Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

YSK, anayasayı yorumlayamaz

13.02.2010 17:40
CHP lideri Deniz Baykal, cumhurbaşkanının görev süresine ilişkin olarak Başbakan'ın 'YSK karar verir' sözüne cevap verdi.

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, cumhurbaşkanının görev süresine ilişkin, ''YSK, Anayasa'yı yorumlama yetkisine sahip bir organ değildir. Anayasa'nın bu konuda yoruma da ihtiyacı yoktur. Şu kurullar karar aldı, bu kurullar karar aldı, biz bunu uygulayacağız' demek çok büyük yanlış olur. Cumhurbaşkanının görev süresi 5 yıldır, milletvekilinin görev süresi de 4 yıldır. Nokta. O kadar'' dedi.

Baykal, sel felaketi meydana gelen Antalya'nın Kundu bölgesinde gazetecilerin sorularını yanıtladı, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Baykal, cumhurbaşkanının görev süresine ilişkin bazı değerlendirmeler ve Başbakan Erdoğan'ın, ''Cumhurbaşkanının görev süresini Yüksek Seçim Kurulu belirler'' şeklindeki sözlerine yönelik soru üzerine, bu konuda aslında hiç talebe gerek olmadığını, durumun çok açık ve çok net olduğunu ifade etti.

''Bizim Anayasamızın cumhurbaşkanlığıyla ilgili hükmü, tereddüt edilmeyecek netlikte ifade edilmiştir. Cumhurbaşkanının görev süresi 5 yıl, parlamentonun görev süresi 4 yıldır'' diyen Baykal, şöyle devam etti:

''Cumhurbaşkanı, seçildiği zaman bu hüküm yürürlükte değildi. '7 yıl devam eder mi' düşüncesi vardır. Kamu hukukunda böyle bir düşünceye yer yoktur. Kamu hukukunda yasaların, Anayasa'nın ortaya koyduğu düzen herkes için geçerlidir. Anayasa'ya karşı kimse, 'ben geçen Anayasa zamanında bu hakkımı elde ettim' deme imkanına sahip değildir. Bu, ancak Anayasa'nın geçici maddesi imkan sağlarsa, 'daha önce seçilmiş olan cumhurbaşkanı 7 yıl devam eder' diye bir madde varsa uygulanır. Yeni Anayasamızda böyle bir madde yoktur. Durum çok açıktır. Yeni Anayasa'ya göre buna imkan verecek yeni bir madde bulunmadığı halde, 'Ben o dönemde seçilmiştim, ben ona göre görevime devam ederim'' diye talepte bulunma imkanı kamu hukukunda yoktur.''

''YSK'NIN YORUMLAMA YETKİSİ YOKTUR''

Bu konuda bir ihtilafın olmadığını ancak ''bu konuda sanki bir ihtilaf var, bu ihtilafı YSK karara bağlarmış'' gibi bir düşünce bulunduğunu dile getiren Baykal, bu düşüncenin geçerli olmadığını vurguladı.

Baykal, YSK'nın, Anayasa'yı yorumlama yetkisi bulunmadığını da ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

''YSK, Anayasa'yı yorumlama yetkisine sahip bir organ değildir. Anayasa'nın bu konuda yoruma da ihtiyacı yoktur. 'Şu kurullar karar aldı, bu kurullar karar aldı, biz bunu uygulayacağız' demek çok büyük yanlış olur. Bu, Türkiye'de çok önemli, derin hukuk tartışmalarını beraberinde getirir. Buna ihtiyaç olacağını zannetmiyorum. Herkes bunun böyle olduğunu biliyor da 'değişik durum yaratılır mı' diye yoklama içindedir. Buna gerek yok, böyle bir yoklamaya gerek yok, durum çok açık. Cumhurbaşkanının görev süresi 5 yıldır, milletvekilinin görev süresi de 4 yıldır. Nokta. O kadar.''

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ'un açıklamalarıyla ilgili, ''Bu feryada kulak vermek lazımdır. Bu haklı bir feryattır. Yaşanan olayları doğal karşılamak mümkün değildir. Bu olayların arkasında bir planlamanın, bir hazırlığın, bir tertibin görmezlikten gelinmesi artık mümkün değildir'' dedi.

Baykal, sel felaketinin yaşandığı Antalya'nın Kundu bölgesinde yaptığı incelemeler sırasında, gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.

Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ'un, bir gazetede yayımlanan röportajındaki açıklamalarıyla ilgili sorusuna Baykal, ''Bu feryada kulak vermek lazımdır. Bu haklı bir feryattır. Yaşanan olayları doğal karşılamak mümkün değildir. Bu olayların arkasında bir planlamanın, bir hazırlığın, bir tertibin geldiğinin görmezlikten gelinmesi artık mümkün değildir'' diye yanıt verdi.

Kendilerinin çok uzun süreden beri bu noktaya dikkati çektiklerini ama ''böyle tertiplere muhatap olan kurumların da olağanüstü iyi niyetle bunun arkasındaki planlamayı görmezlikten gelme yaklaşımı içine girdiklerini'' ifade eden Baykal, şöyle devam etti:

''Böyle bir yaklaşımın, belki sıkıntıların aşılmasına yardımcı olacağını umut etmişlerdir. Bu konuda yaşanan süreç, bu olayın tertip yönünün görmezlikten gelinmesinin, tam tersine saldıranların daha da yaygınlaşmasına, düzeyini yükseltmesine neden olmuştur. Ortaya atılan tertiplerin, yargı sürecinin hukuk mekanizmalarının doğal işleyişi içinde değerlendirileceği, yanlışlıkların bir an önce ortaya çıkıp kamuoyuna yansıyacağı bekleyişi de gerçekleşmemiştir. Bu olay, ucu açık, süresi belirsiz bir yaygın adliye mekanizması zeminine oturtulmuştur. Birbiri ardına yeni yeni adımlar atılmaktadır. Hangi sonucu ortaya koyduğu, bir türlü kamuoyuna açıklanamamıştır. İddialar yapılıyor, kararlar yok. Bir boşluk var. Sanki ortaya atılan iddialardaki insanlar kendi başına bir amaca hizmet ediyor diye düşünülüyor. O iddiaların boş çıkması halinde de bunlar kamuoyunun dikkatinden kaçırılıyor. Sağlıksız bir tablo tabii. Bu tablo Türkiye'yi tahrip ediyor.''

''BURUN SÜRTME KAMPANYASI''

''Silahlı kuvvetler, bizim silahlı kuvvetlerimiz, yargı, bizim yargımızdır. Her kurumda sorunlar, sıkıntılar vardır ama burada yaşananların her kurumda ortaya çıkabilecek sorunların, sıkıntıların ele alınmasına yönelik iyi niyetli bir devlet olarak açıklanması maalesef mümkün değildir'' diye konuşan Baykal, şöyle devam eti:

''Sistematik bir tahrip, etkisizleştirme, yıldırma, burun sürtme kampanyası sürdürülmektedir. Şimdi bunun artık ilgili kurumlar tarafından da teşhis edilmeye başladığını görüyoruz. Bu tespitlerin yapılması gecikmiştir. Bu tespitin yapılması kendi başına çözümü ortaya koyacak mı? Bunu da göreceğiz. Bir yeni anlayışa ihtiyaç var. Köklü bir değişime ihtiyaç var. Bunu hep birlikte ortaya koyabilmeliyiz.''

''Bütün bu olanları Türkiye'nin önüne getiren yanlış bir yönetim anlayışının bulunduğunu ve Türkiye'nin kendi kendisiyle uğraştığını'' ifade eden Baykal, devlet kurumlarının birbirine düşürülmek istendiğini savundu.

''ALDATILMAYI REDDETMEK''

Bu sürecin devlet kurumlarının birbirine düştüğü için değil, bu işi yönlendirmesi gerekenlerin görevini yapmadığı, kurumları birbirine düşürmeyi öngördükleri, buna destek oldukları ve bunu himaye ettikleri için yaşandığı görüşünü dile getiren Baykal, şunları kaydetti:

''Şu anda kafalarda netleştirilmesi gereken önemli konulardan bir tanesi budur. Sayın Başbakan diyor ki 'Devlet kurumları arasında çatışma var...' Hayır, devlet kurumları arasında çatışma yok. Devlet kurumlarını birbiriyle çatıştıran bir anlayış var. Yanlış olan da bu anlayıştır. Artık bu konularda Türkiye aldatılmayı reddetmelidir. Bu gerçekleri açıkça ortaya koyabilmeliyiz. Bu saldırılara maruz kalan kurumlar başta olmak üzere, kamuoyumuz, toplumumuz bu yaşanan olayın arkasında neyin yattığını açıkça söyleyebilmelidir. Biz yıllardır bunları söylüyoruz.''

Bu sorunların ortadan kaldırılması için yeni bir döneme ihtiyaç bulunduğunu dile getiren Baykal, CHP'nin iktidara gelmesiyle bu yeni dönemin başlayacağını da sözlerine ekledi.

AA

Bu haber toplam 1124 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri