Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Bahçeli: Meclisi Lekelediler

17.11.2009 13:10
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, açılım tartışmalarının Meclis'i lekelediğini öne sürdü.

 Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM)'nde partisinin haftalık grup toplantısında kürsüye çıkan Bahçeli, konuşmasının büyük bölümünü demokratik açılıma ayırdı. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, açılım tartışmalarının Meclis'i lekelediğini öne sürdü. Bahçeli, Başbakan Erdoğan demokratik açılım ile ilgili Genel Kurul'da dile getirdiği görüşlerinin asıl amacını yansıtmadığını iddia etti.

 

Bahçeli, hükümeti, PKK'lı teröristlerden önce, vatandaşlara demokrasi getirmeye ve vatandaşın temel hak ve hürriyetlerine saygı göstermeye davet etti.

 

Türkiye giderek ağırlaşan bu ortamda; bölücü ve etnik tahriklerin tırmandığı, iç huzur, kardeşlik ve dayanışma ruhunun yara aldığı, tuzaklarla dolu sancılı bir döneme doğru ilerlediğini ileri sürdü.

 

Meclis Genel Kurulu'nda yapılan görüşmelerin kaygı verici gelişmelere sahne olduğunu ifade eden Bahçeli, "Görüşmeler esnasındaki konuşmalar 86 yıllık Cumhuriyetimizin içinde bulunduğu tehlikeyi ve yaşamakta olduğu ağır bunalımı bütün yönleriyle ortaya koymuştur. Başbakan Erdoğan'ın ısrar ve inatla sürdürdüğü bölünme modelleri arayışları Türkiye'yi çok ciddi risk ve tehlikelerle dolu puslu ve karanlık bir dönemin içine itmiştir. AKP hükümetinin yaz başından beri sözünü ettiği ancak bir türlü içini açmaya cesaret edemediği 'PKK açılımı'nın ilk sayfası bu toplantılarla nihayet aralanmıştır. Ve merkezinde kanlı terör örgütünün siyasallaşmasının bulunduğu karanlık bir oyunun ülkemize dayatılmasında ileri bir aşamaya gelindiğinin işaretleri verilmiştir." dedi.

 

MECLİS LEKELENDİ

 

Bahçeli, demokratik tartışmaların Meclis'i lekelediğini iddia etti. Bahçeli, şöyle konuştu: "PKK açılımı konusunda 13 Kasım 2009 günü Meclis'te yapılan görüşmelerde yıkım projesinin taşeronu olan Başbakan, muhalefete yönelttiği hayasız suçlamalarla Yüce Meclis'i lekelemiştir. Bu son konuşmalarla birlikte, sürece tek başına direnen Milliyetçi Hareket ve mensuplarının duruşunu kırmaya yönelik karalama stratejisi de netleşmeye başlamıştır. Bunlardan birincisi, AKP zihniyetinin içine düştüğü teslimiyete gerekçe oluşturmak için kurucu Genel Başkanımız Türkeş Bey'in anılarına gönderme yaparak partililerimizin aklını karıştırma çabalarıdır. Milliyetçilik bir gönül, yürek ve aidiyet şuurudur. Kimliğini otuz altı parçada bulamamışların sahip olacağı bir değer olmadığı gibi, algılayabileceği ve anlayabileceği bir anlayış da hiç değildir."

 

ŞEHİT CENAZELERİ TARTIŞMASI

 

Devlet Bahçeli, Başbakan'ın 'şehit cenazelerinden nemalananlar var' şeklindeki sözlerine de sert tepki gösterdi.

 

Bu durumun Başbakan'ın girdabın içine girdiğini gösterdiğini öne süren Bahçeli, "PKK açılımı ile İmralı'nın çizgisine gelen Başbakan'ın, utanç duymadan buna karşı çıkanları 'şehitler üzerinden rant sağlamaya çalışmak ve şehit cenazelerinin gelmesini beklemekle' suçlaması içine düştüğü çaresizliğin ve sığınacağı son iftiranın zirvesi olmuştur. Ne üzücüdür ki, bugün Türkiye, şehit cenazelerinden tahrik olan bir Başbakan'ın ayıbını yaşamaktadır. Başbakan elinden gelse, şehit cenaze törenlerine müdahale edecek ve aziz naaşının ardında saf tutanları kamu gücüyle dağıtacaktır. Yapmak istediği budur. Buraya dikkatinizi çekmek isterim ki; Başbakan Erdoğan'ın niyeti yalnızca şehidi kucaklayan ve sahiplenen muhterem vatandaşlarımızı sorgulamak değil, aynı zamanda şehâdete neden olan kutlu mücadeleyi aşağılamak ve küçümsemektir. Bu manzara; katile sayın, şehide kelle diyen çürümeye başlayan bir zihniyetin etrafa yaydığı mide bulandıran kokusudur." diye konuştu.

 

Bahçeli, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da şehitler için vecibelerini yerine getirmeye devam edeceklerini söyledi. Bahçeli, şunları kaydetti: "Ama şehadete duyarlı her vatandaşımız gibi, parti mensuplarımız da, elbette yöresindeki bu elemi ve onuru paylaşacak, milli ve dini vecibesini sonuna kadar yerine getirecektir. Buna hiçbir gücün mani olması ve engellemesi mümkün değildir. Böylesi bir alçaklığı, zalimler ancak Bosnalı mübarek şehitlere müstahak görmüşledir. Buradan soruyorum: Özellikle son yıllarda, PKK'lı teröristlerin cenazelerinin belediye imkânlarıyla ve törenlerle kaldırıldığı biliniyorken, Başbakan Erdoğan'ın bu durumu hiç eleştirdiğine şahit oldunuz mu? Bunu işiteniniz ve göreniniz var mı? Türkiye, Başbakan Erdoğan'ın olmasını istediği ve beklediği şekilde şehidini vurulduğu yerde üniformasıyla bırakacak kadar aciz ve çaresiz değildir. Türk milleti de, çok şükür ki can vermiş evladına sırtını dönecek kadar vefasız ve duyarsız değildir. Geçmişte de, aynı hastalıklı ruh halinin, şehit cenazelerine sahip çıkanları "terbiyesizler" olarak tanımladığı, eli kanlı bölücülere hoşgörü ve kucaklaşma hevesi gösterdiği hafızalardadır. Milletimiz elbette şehidin arkasından bütün görevlerini yerine getirecek, gözyaşını içine akıtacak, şerefini yaşatacak ve kararlılıkla şehitler ölmez vatan bölünmez diyerek haykıracaktır."

 

Bu haber toplam 958 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri