Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Baykal: Tütünde Kotayı Kaldıracağız

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Deniz Baykal, Tütündeki Kotayı Kaldıracaklarını Söyledi.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Deniz Baykal, tütündeki kotayı kaldıracaklarını söyledi.

Baykal, partisinin Adıyaman'da düzenlediği mitingde yaptığı konuşmada, ilde çiftçiliğin bitme noktasına geldiği belirterek, bir an önce sulama projelerinin hayata geçirilerek verimli arazilerin üretime kazandırılması gerektiğini vurguladı.

Başbakan'ın, geçen seçimlerde tütündeki kotanın 400 kiloya çıkarılacağı sözü vermesine rağmen kotanın 200 kiloya indirildiğini kaydeden Baykal, "N'oldu o kota? 200'den 400'e çıkamadan yasak haline gelmeye başladı. 2010'da hepten yasaklanacak. Böyle bir şey olabilir mi? Bir başbakan, bu kentin en önemli geçim kaynağının kurutulmasına nasıl sessiz kalabilir?" diye konuştu.

Gerekli sulama kanalları tamamlanana kadar, sulamayla ilgili bir sorun kalmayana kadar, tütün ekimini serbest bırakacakları sözünü veren Baykal, "Bunun sözünü veriyorum. Nedir bunların tütünle alıp veremediği nedir? Bunu yasaklama getirmeye ne gerek var. 5 milyar cezaya kadar vermenin ne anlamı var. Esrar mı yetiştiriliyor, eroin mi yetiştiriliyor? Baskılarla yasaklanan Afyon'da haşhaş ekimini serbest bırakacağız demiştik bunu başardık. Şimdi de Adıyaman'da tütün ekimini serbest bırakacağız. Tütün öyle bir şey ki, sadece çiftçiler değil, işleme fabrikasında çalışan işçiler için de önemli. Tekel de kapanmak üzere. Bin 500 işçi 700'e indirildi. Şimdi de bu işçiler sosyal haklarından mahrum bırakılarak 4 C statüsünün içene sokulacak. Bir süre sonra da kapının önüne bırakılacak. Derhal 700 işçiyi 4C statüsüne geçirmeden onları başka kurumlara transfer edin, onların hak, hukuklarını güvence altına alın." şeklinde konuştu.

Hükümetin yeşil kart vermekle övündüğünü ifada eden Baykal, bunun övünülecek tarafının olmadığının altını çizerek şöyle devam etti: "Yeşil kart veriyoruz diyor ya, bununla övünmek iktidarın görevi değil. İktidarın görevi iş vermektir. 645 bin kişi işsiz kaldı bir yılda. Kasım ayı itibarıyla yatırımlar bitti, fabrikalar kapanmaya, işçi çıkarmaya başladı. Büyüme bitti, küçülme başladı. Bundan sonra işsizlik daha büyük dert olacaktır. İşsiz kalmak bir ailenin başına gelecek en büyük felakettir. 654 bin aile demek, 3 milyon insan demek. Bunlar bir yılda ekmeğinden oldu. Buna çözüm bulmak gerek. Başbakan geziyor, dolaşıyor, çiftçinin derdini, işsizin işsizliğini, esnafın sıkıntısını, emeklinin derdini konuşuyor mu? Varsa yoksa CHP, medya. Tutturmuş bizle uğraşıyor. Sen işine bak. Senin görevin milletin sıkıntılarına çare bulmak. Benimle sıkıntın varsa, bir şikayetin varsa meydanlarda devletin bütün güvenlik gücünü ortaya yığarak, binaların tepesine keskin nişancılar koyarak, askerle, polisle buraya taşıdığın kalabalığı önünde benim aleyhime konuşma. Kendine güveniyorsan çık karşıma, televizyondan konuşalım. Kendine güveniyorsan çık karşıma."

Başbakan'ın kendisini meydanlara çağırdığını hatırlatan Baykal, "Beni meydanlara çağırmıştı, koştum geldim. İşte Adıyaman, işte CHP! Benim aleyhimde söyleyecek lafın varsa karşıma çık. Dünyanın her yerinde bunun usulü var. Ekrana çıkarız, tarafsız gazeteciler sorar, vatandaş izler. Sen sor, cevaplayayım. Sonra ben sorayım, sen cevap ver. Halkı inandırabiliyorsan inandır. Kaçıyor. TC Başbakanı kaçar mı? 'Meydana gel' diyor. Geldik ne oldu. Sen kendi meydanında konuyorsun, ben de kendi meydanımda. Böyle olmaz. Birlikte televizyonda konuşalım. Vatandaş hükmünü versin ben razıyım sende razı mısın?" biçiminde konuştu.

Başbakan'ın verdiği sözleri tutmadığını dile getiren Baykal, "Adıyaman'a verdiği sözleri tuttu mu? Önce bir defa 'kotayı kaldıracağım' dedi, kaldırmak bir yana tütünü bitirdi. Önceki seçimlerde bu meydanlarda 'köprü yapacağım' dedi. Dört yıl sonra unuttu. Sonra 'ne köprüsü benim haberim yok' diyor. Adıyaman, 4 milletvekili gönderdi onların işi ne. Geçen seçimlerde ona söyle demişler o da dudağıyla söylemiş, yüreğiyle değil, beyniyle değil. Şimdi hatırlatılınca hatırlamıyorum diyor. İktidarın manzarası Adıyaman'dan bakıldığında en güzel şekilde gözüküyor." ifadelerini kullandı.

Seçimlerin, halkın sorunlarının dile getirilmesi için yapıldığını aktaran Baykal, şunları söyledi: "Seçimler neden yapılır, anlamı ne? Kuru gürültü yapmak için, karşılıkla bir birine suçlamalarda bulunmak için mi var seçimler? Vatandaşın sorununu dile getirmek için var. Ben onun için buradayım Adıyaman'ı hatırlatmak için buradayım. İki önemli konu var. Birincisi geçim sıkıntısı. Hayat pahalı ve insanlar geçim sıkıntısıyla karşı karşıya. İkinci temel konu yolsuzluklar. Ülkede yolsuzluk var mı? Adıyaman'da var mı? Cumhuriyet tarihinin en şiddetli yolsuzluğu yaşanıyor. Gelmiş, geçmiş hiçbir hükümet döneminde yaşanmamış yolsuzluklar var. Bir ülkede yolsuzluk olabilir, ama iktidar üzerine gider ve önlemeye çalışır. Hükümet mücadele der. İktidar bırakın yolsuzluklarla mücadele etmeyi, kolu kanadı altına almış. Yolsuzluk denince insanın aklına devletin imkanlarını alıp götürenler geliyor. Şimdi şirketleşmiş yolsuzluk yapılıyor. Yolsuzluk için şirketler, dernekler kuruluyor. Bunların genel müdürü, personeli, başkanı var, ne için yolsuzluk için. Şimdi yolsuzluk için teşkilat kuruluyor. Mevzuata uygun yolsuzluk yapıyorlar. "



(CİHAN)
Bu haber toplam 1048 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri