamındaki süreçte milletin iradesini denetlediğini ve kuvvetler ayrılığı ilkesinin ihlal edildiğini belirten Ceylan, bu sebeple SDP olarak konuyu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne taşıyacaklarını aktardı.

Hukukun Üstünlüğü Grubu Başkanı Avukat Satılmış Şahin ise, Anayasa Mahkemesi'nin aldığı kararla TBMM'nin yetkilerinin üzerine çıkarak yeni bir yasa metni yazdığını bildirdi. Kararı açıklayan Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç'ın "Tırnak içinde şu ifadeler çıkarıldı" sözlerini hatırlatan Şahin, "Tırnak içindeki ifadeler çıkarılarak yeni bir metin yazılmıştır. Bu metin TBMM'nin görüştüğü metin değildir. Anayasa Mahkemesi kendisini Meclis'in yerine koyarak yasama görevini yapmıştır." dedi.

Çağlayan Hukukçular Derneği Başkanı Seçkin Yokuş
, Anayasa Mahkemesi'nin reform paketini şekil yerine esastan inceleme yapmasıyla suç işlediğini, ancak paketin hala önemini koruduğunu söyledi.

Yokuş, Anayasa Mahkemesi'nin bu kararı ile Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM)'nin yasama yetkisine müdahale ettiğini kaydetti. Bunun sadece yetki aşımı değil, açıkça bir suç olduğunu ifade eden Seçkin, "Anayasa Mahkemesi reform paketini sadece şekil yönüyle inceleyebilirdi. Ancak burada küçükte olsa esasa girildi. Bu bakımdan açıkça suç işledi. Bu kabul edilir bir durum değildir. TBMM'nin yetkisine el konuldu." dedi.

Reform paketinin Anayasa Mahkemesi'nin kararına rağmen yine de bu haliyle demokratikleşme yönünde önemli bir adım olduğunun altını çizen Yokuş, "Paketi 100 puan üzerinden değerlendirirsek, Anayasa Mahkemesi sadece 5 puanlık bir kesinti yapmıştır. Bu kesintiye rağmen reform paketi önemini korumaktadır. Pakette iptale rağmen HSYK ve Anayasa Mahkemesi ile ilgili önemli değişiklikler var. Bu sebeple referanduma gidilmeli. Halk iradesini ortaya koymalıdır." diye konuştu.

Trabzon Baro Başkanı Mehmet Şentürk, 12 Eylül'de yasamanın değil, Anayasa Mahkemesi'nin hazırladığı metnin onaylanacağını, bunun da anayasal hukuk devletinin geleceği açısından iç açıcı bir durum olmadığını söyledi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP)'nin anayasa değişikliği paketinin tümünün iptali talebiyle yaptığı başvuruyu reddeden Anayasa Mahkemesi'nin kararı, hukukçuları memnun etmedi.

Trabzon Baro Başkanı Avukat Mehmet Şentürk, açıklanan kararla paketin özüne dokunma olmadığını ileri sürerken, olaya anayasal hukuk devleti açısından bakınca ilerisi için belirsizlik oluşacağına dikkat çekti.

Kararla yasama yetkisini; Anayasa Mahkemesi'nin devralmasına yönelik bir düşünce oluştuğunu belirten Şentürk, "Yani Anayasa Mahkemesi, yetkisini aşarak yasama organının yapacağı işlerde karar alıyor ve yeni bir metin oluşturuyor. Bu şekilde halk, 12 Eylül'de referandumda yasamanın değil, Anayasa Mahkemesi'nin metnini onaylayacak. Kabul veya red durumunda oylanan metin Anayasa Mahkemesi'nin metni olacak. Burada hukuk devleti açısından sakıncalı durum; yeni bir metin noktası oluşturmaya doğru kaymasıdır." dedi.

"Bugün bir veya iki kelimeyi çıkarmıştır ama yarın, bunların yerine başka kelimeler ve cümleler koyarsa ne olacak?" diye soran Şentürk, "Karardan anlaşılacağı üzere, bundan sonrası için, yasama organının yeni bir anayasa hazırlama yetkisi ortadan kalkacak. Kararı sadece somut taslakla ilgili hukuk devletinin geleceği açısından ele almamız gerekiyor. Somut olayımız için pek bir sıkıntı yok. Olaya daha geniş hukuk devleti açısında bakmamız lazım." diye konuştu.

Ayrıca Şentürk, Anayasa Mahkemesi'nin, yasama organının içtihatların önünü kapamaması gerektiğini kaydederek, "Bir kısım müdahale ile, ileriye dönük olarak daha iyi sonuçların çıkması açısından verilen kararı eleştiriyoruz. Hukuk devletinin geleceği açısından olaya bakıyoruz. Bu noktada da verilen kararı çok sağlıklı bulmuyoruz." diye konuştu.

Kural Hukukçular Birliği Derneği (Kuralder) Başkan Yardımcısı Avukat Katibe Çiftlik, Anayasa Mahkemesi'nin esasa girerek anayasaya aykırı davrandığını söyledi.

Konu ile ilgili yazılı bir açıklama yapan Kuralder Başkan Yardımcısı Avukat Çiftlik, henüz yasalaşma sürecini tamamlamamış ve yasalaşması referandum sonucuna bağlı olan bir konuda değişiklik yasalaşmış gibi kabullenilerek verilen iptal kararını anlamanın mümkün olmadığın söyledi. Anayasa Mahkemesi'nin yine şekil denetimini bırakarak işin esasına girmesi ve buna bağlı iptal kararının bizatihi anayasaya aykırı olduğunu ifade eden Avukat Çiftlik, "Anayasa Mahkemesi'nin hangi saiklerle hangi hukuki gerekçelerle iptal kararı aldığını hukuken anlamakta ve izah etmekte zorlanıyoruz. Anayasa Mahkemesi demek hiçbir kural ve kaideye bağlı olmadan istediği kararı alabilen demek değildir." dedi. Avukat Çiftlik, ayrıca Anayasa Mahkemesi'nin kararlarının yasal anlamda temyiz mercinin olmamasının bu kararların temyizi kabil (verildikleri anda kesin olan hükümler) olmadığı anlamına gelmeyeceğini ifade etti. Alınan kararın temyiz mercinin milletin vicdanı olduğunu ifade eden Çiftlik, referandum sürecinde millen sağduyusu ile karar vereceğini umduklarını kaydetti.

Müdafaa Demokrasi ve Hukuk Derneği Başkan Yardımcısı Yaşar Semiz, Anayasa Mahkemesi'nin, reform paketini esas yönünden inceleyerek bazı maddelerini kısmen iptal etmesiyle TBMM'nin yetkilerinin gasp edildiğini söyledi.

Semiz, yaptığı açıklamada, Anayasa Mahkemesi'nin, anayasasının 148. maddesine aykırı davranmayı ve anayasa hukukunun temel prensiplerini ayaklar altına almayı alışkanlık haline getirdiğini savundu.

Anayasa Mahkemesi'nin görev ve yetkilerinin anayasanın 148. maddesinde açıkça belirtildiğini anımsatan Semiz, "Anayasa Mahkemesi, anayasa değişikliklerini sadece şekil bakımından inceleyebilir ve denetleyebilir. Anayasanın açık hükmüne rağmen, anayasa reform paketi ile ilgili iptal başvurusunun esas yönünden incelenerek bazı maddelerin kısmen iptal edilmesi, TBMM'nin yetkilerinin gaspı niteliğindedir. Anayasa Mahkemesi üyeleri, anayasa ve yasaları bir kenara bırakarak, kendi iç dünyaları ve ideolojileri ekseninde subjektif bir denetim yolunu tercih etmektedirler. Anayasa Mahkemesi, anayasa hukukunun temel prensipleri ile evrensel hukuk ilkelerini ayaklar altına alan bu uygulamasından vazgeçmediği sürece, 'Egemenliğin kayıtsız ve şartsız millete ait' olduğundan bahsedilemeyecektir. Bundan sonra hiçbir meclis, Anayasa Mahkemesi üyelerinin iç dünyaları ile ideolojilerine aykırı bir düzenleme yoluna gidemeyecektir. Netice itibari ile artık, egemenliğin kayıtsız ve şartsız Anayasa Mahkemesi üyelerine ait olduğu demokrasi dışı bir düzen hakim olacaktır." dedi.

Milletin önünde sürece 'dur' diyebilmek için önemli bir fırsat olduğunu hatırlatan Semiz, "Milletimiz tarafından bu fırsat çok iyi değerlendirilmeli. Anayasa Mahkemesi ile HSYK'yı demokratik bir yapıya kavuşturan anayasa reform paketine 'evet' denilmelidir." şeklinde konuştu.

CİHAN

Bu haber toplam 1730 defa okunmuştur

Etiket(ler): , , ,

DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri