Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

TSK’nın tutumu kabul edilemez

03.11.2010 13:36
Başbakan Erdoğan, Kosova'ya hareketinin öncesi Esenboğa Havaalanı'nda bir basın toplantısı düzenledi

Başbakan Erdoğan, Kosova'ya hareketinin öncesi Esenboğa Havaalanı'nda bir basın toplantısı düzenledi. Erdoğan, bu ziyaretin Başbakan düzeyinde ilk kez gerçekleşeceğini belirterek, ''Orada bulunan soydaşlarımız kültürel bağlar noktasında ciddi bir köprü oluşturuyor'' diye konuştu.

 

Erdoğan, konuşmasının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. Erdoğan, bir gazetecinin ''Taksim'deki saldırıyla ilgili eylemi yapan kişinin 2004 yılında PKK'ya katıldığı ifade edildi. Provokasyon yorumları var, bu yorumlara katılıyor musunuz?'' sorusu üzerine, ''İşin teknik boyutunu İstanbul'da arkadaşlarımız zaten açıkladılar. Yani olayın provokatif boyutu nedir ne değildir? O süreç içerisinde tabi ki bunun takibi de ayrıca devam edecektir. Birçok açıklamalar var. Tabi bu canlı bombanın ailesiyle olan ilişkiler vesaire bunları yine İçişleri Bakanlığımız takip ediyor. Şu anda yapılacak olan açıklamalar, her ne kadar geçmiş itibariyle Habur da bulunmuş olması gündeme getirildiyse, acaba bunun bağlantıları nedir ne değildir? Bunları şu anda açıklamak erken olur diye düşünüyorum. Fakat aslolan şu ana kadar sürülen izde alınan neticelerdir ve bunların ben geleceğe yönelik canlı bombayla ilgili çok daha farklı bağlantıları belki de ortaya çıkaracaktır'' cevabını verdi.

 

TSK’nın tutumu kabul edilemez

Erdoğan, Genelkurmay Başkanlığı tarafından 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'nda resepsiyon verilmesiyle ilgili de, ''29 Ekim kutlamalarının yeri bugüne kadar hep Çankaya olmuştur. Çankaya'nın dışında herhangi bir kutlama söz konusu olmamıştır. Dolayısıyla böyle bir alternatif kutlama, bugüne kadar farklı alanlarda, farklı yerlerde yapılmış olan kutlamalar da nasıl yanlış olmuşsa, bu da o denli yanlıştır ve bunun kabul edilebilir hiçbir yanı yoktur" değerlendirmesinde bulundu.

 

CHP'nin aklına ihtiyacımız yok

Bu arada bir gazeteci, Erdoğan'a AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ömer Çelik'in 29 Ekim Resepsiyonu'na katılmayan askerlerin emre itaatsizlik yaptığını söylediğini hatırlattı ve bu konuda aynı görüşte olup olmadığını sorarak, ''Eğer cevabınız 'Evet'se emre itaat etmeyen askerlerle ilgili herhangi bir tasarrufta bulunmayı düşünüyor musunuz? CHP'den askerlerin görevden alınması yönünde görüşler sarf ediliyor'' dedi. Bunun üzerine Erdoğan, bunun bir davet olduğunu söyleyerek, bu davete icabet etmemenin Genelkurmay açısından ne denli yanlış olduğunu daha önce de açıkladığını hatırlatarak, alternatif kutlamanın hiç şık olmadığını söyledi. Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü: "29 Ekim kutlamalarının yeri bugüne kadar hep Çankaya olmuştur. Çankaya'nın dışında herhangi bir kutlama söz konusu olmamıştır. Dolayısıyla böyle bir alternatif kutlama, bugüne kadar farklı alanlarda, farklı yerlerde yapılmış olan kutlamalar da nasıl yanlış olmuşsa, bu da o denli yanlıştır ve bunun kabul edilebilir hiçbir yanı yoktur. Ne emre itaate girer, ne emre itaatsizliğe girer, onun değerlendirmesi hukuki bir süreçtir. O ayrı bir konudur. Kim nasıl ne zaman görevden alınır, alınamaz, bu konunun aklını da bize kimse vermesin. Biz bu görevimizi de gayet iyi biliyoruz. Kim görevden alınacaksa nasıl alınacaksa onu da yeri geldiği zaman yaparız, bundan da kimseye hesap vermeyiz. Yeter ki böyle bir yasal süreç söz konusu olsun. Ama böyle bir yasal süreç yoksa da... CHP'nin aklına da ihtiyacımız yok, onlar aklını kendilerine saklasın.''

 

MHP ve TSK'ya

Başbakan Erdoğan, MHP lideri Devlet Bahçeli'nin PKK'nın eylemsizlik kararını 'pazarlık çıkmazı' olarak değerlendirdiğinin hatırlatılması üzerine Erdoğan, MHP Genel Başkanı'nın bu yaklaşımının yeni olmadığını ve halk oylaması sırasında da bunları söylediğini ifade etti. Erdoğan şöyle devam etti: "Söylediğinde ben çok ağır bir tabir kullandım. Şahsımı, arkadaşlarımı izam eden bir yaklaşımdı. Terör örgütü ile pazarlıkta olduğumuza dair ifadeler kullanmıştı. Benim ve arkadaşlarımın pazarlığa girdiği bir iddiadır. İspat kendilerine düşer. İspat edilemezse, alçaklıktır, iftiradır demiştim. Açıklama yapmamışlar, yapamamışlardır. Çünkü olmayan bir şeyin açıklaması olmaz. Böyle bir pazarlığın olması söz konusu değildir. Kendi iktidarları döneminde de bu tür görüşmeler yapmıştır. Görüşmeyi bırakın çok daha ileri gidiyorum, hakkında idam kararı olduğu halde sümenaltı etmek suretiyle ne zaman idam kararı Meclis'te ölüm cezası kaldırılmıştır. Bu olayların hepsi çok açık ve nettir."

 

Medya'ya tepki

İngiltere'de, İspanya'da teröre karşı iktidar ve muhalefetin el ele mücadele verdiğini, ancak Türkiye'de maalesef muhalefetin, 'iktidarı nasıl zayıf düşürürüz' diye elinden gelen gayreti gösterdiğini ifade eden Erdoğan şöyle devam etti: "Sağolsun medya aynı şekilde, 'nasıl bu konuda biz bu işe maydanoz oluruz' bunun gayreti içerisine giriyor. Yani burada biz bu desteği hala yakalayamadık, el ele veremedik. Taksim olayında bile, her zaman söylüyoruz; 'bu görüntüler yayınlanmasın, şöyle olmasın böyle olmasın', bakıyorsunuz bir iki tanesi buna uyuyor, ama diğerleri yine başlıyor sonuna kadar aynen devam ettiriyor. Bu konuda sıkıntımızın büyük olduğunu tekrar ifade etmem lazım."

 

Pazarılık yok, görüşme var

Erdoğan, 'İmralı'dan gelen müzakere İddiaları’nın sorulması üzerine de ilgili kurumların görüştüğünü ve ancak pazarlık yapmadığını söyledi. Erdoğan, "Bugün de yapılır yarın da yapılır. Bunu artık konuşmak, müzakeresini aramızda yapmak yanlış olur diye düşünüyorum. Devlet bunun için vardır. Devlet herkesle bu görüşmeleri yapar. Devlet tabiî ki yapacak. İşi, kilidi çözüme kavuşturmak istiyorsa bu tür adımları atacak. Bunlar atılmıştır, atılır, atılmaktadır ve atılacaktır da" dedi.

 

Bu haber toplam 822 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri