Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

"Barış Adamı Olamadım"

12 Haziran 2008 / 09:16
The Times’a verdiği demeçte George Bush, adının savaşla anılacağından pişman olduğunu itiraf etti.
Dünyada George Bush’un yerinde olmak isteyen çok az kişi vardır. Muhtemelen de yoktur. İşgal ettiği iki ülkede milyonları aşan ölüme ve yıkıma neden olan ABD Başkanı Bush, sonunda nedamet getirdi. The Times’a verdiği demeçte Başkan Bush, dünyanın kendisini Irak’ta “savaşa susamış kişi” olarak gördüğünü itiraf etti. Bush, artık amacının kendisinden sonra gelecek başkana "İran’la baş edecek" bir uluslararası diplomasi bırakmak olduğunu söyledi.

2001’de Afganistan’ı ve ondan 2 yıl sonra da Irak’ı işgal eden Başkan Bush, “Onları ölü ya da diri getirin” sözlerinin insanlara “Pek de barış adamı olmadığımı” anlattığını söyledi. Başkan Bush’un nedamet getirdiği iktidarı sırasında Irak’ta 4094 ve Afganistan’da 517 ABD askeri öldü. Ölen ABD askerlerine karşılık sivil kayıplar, işgal ettiği iki ülkede milyonu aştı. Son olarak Pakistan askerlerine füzeyle saldıran ABD, 20 kişinin ölümüne neden oldu.

3 trilyon dolarlık kanlı bilanço

Tüm bunlara rağmen Başkan Bush, Times’deki açıklamasında Irak’ta ya da Afganistan’da ölen sivilleri düşünmediğini bir kez daha ortaya koydu. “Gençleri ölüme göndermenin” çok acı verdiğini söyleyen Bush şöyle devam etti: “Elimden geldiği kadar çok aileyi ziyaret ediyorum. Onları rahat ettirmek ve destek olmak benim görevim. Ayrıca bu hayatların boşa yitirilmediğini de güvencesi olmak zorundayım”. Irak’ta ve Afganistan’da yıkıma ve ölüme mahkûm ettiği yüz binler ise verdiği demecin hiçbir yerinde geçmedi.

Uzmanlar, insan kayıplarının yanında Bush savaşının ekonomik faturasını dünyanın o gittikten sonra da ödeyeceğini belirtiyor. Dünya Bankası’nın eski ekonomistlerinden Joseph Stiglitz, Bush’un açıkladığı Irak işgalinin 500 milyar dolarlık faturasının sadece Amerika’ya faturasının 3 trilyon dolara ulaştığının altını çiziyor. Bir anlamda tüm dünyaya kesilen bu fatura, hâlihazırda yaşanılan gıda ve petrol krizinin de dolaylı nedenlerinden sayılıyor.

İsrailli bakanı da savundu

“Ya tek başlarına kalacaklar ya da bizle daha iyi ilişkiler kuracaklar” diyen Bush, Alman Başbakanı Angela Merkel’le görüşmesinin ardından İran’ın nükleer programıyla ilgili tüm seçeneklerin masada olduğunu söyledi. Ortak basın açıklamasındaysa Bush, “Diplomasiye bir şans vereceğiz” dedi. İran Cumhurbaşkanı Ahmedinejad’da Bush’a şöyle cevap verdi: “Bush sana söylüyorum… Zamanın doldu ve Allah’a hamdolsun ki kutsal İran toprağının bir santimetresine bile zarar veremedin.”

2009 başlarında, belki de dünyadaki en çok yıkıma ve kana neden olan koltuğu bırakacak olan Bush, Demokrat aday Barrack Obama’nın Tahran’ın nükleer teknolojisi önündeki Batı bloğunu çatlatmasından endişeleri olduğunu söyledi. İran’a askeri operasyonu “kaçınılmaz” olarak niteleyen İsrailli Bakanı da Bush şu sözlerle savundu: “Birlikte çalışmalı ve odaklanmalıyız. Onun sözlerini İran’a baskının sürmesi şeklinde anlamalıyız”.

Times’a göre kendisinden sonra gelecek başkanı Afganistan ve Irak işgallerini sürdürecek şekilde bağlamaya hevesli görünen Bush, hakkında yolsuzluk iddiaları ayyuka çıkan Afganistan Başkanı Hamit Karzai ile ilgili olarak “Onu çok dürüst bir adam olarak gördüm” demesi de oldukça anlamlı.

Bu haber toplam 806 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri