Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Bahçeli bayrağa saygı istedi

20.10.2009 12:55
BAHÇELİ Ak Parti hükümeti ve Başbakan Erdoğan'a yönelik çok sert eleştirilerde bulundu.
Bahçeli'nin konuşmasının önemli ayrıntıları şöyle:


BAYRAK HASSASİYETİ İSTEDİ VE AZERBAYCAN'I UYARDI
Ermenistan'ı kazanmak uğruna Azerbaycan'ı kaybetmeyi göze alan AKP hükümeti bu kardeş hükümeti yok saymıştır. Bayrağın AKP zihniyetince yasaklanması da Azeri kardeşlerimizi rencide etmiştir. Azerbaycan yönetimine bir öfkenin hakim olduğunu göstermiştir. Türk şehitliğindeki Türk bayraklarının kaldırıldığına dair haberler Anadolu türklüğünü derinden üzmüştür. Azeri kardeşlerime seslenmek istiyorum: AKP'nin seviyesi hepimizi olduğu gibi sizi de öfkelendirmiş olabilir. Bu itici tavır iki kardeşin arasını açmak isteyenlerin ekmeğine yağ sürecektir. Türkiye'nin imzaladığı protokollerin keyfiyeti AKP'ye aittir. AKP Türkiye'nin tümü değildir. Onların bu tutumu dostluğumuzu bozmamalıdır. Türk milleti Azerbaycan Türklüğünün yanındadır. Bu nedenle bayrağa saygı gösterilmesi hepimizin arzusudur. AKP'nin yapıldığı hata ayyıldızlı bayrağımıza mal edilemez. Bizleri bir millet yapan değerleni incitmekten uzak durulmalı. Azerbaycan'ın bağımsızlığı için savaşan KAfkas İslam ordusunun ve Hocalı'da 1918'da ve Karabağ'da katledilen şehitlerimizi temsil ediyor ve bizim için çok önemlidir. Türk bayrağı ve Azerbaycan bayrağı aynı gönderde sonsuza kadar dalgalanmalıdır. Unutmasınlar ki Türklüğün müşterek sorunları MHP iktidarında çözülecektir. Böylesi bir yönetim gücü ile muhteşems kudret hakettiği mevkiye yüktselecektir.

AK PARTİ'YE AĞIR ELEŞTİRİLER
Ermenistan'la ilişkilerin normalleşmesi için izlenen yulun sakat bir gerekçeye dayandığı gerçektir. Kamuoyu bu konudaki girişimleri gerçekçi bulmamıştır. AKP hükümeti yaptığı yanlışları aklama yarışına girmiştir.

"TÜRKEŞ'İ İZLEYİN" ÖNERİSİ
Erdoğan'ın Türkeş beyi izlemesinde ve örnek almasında sonsuz yararlar vardır. Bu bizi mutlu eder. Madem Ermenistan ile meselelerde Türkeş beyi izleme niyeti vardır, merhum liderimizin millet, milliyetçilik ve Türklük konularında da takipçisi olmasını temenni ederiz. Bu konuda samimi ise Türkeş Bey'in TBMM'de yaptığı bir konuşmadaki şu sözlerini de hatırlatıyoruz: Burası Türkiye'dir. Bu katsal vatanın adı, köyümüz, kentimiz, bölgemiz ne olursa olsun Türkiye'dir. Burada yaşayan herkesin ne olursa olsun müşterek adı Türktür."

TERÖRÜN NEDEN VE SONUÇLARI İYİ ANALİZ EDİLMELİ
Terör örgütünün emellerini dikkate almadan yapılacak analizlerin asla doğru olmayacağını düşünüyorum. Silahsız bölücülükten bölücü faaliyetleri de bölgedeki durumdan bağımsız düşünmek yanlış sonuç ve sebeplere götürecektir. Kökleri Osmanlı'ya dayanmasına rağmen 1984 yılından sonra ortaya çıkan PKK terör örgütünün Türkiye'mizi de içine alan bir projenin parçası haline geldiğini görüyoruz. Arkasında Türkiye üzerinde hesabı olanların tamanının isimlerini bulmak mümkün.

ABD'NİN BÖLGEDEKİ EMELLERİNE DİKKAT ÇEKTİ
Özellikle ABD'nin son 20 yılda Irak'a yönelik iki sayaşı sorguladığımızda bölücülük ve terör oyunlarına şahit olmaktayız. Ülkemizi ve bölgemizi tanzim etmek isteyen güçlerin bizim için bir yıkım senaryosu ortaya koyduğu gözlenmiştir. ABD'nin PKK'ya yardım eddiğine dair açıklamalar bilinmektedir. Bunu doğrulayacak belgeler vardır. Türkiye yıllarca bu kirli ittifakı görmezden gelmiştir. Türkiye ülkesinin altının oyulmasına seyirci kalmıştır. Teslimiyetçi zihniyetlerin bu tutumu bilinmektedir. Kanlı eylemlere uyuşturucunun da eklendiği ABD'nin aklına yeni me gelmiştir. Yoksa herkesçe malum olan bu konunun bugün gündeme getirmesi kendi yazdığı yeni bir oyunun son perdesine mi işaret etmektedir. Türkiye'deki bölücülüğün kazandığı mevziler değerlendirildiğinde bu sarmal doğru okunduğunda bu son gelişmelerin Türkiye'yi milleti ve devleti ile tam bir yıkıma sürüklediği anlaşılacaktır. Bu gelişmelerin tamamından AKP zihniyetini sorumlu tutmak ahlaki değildir. Ama AKP bölücülüğün arkasındaki küresel desteği görmekten öte yardım ve yataklık edecek kadar teslim olmuştur.

TESLİM OLAN PKK'LI GRUP İLE İLGİLİ SERT ELEŞTİRİ
Türkiye'nin kırmızı çizgileri tamamen silinmiştir. Terör örgütünü ortadan kaldırma koşulları bellidir. Böylesi bir teslim olma olayının hiç bir pazarlığa tabi olmaması şarttır. Dün kortejler halinde sınırdan giden üniformalı teröristler güvenlik kuvvetlerince teslim alınmaya zorlanmış kişiler olduğunu söylemek güçtür. BUgün AKP'nin Kandil kadrolarıyla girdiği pazarlığın verdiği cüret ve küstahlık bu rezaleti bütün çıplaklığı ile ortaya çıkmıştır. Yapılanlar AKP zihniyetinin eseri ve sonucudur. Alkışlarla karşılananlar Mekke'den dönen hacı kafilesi değildir. Yada alın terleri ile ekmeklerini kazanmak için gittikleri yasbancı ellerden kesin dönüş yapan gurbetçiler değil. Milletini şerefle temsil etmiş mehmetçik birlikleri hiç değil. Bunlar elinde bebeklerin, şehitlerin kanı olan hain teröristlerdir.

TÜRKİYE'Yİ BÖLMEK İÇİN PKK'YA İHTİYAÇ KALMADI
Silahlı teröristler, görevlerini silahsızlara bırakıyor. Bugün gelinen aşamada Türkiye'nin bölünmesi için PKK'ya ihtiyaç kalmamıştır. Başbakan bu projeyi gönüllü olarak okyanus ötesinde teslim almıştır ve yakında baş aktörle buluşacaktır. AKP hükümeti bölücülüğün yeni liderliğine soyunmuştur. Eli kanlı teröristleri kucaklama ve affetme görevi Başbakan Erdoğan'a düşmektedir. Bu Türkiye'ye kefen biçme projesidir. Teröristlere örtülü siyasi af çıkartılacak ve etnik kimliklerin taleplerini karşılayacak çözüm paketleri uygulanacak, silahlı operasyonlar azaltılacak ve teröristler dağdan indirecektir. Bu zihniyete verilen destekten ötürü büyük bir pişmanlık duyulacaktır. Bunun odağı Başbakan Erdoğan olacaktır.

EKONOMİK KRİZ
Açılan, saçılan ve sınırları gevşetmekle uğraşan hükümetin başkalarının hedeflerini gerçekleştirmek ve bu yolla göze girmek amacıyla hareket ettiği açıkça ortadadır. Türkiye'nin özgüveni AKP eliyle tahrip olmuştur. Bunun yanısıra Türkiye'nin bağımsız yaşama hayalinden hızla uzaklaşılmaktadır. Ekonomide tehlike sinyalleri var. Bütçe dengesi tehlikeli boyutlara ulaşacak açıklar vermiştir. 2010 bütçesi krizden çıkış değil krizi tabana yayma bütçesidir. İlgili bakanın söylediğinin aksine bütçenin bu haliyle sosyal yönü olmayan, insanımızın ezileceğini adeta tescil eden bir yapıya sahip olduğu açıktır.

İşsizlik sorunu çözülmeden ekonomik ve siyasi istikrardan söz etmek iki yüzlülük olacaktır. AKP'nin gemizi kriz kayalıklarına çarharak su almıştır. Türkiye'nin yeri sürekli düşmektedir. Erdoğan özellikle işsizliğin üzerinden gelemediğini kabul ederek daha da ileri giderek her üniversiteyi bitirenin iş bulamayacağını söyleyerek gençlerimizin umutlarını yitirmesine neden olmuştur. Bunu kabul etmemiz mümkün olmayacaktır...

HABERVAKTİM.COM

Bu haber toplam 1106 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri