Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Baykal fotoğrafları neşretti

08 Eylül 2008 / 14:31
Baykal'dan karşı atak. Erdoğan'ın son açıklamalarına karşı CHP lideri, kameraların karşısına bir fotoğrafla çıktı.
CHP lideri Baykal'ın hedefinde Başbakan Erdoğan, Türk savcıları ber kısım medya vardı. Baykal kameraların karşısına geçti ve Deniz Feneri iddianamesinde Erdoğan'ın adının geçtiği bölümleri tekrarladı.
Baykal ayrıca Erdoğan'ın tanımıyorum dediği Mehmet Gürhan ile çekilmiş fotoğrafı basına gösterdi. Erdoğan'ın Doğan'a şantaj yaptığını ve bunun suçunun 1 yıl hapis cezası olduğunu savundu.

Deniz Feneri iddianamesi ile ilgili CHP lideri Deniz Baykal, parti genel merkezinde basın toplantısı düzenledi.

-Deniz Feneri yolsuzluğunu Alman yargı organları ortaya koydu. Türkiye'ye gönderilen paraların iktidara yakın televizyon kanalı için harcandığı savcılık tarafından ortaya konulmuştur.

-İnsanların dini duyguları istismar edilerek toplanan paralar siyasi amaçlar için kullanılmıştır. Sistemli bir suçtur. Bu gerçekleşmiştir. Olay Almanya'da gerçekleşmişir ama bir ayağı Türkiye'de.

-Türkiye'deki adli mekanizla etkin şekilde işlememiştir. Alman savcılığı resmi iddianameyi Türkçeye çevirmiştir. Kendi iddianamesinde soruşturma sürecinde siyasi etki edilmeye çalışılmıştır.

-Sanıklardan Mehmet Gürhan, Firdevs Şahin'den yardıma muhtaçlar için Başbakan Erdoğan'a verilmek üzere paraları aldığını tasdik etmiştir" deniliyor. Bu dünyanın her yerinde bomba haberdir. Gürhan parayı Başbakan'a vereceğini 7 kere doğruluyor.

-Başbakan dedi ki 'ben Gürhan'ı tanımıyorum' dedi. İki gazetemiz Evrensel ve Cumhuriyet, Başbakanla Gürhan'ın yan yana bulunduğunu gösteren fotoğraları yayınladı. Türkiye'de bu fotoğraf ana medyada niye yayınlanmıyor?

-İddia doğrudur ya da yanlıştır. Ama para toplanmıştır ve Başbakanın adının olaya karıştırıldığı açıktır. Acı verici olan iddialar karşısında Trük savcılarının adım atmamış olması üzüntü vericidir.

-Başbakan haklı olarak bu tablo karşısında telaşa kapıldı. Bunun yeterince haber yapılmaması sorgulanmalı.

-'Aydın Doğan'a bir hafta süre veriyorum' diyor. 'Bir haftada kendini toparla' diyor. 'Özlediğim yayıncılığı yaparsan bir şey olmaz' diyor.

Başbakana şantj yapmak yakışıyor mu? Şantajın cezası 1 yıldır. Gürhanla çekilmiş fotoğrafları 'basma' 'bak basmadın aferin' diyor. 'Niye atv'yi Sabah'ı aldım gerekli mesajları alamadı mı?' diyor

-Başbakan rafineri kurma girişimi ile ilgili olarak bir gruba nasıl destek olduğunu ilan ediyor.

-Bu tablo karşısında Başbakan işin esasıyla ilgili net açıklamalar yapmalıdır. Başbakan mehmet Gürhan'ı tanıyor mudur tanımıyor mudur? Para Gürhan'dan geldi mi gelmedi mi? Para Başbakanlığa geldi ki gelmedi mi?

-Rafeneri işinde Aydın Doğan'ın girişimini reddedip Putin ve Berlusconi'nin adını kullandı mı? Başbakan'ın demokratik kültürü özümsemesi sağlanmalıdır. Olay basit bir itiş kakış olayı değil yolsuzluğun örtbasıdır.

-Türkiye'nin sindirilmesine sessiz kalamayız. Meclis'in açılışıyla birlikte konuyu gündeme getireceğiz. Ona teslim mi olacağız?

-Yandaş gazetecilerin rahatsız olduğunu görüyorum. Kimse de bu olayı iktidar ile medya grubu arasındaki kavga olarak görmesin. Kimse Bu falan medya grubunun meselesi değildir demesin. Olay demokrasi yolsuzlukla mücadele ve basın özgürlüğü olayıdır.

-Şemdinli'de iddianameyi hazırlayan savcı meslekten atıldı. Bakalım bu savcı ne olacak? Çete boyutu var. Siyasi sindirme var. O iddianamede ipe sapa gelmez sözler manşet oldu. Niye bu Almanya'daki iddianame yer almıyor da bir kısım medyada Erdoğan'ın cevabı veriliyor?

-RTÜK'ün her türlü kuşkudan uzak olması beklenir.

-Kemal Kılıçdaroğlu arkadaşımız yarın Almanya'dakmi duruşmayı izleyecek. Medya yeterince ilgilenmiyor. Ama biz telafi edeceğiz.

-Ben olayı Aydın Doğan'ın gazetelerinden öğrendim demedim.
Kaynak:
Bu haber toplam 1006 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri