Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Baykal'dan Mavi Marmara bombası!

15.06.2010 10:43
Deniz Baykal, Arena programına katılarak Uğur Dündar’ın gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.

CHP eski Genel Başkanı Deniz Baykal, dün Star televizyonunda yayınlanan “Arena” programına katılarak Uğur Dündar’ın gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.

Baykal’ın açıklamaları özetle şöyle:

* EKSEN KAYMASI YOK Türkiye’nin Arap ve Müslüman ülkelerle ilişkilerinin çok ileriye götürülmesi gerektiğini her zaman söylüyorum. Bunu eksen kayması olarak kabul etmem, karşı çıkarım. Türkiye’nin İslam Kalkınma Bankası üyeliği ve işbirliği anlaşmasının altında Baykal’ın imzası var. O zaman da bize suçlamalar yapıldı, bu kırılmadır diye. Ne kırılması. Türkiye’nin dış politikada yeni arayışlara yönelmekte olduğu açıktır. Yanlış bir şey yoktur bunda. Önemli olan bunun sağlam verilere dayanması.

* MİT İŞİN İÇİNDE Gazze’de yaşanan trajik olaylar tahammül edilen bir manzara değil. Dünya İsrail’in ablukasına tepkili. Türkiye’nin de bunun karşısında fiilen olaya müdahil olması çok önemlidir. Haftalar öncesinden belli bir medya tarafından çok önemli gelişmeler olabilir, sorunlar çıkabilir dendiği göründü. Bu ayarlanmıştır, oluşturulmuştur. Bu olaylara insanımızın tepkisi doğaldır. Ben bundan mutluluk duydum. Gazze’ye Türk insanının sahip çıkmasını göğsüm kabararak izliyorum. Efendim HAMAS’ın adamları... Olsun... Ama bir hükümet bu duygularla harket edemez. Ciddi olmak lazım. Hükümet organize etmiştir bunu. MİT de bunun içindedir. İşin içindeler ama değilmiş gibi görünüyorlar. Risk olduğunu görüyorlar, milletvekilleri katılsın, katılmasın tartışması... Gemi Antalya’dan çıktı, Başbakan Yardımcısı “Mısır’a gidecekti” diyor, Ulaştırma Bakanı başka şey diyor. Bakın, Güney Kıbrıs izin vermedi. İsrail’in yanlışına devlet olarak karşı çıkarsan bu olmaz. Fettullah Gülen, İsrail’den izin alınmalı diyor. Niye diyor, bunun için diyor. Onu göze aldınız mı çok daha ileri noktalara gitmeniz gerekir. 9 kişinin öldürülmesi cinayettir. Buna göz yuman hükümet sorumludur. Hükümetin hiç rolü olmasa da bu 9 insanın hesabını sorması gerekmez mi? Nutuk atıyorsun.. Bu ağır bir yenilgidir. Bu olay siyaseti ile faciadır, uygulamasıyla faciadır. Hükümet eziktir, bu eziklik duygusu en ileri hakaretleri yapmaya neden oluyor. BM’de kınama kararı bile alamadık. Karar olarak Başbakanlık bildirisi çıktı. Dünya bizim arkamızda durmadı. Bu Türkiye’de yazılmıyor diye kimse böyle zannetmesin.

* MACERA ARAYIŞI

Bir hükümet zayıflamaya başlayınca en tehlikeli duruma gelir, macera arayışı, bir kestirme yolla bu sıkıntıdan çıkma arayışı... Bu iktidarlara olmadık işler yaptırır. Bu tehlikeli sonuçlar doğurur. İç politikadaki hataları telafi etmek için dış politika kartı oynanıyor. Ben bu çabaları hükümetin içine düştüğü perişan hali gizlemeye çalışmak olarak görüyorum.

* BAYKAL’IN BAŞINA NELER GELDİ

(Bülent Arınç’ın “Kılıçdaroğlu çok konuşmasın, çok konuşan Baykal’ın başına neler geldi” sözleri üzerine) Bu değerlendirme siyasi hayatımızda gereken şekilde irdelenemedi. Bunun altında itiraf ve tehdit yatıyor. İtiraf, Baykal’ın başına çok konuştuğu için çorap ördük itirafıdır. Benim için sürpriz değildir. Yaşanan olaylarda hükümetin ağır sorumluluk taşıdığı kanısındayım. Kemal Bey’e yönelik de bir tehdit var. Ama bunu ciddiye alması hiçbir şekilde söz konusu olamaz. Bunlar AKP’nin içine girdiği durumun sonuçlarıdır. CHP buna teslim olmaz, olmayacaktır.

* TSK, CHP’NİN ARKA BAHÇESİ

(Arınç’ın ‘TSK artık CHP’nin arka bahçesi değil’ sözleri için) TSK hiçbir zaman CHP’nin arka bahçesi olmamıştır. CHP’-nin hiçbir zaman böyle bir bekleyişi olmamıştır. Yakışıksız. TSK’ya zarar veren demokrasiye zarar veren haksız ithamlardır. CHP siyasetini bir an bile TSK ile birlikte götürme anlayışı içinde olmamıştır. İlişkilerimiz gayet mesafeli olmuştur.

* 118 ŞEHİT VERDİK

Açılım başladığından beri 118 şehit verildi. Başbakan “Zamanlamaya dikkat edin” diyor. “Anayasa değişikliği için referandum sürecinde terörü arttırıyorlar” diyor. Bu kadar saptırma olur. Açılım politikası ile anaların gözyaşı dinecek değil miydi? Kürt kökenli vatandaşların sıkıntılarını çözecek bir açılım yapılması gerektiğini biz söyledik. Onlar sorunu PKK ile çözmeye kalktılar. Süreler önerdiler, anayasa değişikliği için tavizler verdiler. Onlara seslendi “Beni anlayın” dedi, ama onların anlamaya niyeti olmadığı görüldü.


 

Bu haber toplam 1262 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri