Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Baykal: Anayasa Erdoğan'ın projesi

19.04.2010 19:59
TBMM Genel Kurulu'nda görüşmelerine başlanan Anayasa değişikliği paketi ile ilgili kürsüye çıkan CHP lideri Baykal, hükümeti Türkiye'nin bu paketle tarihi birikimine ters istikamete çekmekle suçladı.

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, ''Anayasa değişiklik paketinin, Recep Tayyip Erdoğan projesi olarak Parlamentonun gündemine geldiğini'' söyledi.

Baykal, TBMM Genel Kurulunda görüşmelerine başlanan Anayasa değişikliği teklifinin tümü üzerinde, grubu adına söz aldı.

Tarihi bir oturum yapıldığını ifade eden Baykal, Türkiye'nin, anayasal deneyiminin çok önemli bir noktasında, tarihi viraj alma durumuyla karşı karşıya olduğunu söyledi.

Baykal, ''Hukuk devletini kökleştirme, demokrasiyi geliştirme doğrultusunda geride bıraktığımız tarihi süreç içerisinde atılmış adımların Türkiye'yi getirdiği bu noktada, hepimiz hukuk devletini daha güçlendirecek, demokrasimi daha kökleştirecek bir istikamette gelişme bekleyişi içindeyken, Türkiye'nin yaşadığı deneyimleri giderek doğru biçimde değerlendirmesi, hukuk devletine, demokrasiye dönüşmesi için yeni reformların, adımların atılması gerekirken, şimdi Türkiye tarihi birikimine ters istikamete doğru çekilmek istenmektedir'' diye konuştu.

Anayasanın, bundan önce 16 kez değiştirildiğini, 177 maddeden 85'inde değişiklik yapıldığını anımsatan Baykal, bu değişikliğin, en kapsamlı ve dikkate değer paketlerinden biri olduğunu ifade etti. Baykal, ''Sadece değiştirmeyi amaçladığı madde bakımından bunu söylemiyorum: Anayasanın özünü, ruhunu, temelini ilgilendiren değişiklikleri amaçladığı için bu, geçmiş anayasa değişikliklerinden daha temel bir değişiklik'' dedi.

-''DİĞER 16 DEĞİŞİKLİKTEN FARKI''-

Baykal, bu 17. anayasa değişikliğinin, diğer 16'sından köklü bir şekilde farklı olduğunu vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Nedir bu farklılık? Bugüne kadarki değişikliklerin tümü, sadece iktidar partisinin kararlaştırdığı, tercihiyle şekillenmiş, onun gündeme getirdiği anayasa değişikliği niteliğinde değildi. Şimdi ilk kez, çok köklü, anayasamızın temellerini ilgilendiren bir anayasa değişikliği paketi, sadece iktidar partisinin, kendi gündeminin bir parçası olarak, kendi zihniyetinin doğrultusunda, kendi tercihleri icabına göre değiştirilmek istenmektedir. Bu ilk kez karşı karşıya kaldığımız bir olaydır. Bugüne kadar anayasa değişiklikleri daima birden çok siyasi partinin elbirliği, işbirliği ve tartışmasıyla ortaya çıkmıştı. Ama şimdi sadece AKP'nin kendi takdiriyle, bir siyasi partinin iç işi olarak algılamasıyla, siyasi parti mutfağının çalışmasıyla, kendi siyasi kadrolarının oluşturmasıyla, Türkiye'ye bir anayasa değişikliği öneriliyor. Bu, en temel anayasa zafiyetidir. Çünkü söz konusu olan anayasadır. Anayasa, bir mutabakat belgesidir. Anayasa, bir siyasi partinin zihniyetinin damgasını vuracağı bir çerçeve olamaz, olmamalıdır. Daha kapsamlı, geniş, genel mutabakatı yansıtan belge olmalıdır. Ama şimdiki paket, tamamen parti içi olay, bir AKP projesi, hatta bu bir Sayın Recep Tayyip Erdoğan projesi olarak parlamentonun gündemine gelmiştir.''

-''TÜRKİYE'Yİ BÜTÜNLEŞTİRMESİ GEREKEN...''

CHP Genel Başkanı Baykal, böyle bir anayasa değişikliği için toplumsal bir talebe tanık olmadıklarını, bunun AK Parti'nin talebi olduğunu savundu.

Toplumun önünde çok ciddi sorunlar, ekonomik, sosyal sorunlar bulunduğunu belirten Baykal, AK Parti'nin, böyle bir ortamda günlerdir ülke gündemini, anayasa değişikliğiyle kilitlediğini öne sürdü.

Baykal, anayasa değişikliğinin, çiftçinin, esnafın, işsizin, ekonominin talebi değil, AK Parti'nin talebi, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın projesi ve ihtiyacı olduğunu savundu. Baykal, ''O ihtiyacı, parlamentodaki bir partiyle, anamuhalefetle paylaştı mı? Bunun bir anlamı, önemi yok mu? AKP dışındaki partiler, 'Türkiye'nin geleceğini yönetecek olan bu anayasa konusunda söz hakkına sahip değildir' diye düşünerek, bir anayasa dayatmasıyla, 'çoğunluğumuz müsait, yaparız' diye yola çıkıp bir anayasa değişikliğini dayatmanın, anayasanın ruhuna, mutabakat belgesi olma kimliğine, hepimizin içimize sindirme zorunluluğuna uyması mümkün mü? Ne bu dayatma?'' diye sordu.

Anayasanın Türkiye'yi birleştirdiğini dile getiren Baykal, şunları kaydetti:

''Siyasi partiler tartışır, mücadele eder. Toplumda başka mücadeleler vardır. Bütün bu mücadeleleri kucaklayacak olan ana belge, anayasadır. Anayasa bütünlüğü etrafında hepimiz o tartışmaları götürürüz. Şimdi Türkiye'yi bütünleştirmesi gereken, bizatihi anayasanın kendisi, Türkiye'yi ayrıştıran, parçalamaya yönelik çok tehlikeli kamplaşmanın kaynağı haline dönüşecek. Sadece bir siyasi partinin iradesine dayatılmış bir anayasa söz konusu olabilir mi? Geçmişteki 16 değişikliğin hiçbirinde böyle bir dayatma yokken, niye acaba seçime 1 yıl kala, parlamentonun siyasi dengeleri çok köklü bir değişim geçirdiği halde başka partiye itibar etmeden, 'dediğim dedik' diye bir anayasa dayatmanın makul, kabul edilebilir bir tarafı var mı?''

Bu haber toplam 812 defa okunmuştur

Etiket(ler): , , , ,

DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri