Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

'Çocuklar bile Bahçeli'den korkar oldu'

08.11.2009 19:38
Partisinin İl Danışma Meclisi'nde yaptığı konuşmada 'Ben, sayın Bahçeli'nin genel başkanlığından çok memnunum' diyerek MHP liderini 'ti'ye alan Başbakan Erdoğan, rakibinin hitap şeklini de eleştirdi.

Başbakan Erdoğan, Sütlüce Kongre ve Kültür Merkezi'nde düzenlenen partisinin İl Danışma Meclisi'nde yaptığı konuşmada, 3 Kasım ve ardından yaşanan seçimlerde partisinin ülkenin tamamından oy aldığını anımsatarak, bazı partilerin ise belli illere ve bölgelere sıkışıp kaldıklarını söyledi.

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''İlk geri dönüşteki tabloyu biz yaşamak istemiyoruz. Bu konuda DTP'nin Türkiye'nin bir partisi olduğunu, 72 milyonun partisi olduğunu unutmaması gerekir'' dedi.

Kendilerinin büyük, diğer partilerin ise küçük düşündüğünü dile getiren Erdoğan, kendilerinin tüm Türkiye'yi kucaklarken, onların Ankara'nın batısıyla yetinmeyi tercih ettiklerini ifade etti.

''Bizi bölücülükle suçlayanlar, bu ülkeyi, bölgeleri ve illeri zaten zihinlerinde bölmüş durumdalar'' diyen Başbakan Erdoğan, CHP Genel Başkanı Baykal'ın bir televizyon programında, ''Niçin Güneydoğu'da varlık gösteremedikleri'' sorusuna, ''Biz, ulusal bütünlük siyaseti yapıyoruz'' şeklinde manidar bir cevap verdiğini kaydetti.

Başbakan Erdoğan, bu ifadenin orada oy kullananların ''ulusal bütünlüğe itibar etmediği'' yönünde bir itham, hakaret, suçlama ve iftirayı içerdiğini belirterek, ''Sayın Baykal, sizin bu illerden oy alamamanızın sebebi, onların sizin ayrılıkçı, statükocu, inkarcı zihniyetinize karşı olmalarıdır'' diye konuştu.

Erdoğan, iki muhalefet partisinin de bir araya gelip, ''Nasıl engelleriz?'' diye çalıştıklarını söyledi.

Yaklaşık 3 aydır süren ''Milli birlik ve kardeşlik sürecine'' işaret eden Başbakan Erdoğan, ülkenin demokratik açılımlarla her zaman kazandığını, bugün dünyanın 17. büyük ekonomisi olan Türkiye'nin buna ulaşmasında, siyasetteki dönüşüm ve demokratikleşmenin rolü olduğunu vurguladı.

Başbakan Erdoğan, son 7 yıldır hangi sorunu çözmek için el atsalar birilerinin buna engel çıkarma gayreti içinde olduğunu dile getirerek, ülkenin demokrasi ve insan haklarıyla ilgili her konusunu modern standartlara getirme gayreti içinde olduklarını bildirdi.

''Milli birlik ve kardeşlik sürecinin'', Türkiye'nin büyük bir devlet, güçlü bir ekonomi ve güçlü bir ülke olmasının önündeki engelleri kaldırmaktan başka amaç taşımadığını vurgulayan Başbakan Erdoğan, Türkiye'nin terör diye bir meselesinin var olduğunu, bunu çözmenin ülkenin yararına ve kendi görevleri olduğunu kaydetti.

Ayrıca azınlıkların sorunlarını, Alevi vatandaşların ve diğer vatandaşların sorunlarını çözmenin de boyunlarının borcu olduğunu belirten Erdoğan, ekonomik sorunları ve işsizliği minimize etmenin de görevleri arasında bulunduğunu söyledi.

Başbakan Erdoğan, bazılarının, ''milli birlik ve kardeşlik sürecini'' sadece Kürt kökenli vatandaşların sorunu olarak anlattığına işaret ederek, bu işin bu kadar küçük olmadığını, Kürt kökenlilerin sorunlarının etnik kökenlilerin sorunlarından bir tanesi olduğunu belirtti.

''Öncelikli sorunumuz terör sorunudur'' diyen Erdoğan, bunun altında etnik unsurlar, farklı inanç kesimleri ve ekonomik sorunlar bulunduğunu bildirdi.

Başbakan Erdoğan, Türkiye'de yaşayan 70 bini Türk vatandaşı, 170 bin Ermeni bulunduğunu da dile getirerek, Ermenistan'la ilişkilerin altında yatan gerçeklerin bunlar olduğunu, sorunun Azerbaycan ile Ermenistan ilişkileri çözüme kavuşunca çözüleceğini vurguladı.

DÖNÜŞLER...

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''devletin varlık nedeninin vatandaşın sorunlarını en aza indirmek olduğuna'' vurgu yaparak, geri dönüşlerin devam edip etmeyeceğinin sorulduğunu anımsattı. Erdoğan, ''Biz, süreci bitirmedik. Zaten geri dönüş sürecin bir parçası. İlk geri dönüşteki tabloyu biz yaşamak istemiyoruz. Bu konuda DTP'nin Türkiye'nin bir partisi olduğunu, 72 milyonun partisi olduğunu unutmaması gerekir'' dedi.

DTP'nin Kürtler'in partisi olmadığını, Kürt kökenli vatandaşların bir numaralı partisinin AK Parti olduğunu ifade eden Başbakan Erdoğan, kendilerinin bu millete hizmetkar olmaya geldiklerini söyledi.

Erdoğan, partiyi kurarken etnik, bölgesel ve dinsel milliyetçilik yapmayacaklarını söylediklerini hatırlatarak, AK Parti'nin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan 72 milyonun partisi olduğunu bildirdi.

Vatan topraklarını abat etmek için çalıştıklarını, GAP gibi projelerle Doğu ve Güneydoğu'yu ayağa kaldırdıklarını dile getiren Başbakan Erdoğan, ''Rahatsızlık buradan geliyor. Buralar ayağa kalktığı zaman ellerindeki oyuncak gidiyor. Sıkıntı bu... Bu sorun alanları çözülürse, o zaman MHP, DTP, CHP ne konuşacak? Sıkıntı buradan geliyor'' diye konuştu.

Başbakan Erdoğan, üzerlerindeki yükün ağır olduğuna işaret ederek, ''Biz bayrağa sarılı tabutlar gelmesini istemiyoruz. (Gelsin, Gönderin) diyenler var. Böyle vicdansızlar var'' dedi.

ŞEHİR PLANLARINDA CAMİ YERİNE MABET İFADESİ

7 yıldır kronik meseleleri çözerek bugünlere geldiklerini anlatan Erdoğan, şehirlerin imar planlarında cami yerine mabet ifadesinin kullanıldığını, böylece bölgede yaşayan diğer dinlere mensup kişilerin de kendi ibadethanelerini buralara yapabileceklerini kaydetti.

Başbakan Erdoğan, bu sürecin sonunda, şu vatandaşın, bu vatandaşın ya da şu bölgenin veya bu bölgenin kazanan olmayacağını, Türkiye'nin tamamının kazanacağını vurgulayarak, Türkiye cesaretle bu meseleleri konuşurken, ''3 aydır CHP ve MHP'nin seviyesiz bir üslupla, küfre varan kelimelerle süreci engelleme gayreti içinde olduğunu'' söyledi.

10 Kasım Salı günü Meclis müzakerelerini ve perşembe günü yapılacak liderler müzakerelerini herkesin takip etmesini isteyen Erdoğan, bu müzakerelerde hakaret ve hamasetten başka bir şeyin görülemeyeceğini belirtti.

Muhalefetin, ''istemezük'' siyaseti güttüğünü dile getiren Başbakan Erdoğan, ''Bu süreç dışarıdan idare ediliyormuş. Bu sürecin dışarıdan idare edildiğini, ting tang kuruluşlarındaki konuşmayla eğer ifade ediyorsanız, sizin yaşamınız, siyasetiniz bu kadar ucuzdur. Eğer dürüstseniz, siyasi ahlaktan nasibinizi almışsanız, bu süreci ve bu ülkeyi kim idare ediyor, nasıl idare ediyor? Bunu ispatla mükellef olan sizsiniz. Bu iktidar kendi siyasi iradesini ortaya koyarak bu günlere gelmiştir. Bundan sonra da bu siyasi idare, kendi iradesiyle aydınlık yarınlara yürüyecektir'' dedi.

MHP GENEL BAŞKANI BAHÇELİ'NİN AÇIKLAMALARI


Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin partisinin kongresiyle ilgili yaptığı açıklamayı anımsatarak, Bahçeli'nin ''demokrasiye yönelik korkusu ve parti içi muhalefete dönük tedirginliğini, hükümet ve emniyet güçleri üzerinden bertaraf etmek gibi bir kurnazlık içinde'' olduğunu kaydetti.

 

Devlet Bahçeli'nin hükümet üzerinden muhaliflerini ekarte etmeye çalıştığını ve kongresinde olaylar olursa bunun müsebbibinin hükümet ve emniyet güçleri olacağını söylediğini ifade eden Başbakan Erdoğan, ayrıca Bahçeli'nin sokak ağzıyla ve çok farklı bir tavırla Ak Parti'nin yurt çapındaki toplantılarının huzur ve güven içinde olmayacağı tehdidini savurduğunu söyledi.

Başbakan Erdoğan, Bahçeli'yi artık ciddiye almadıklarını dile getirerek, ''Bahçeli'nin bu tavırlarını sinir bozukluğu ve haleti ruhiyesinin bozukluğuna verdiğini'' bildirdi.

Erdoğan, ''Ama bu ülkenin şerefli emniyet teşkilatından ne istiyorsun? Bu ülkenin polisine, jandarmasına, emniyet güçlerine karşı böyle bir ifadeyi nasıl kullanıyorsun? Bu ülkenin emniyet güçlerini böyle bir karalamaya, iftiraya ve töhmete ne hakla maruz bırakırsın? Bu tavır, yalancının mumunun yatsıya varmadan sönmesidir. Bu tavır, şecaat arz ederken sirkati beyan etmektir'' dedi.

Başbakan Erdoğan, Bahçeli'nin geçen hafta grup toplantısında şehit ve gazileri istismar ettiğine dikkati çekerek, ''Bugün ne oldu da emniyet teşkilatının o şerefli mensupları teröre karşı canını ortaya koyduğu kadar, senin kongrenin emniyeti için de cefakarca görev yapıyor. Sen ne hakla emniyet mensuplarını, partinin iç meselelerine malzeme yapma cüretini gösterebiliyorsun? Bunların milli birlik ve kardeşlik sürecine bakışı da budur. Biz, şehit cenazeleri gelmesin diye çırpınırken, onlar panik halinde. Onlar, 'gelsin de, işaretlerimizle gösteri yapalım' diyor. Şehitleri istismar edemeyecekler'' diye konuştu.

Bahçeli'nin bir süre önce de AK Parti içindeki Doğu ve Güneydoğulu milletvekillerine bölücü, ırkçı ve faşizan bir üslupla, ''onları kendinden sanma'' diye dil uzattığını kaydeden Erdoğan, şimdi de kendi partisinin mensuplarına, 'AK Parti'nin ve emniyet güçlerinin ajanı' diye hakaret ettiğini kaydetti.

Başbakan Erdoğan, tüm bunların, Bahçeli'nin bilinçaltı tortularının açığa çıkması olduğunu ifade ederek, Türkiye'nin bir hukuk devleti olduğunu, yasa dışı, illegal ve mafyatik davranışlara karşı meyil edenlere karşı hukuku esas aldığını bildirdi.

Devlet Bahçeli'nin tehditlerine ne kendisinin, ne teşkilatının boyun eğmeyeceğini belirten Erdoğan, gerek partisinin, gerekse Türkiye'nin bin yıllık kardeşliğini kimsenin bozamayacağını vurguladı.

Başbakan Erdoğan, Bahçeli'nin tehdit ve ithamlarının hesabını hukuk önünde vereceğini de ifade ederek, ''Ben, sayın Bahçeli'nin genel başkanlığından çok memnunum. Eksik olmayasın. Eksik olmaya... Sen o üslupla, o seviyeyle, o siyaset tarzıyla orada olduğun sürece bundan memnun oluruz. 3 aydır milli birlik ve kardeşlik süreci hakkında hançeresinden konuşuyor. Bağırıyor, çağırıyor. O değil, çocuklar dahi korkuyor'' dedi

Bu haber toplam 1322 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri