Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Baykal'dan ağır suçlama

30.06.2009 15:09
Deniz Baykal, parti grubunda emekliye zam istedi.
Emekliler Haftası içerisindeyiz. Bu haftayı kutluyorum. En güç dönemleri yaşadığımız dönemlerde emekliler Türkiye'yi bu güğne taşıdı. Ama en çok görmemezlikten gelinen kesim oldular... Bu işsizliğin krizin yaşandığı bu dönemde kıt kanaat geçirdikleri aylıklarla diğerlerine bakıyor... Bu konuya bir kez daha hükümetin dikkatini çekmeyi istiyorum... Aylıklarının düzenlenmesi gerektiğine inanıyorum... Bunu gereksiz harcama olarak kimöse düşünmemeli... Bırakın maaşı alacakları paraları hükümetin ödemediğini çok iyi biliyoruz. Derhal alacakları tahsil edilmeli yasa ile de olsa uygulama engellerden kurtaılmalıdır. Sosyal Güvenlik katıkı primi kaldırılmalıdır... Çalışan emeklilerin maaşları kesilmemelidir. Milli gelirden pay verilmesi hakkında bütün kesimlere pay aktarılırken emekliye aktarılmaması öngörülmüştür. Milli gelirden emekliye pay veren anlayışa ihtiyaç vardır... Yine emekliler özel hastamnelerde ek ücret ödemeliler... Bu zamanda sadece iyi dilek mesajları vermek yetmez....

BÜYÜME RAKAMLARI

Ekonomide görüyoruz ki 2009'un ilk çeyrepğindeki daralma oranı tarihi bir düzeydedir. Yüzde 13,8 daralma yaşanmıştır... 2008'dekşi daralma 2009'da yeni rekorla ortaya çıktı Bu hepimizi tarafından dikkat edilmesi gereken bir durumdur. Türkiye dünyanın krizden en çok etkilenen ülkelerin başında gelmektedir. Oran çok yüksektir. 2008'de 7,3 büyümüştü 1. çeyrekte 2. çeyrekte 2,8 3. çeyrekte 1,8 4 çeyrekte de küçülme ortaya çıkmıştı. Bu oran 2001 yılında yaşanan daralmadan daha yüksektir. Türkiye tarihinde bu şekilde rekor küçülme görülmemeiştir. Dünyayla kıyaslandığında en çok küçülen ülkeleri dikkate aldığımızda bu rakamlar Türkiye'nin çok çok altında kalmıştır. En az Türkiye etkilendi iddiasını ortaya atmak doğru olabilir mi? Dünyada en çok küçülen ülkelerden birtisi olarak ortaya çıktı. Bugün 3 yıl öndeki milli gelir artış düzeyine indi 3 yıl kaybolmuştur. Bunun temel nedenleri vardır. Bunun raslantı olduğunu söylemek yanlış olur. Böyle bir ekonomi politikası ile bir yere varılmaayacağını göremediler. İthalat arttı ne varsa sattılar. 2008'in en çok kazanan şirketleri açıklanıyor. Telekom. Biz ne yapıyoruz satıyoruz... Türkiye'de kar transferi adı altında bir kanama başladı. Döviz kaybını yaşatır noktaya getirdi bizi...

Büyüme tıkandı. neden kendi paranla büyümüyorsun. Bak Hindistan büyüyor. Çin büyüyor... İlk 5 aydaki bütçe açığı 10 kat arttı. ne zaman patlıyor bu dışardan para gelmesi durduğu sırada... Dışardan sermaye gelmiyor bütçe de açık veriyor... Şimdi ne oluyor. Borçlanma artmaya başladı... Yabancı para borçlanamıyorsun. ne yapıyorsun yerli para ile borçlanmaya başlıyorsun. kaynaklar hükümetin borçlarını finansmana gidiyor...

Bu tablo dövizde bütçede daha ağır biçimde kendini hissettirecek.. .Çıkış yolu açık. Çıkış yolu kaynakları daha geniş ölçüde seferber ederek el parasıyla değil kalkınmaya kendi kaynağını ayırması gerekmektedir. Bu kriz vesile olmalı ve Türkiye tekrar eski kısır çarkı aratacak uygulamalardan uzak durmalıdır...

Bu yıl daralma hesaplarını 4,6 büyüme olarak kabul etmişlerdi. Sonra tam tersi durum hakim oldu. Şimdi Türkiye için söz konusu küçülme 5,9 oldu. Bu yıl kayıp yılı olacaktır. başbqakan ve hükümet gayet rahat ve Türkiye'yi teğet geçtiğine inanmaktadır... Unakıtan Başbakan'ın teğet iddiasını herhalde başbakanı teğert geçti diye yorumlamıştır... 1 Temmuz hala ekonomik kalkınma programı yoktur... Bu türkiye ile alay etmektir. Kimseyi umursamamaktır...

Belge Tartışması

Türkiye'de bir iktidar var ve 7 yıldır başta... istediği insanı Cumhurbaşkanı seçti. Meclis Başkanı onlardan... 7 yıldır bir iktidar var hala devlet geleneğini ortaya koyamamış en temel en yaşamsal konuları karara bağlamamış... Türkiye çok temel itilafların yaşandığı ülşke haline dönüşmüştür... Galiba böyle bir ikrtidarın var oluşundan beri dönüşmüştür... Bundan önce hiçbir iktidarda temel unsurlar üzerinde böyle bir yol izlenmedi... İktidara mevcut siyaset alanı yetmiyor... çevresini yıkıp kırarak mutlak hegemonya arayışı içinde... Sen sahte belgeyi konuşacağına bak ekohnomiyi konu... Ortaya bir iddia atılıyor akıl dışı garip birl iddia. Genelkurmay'ın yazı üslubuna uymayan gerip bir metin hem AKP^'yi hem cemaati 4 sayfalık belgeyle bitirecek... Bakıyoruz Başbakan bunun üzerinden siyaset yapıyor... Biraz dikkatli olmak lazım... Bak bizimki hemen dalıyor... Biri belgeyi alıyor. Ertesi gün başbakanın ağzında ... Savcılık inceliyor... Geçerliliği yoktur diyor... Buna rağmen geçerli olmaması onu üzecejk bir şey gibi bunun doğru olduğunu kanıtlama gayreti içinde hala iddialarını sürdürme gayreti içerisine giriyor... İster istemez bu belge olayı olmaktan çıkıp ülkenin bir temel sorunu haline geliyor... Belge değildir demeye Başbakan'ın dili varmıyor... Bunu derken tabii dili varmıyor... Savcılığa değil o savcılığın parçası olan kuruma ithamı yaptığının farkında mı değil mi bilmiyor...

TCK'daki değişiklik

Eğer bu kompğlo ise, biraz da oradan bakmak lazım... Sivil yargı mercilerinin yıllardır oluşturdukları ictihat açık... Fotokopisi var aslı yok. Fotokopisi olan insan bu işin aslını ortaya çıkartır... Şimdi ortada bir komplo varsa onu kim yapıyor nerden yapıyor... Onları oraya kimler getirdi kimler taşıdı... Şimdi bu tartışmayı yaşıyorduk birdenbire yepyeni manzara ile karşı karşıya kaldık. TCK'da değişiklik yaptılar... Parlementonun tatile gireceği son günü son saatlerinde komisyonda gerçekleştirilmiş metinler üzerinden konuşmaya geçildi. Önerge var bunlarda da mutabakat sağlayalım dediler. Bunlardan biri sivillerin askeri mahkemelerde yargılanmasını önlemeye yönelik... Bu düzenlemeye destek verdik. Bu bizim anlayışımız... Bu konu gereken yerlerle konuşulmuş. AB'nin bellli kararları var... Bir önerge daha var deniyor. O da bir dil düzenlemesini sağlamaya yönelik düzenleme ... Son saatler... Bir olup bittiyle meclisten bir önerge geiçiriliyor sabaha kıyamaet kopuyor... Anlaşılıyor ki dil düzenlemesi olarak geçirilen bir önergenin asker kişilerin askeri nnitelikli suçlarının da ağır cezalık olması halinde sivil mahkemelerde görülmesi öngören düzenkleme... bu düzenleme komisyonda tartışılmadı bilgi verilmedi... Bu konuda ilgili birimlere danışıldı mı? Bu düzenleme ile ilgili devlet kurumlarına bilgi vermeyeceksiniz... Bunu TBMM'de değerlendirme şansı tanımayacaksınız... Aniden birden önerge çıkacak. Meclis başkanı diyecek ki haberim yok. Komisyonun haberi yok... Bir tek kişinin konuşmasına tüzüksel olarak yok... Türkiye'de çok temel düzenlemeyi kimseye hissettirmeden değiştireceksiniz... Yanlış yönlendirerek bunu başarılı gibi sunulmasının anlamı yoktur... AKP'nin neler yaptığını biz çok iyi biliyoruz... 2003'te yaşadık. Gördük ki bu konuda vekiller sahte oy kullanmış...

Bunda bizim kabahatimiz de var... Meclisin tatile gireceği bellli olmuş, centilmenlik anlaşması yapılmış ama biz güvenip yanlış yapmışız... Tamam aldanmayalım da bu mecliste bir dürüstlük anlayışı olmayacak mı? Bunu komisyona gidip uzlaşma istemedik diye bunu yapmamalılar... bu CHP'yi aldatmak değil Türkiye'yi aldatmaktır. Çık açık açık söyle ama demiyor... Askeri yargıya giren davayı sivil yargıya değil özel yetkili mahkemeye devretmedir. Bu gizli gizli sonuç alma çabasıdır... Gizlice bu kendi işine yarayacak şekilde sonuç alma çabasıdır... Türkiye'de askeri yargı var... Anayasal Hukuk çerçevesinde var ama onu işler hale getirmelidir...

Askerlerin askeri mahallerde askerlerle birlikte askeri nitelikte suçlarının bir kısmını elinden almaktır... Siz bu şekilde bağımsız yargıyı sağlayamazsınız... Geçenlerde bir hakim açıkladı... Özel yetkili bir DGM idi. Şimdi adı değişti. Hakimin biri üzerimde kurumsal baskı var dedi. acaba o kurumsal baskı bundan sonra o mahkemelerde işlemeyecek mi? O baskı sadece o hakime mi yapıldı. Eğerkurumsal baskı üzerine geliyorsa başka bazı hakimlere gelemez mi?

Siz mevcut uygulamayla yetinmiyor şu an uygulanan davayı da kapsasın diyorsanız bu falan davayı filan davayı ellerine almak anlamına gelir.. Olayın esasına bakmak lazım... Geçici madde konuldu. Askeri yargı ile ilgili bir düzenleme var.. Bu askeri yargının hangi şartlarda işleyeceğini ortaya koymuş, bu anayasal düzenlemenin tamamen dışında... Kimsenin bilgi sahibi olmadığı zamanda yapacaksınız kararname boşta kalacak. Ne akıllılar bunlar? Yapıyorsunuz da beni ilgilendiren şu... Neden yapıyorsunuz? telaş ve heyecanınız nerden kaynaklanıyor belli davaları elinize almak mı istiyorsunuz ... Buna inanmamızı nasıl istersiniz... Ayrıca siz askeri yargıtayın alacağı kararlarla ilgili bir tereddütü neden yaşıyorsunuz? Bu mahkemeyle mi ilgili o anlayışla mı ilgili bunun hukuk ve demokrasideki anlamı ne? Kurumlar arasında tam güven var diyorsun ama bunu yapıyorsun... Senin TSK'ya güvenin var mı yok mu bilmiyorum ama benim sana güvenim yok...

Bu tartışma halkımızı önemli şekilde rahatsız ediyor. Bizim halkımız askerin siyasete karışmasından hoşlanmaz ama asker de kendi işine karışılmasından hoşlanmaz... Elini silahlı kuvvetlerin içinden çek. Yargıyı da mıncıklama TSK ile uğraşma... Herkesi darbeci olarak ilan ediyorlar... Dışarda darbecileri saydılar şimdi içeriye geldi. Bu Türkiye iyilik getirmez... Türkiye bunca yıl sonra kendisini rahat hissedemiyor... yargıyı çok tehlikeli biçimde tartışma konusu yapıyor... İş farklı zeminlere çekilmeye başlandı..

Ergenekon

Başbakan çok rahat Ergenekon terör örgütü diyor. Mahkeme kararı var. Başbakan savcıyla o kadar bütünleşmiş ki demeye devam ediyor... Biz Başbakanı savcı biliyorduk artık başbakan savılıktan hakimliğe terfi etti. Başbakan herkesi yargıya çıkarma arayışında önce kendin çıksana... Saklanarak siyaset yapan bizzat başbakanın kendisidir...

AYRINTILAR GELECEK
Bu haber toplam 1208 defa okunmuştur

Etiket(ler): , , ,

DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri