Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Belçika'da başörtü manifestosu

29.09.2009 14:55
Belçika'da aralarında eski başbakanların da bulunduğu 50'ye yakın entelektüel, yayımladıkları ortak bildiriyle, devlet okullarında uygulamaya konulan başörtüsü yasağına tepki gösterdi.
Vedat Denizli'nin haberi:

Toplumun önde gelen siyasetçi, akademisyen, gazeteci ve sivil örgüt temsilcilerinin imza attığı bildiride, Müslümanların muhatap alınmasının kesin şart olduğuna vurgu yapıldı. Gent Üniversitesi'nden Patrick Loobuyck'nin kaleme aldığı 'Saygıya Davet' başlıklı manifestoda "Artan endişeler üzerine geçtiğimiz haftalardaki başörtüsü tartışmasını takip ettik. Gelinen noktada toplumun aldığı yaralardan dolayı üzgünüz." denildi. İslamiyet'in ülkenin ayrılmaz bir unsuru olduğunun kabul edilmesi çağrısında bulunuldu.
Bildiriye imza atanlardan ilk göze çarpan isim eski başbakanlardan ve halen AP Milletvekili Jean-Luc Dehaene oldu. Eski Limburg Valisi Steve Steavart, uzun süre Gent'te belediye başkanlığı yapan Frank Beke, ünlü siyaset bilimci Prof. Carl Devos, yine aynı üniversiteden Prof. Dries Lesage, akademik yılın açılışında yaptığı başörtülü kızlara destek çağrısı ise dikkatleri toplayan Anvers Bölgesi Yüksek Eğitim Kurumları Birliği Başkanı Porf. Walter Nonneman da imzacılar arasında bulunuyor.

Aşırılığa karşı mücadele edilirken aşırıların güçlendirildiğine dikkat çekilen bildiride Türkiye ve Fransa'daki yasakların emsal gösterilmesi de eleştirildi. 1831 yılında kabul edilen Belçika anayasası hâlâ dünyanın en liberal metinlerinden biri olarak kabul ediliyor. Din ve vicdan hürriyetini teminat altına alan 1831 Belçika Anayasası, Türkiye'nin ilk anayasa metni olan 1876 tarihli Kanuni Esasi'nin örnek aldığı anayasalarından oldu. Belçika İslam'ı 1974'te resmi din olarak kabul etti.

BAŞÖRTÜSÜ YASAĞI TOPLU CEZALANDIRMADIR

Yasakların kuraldan ziyade istisna olması gerektiğini vurgulayan bildiride şöyle denildi: "İçinde bulunduğumuz durum ise; haksız bir şekilde toplu cezalandırmaktır. Sıkça dile getirilen ve onaylanamayacak olan başörtüsü takmak için var olduğu iddia edilen sosyal baskı artık takmamak için sistem baskısına dönüşmüştür. Biz Flaman Devlet Okulları ve Anvers'teki Okullar Birliği'ni aldıkları kararları yeniden gözden geçirmeye davet ediyor, sürecin yeniden öğrenci, veli ve sivil toplum örgüt temsilcileriyle masaya yatırılması çağrısında bulunuyoruz."

'Müzakereler birbirimizle yapılmalı, birbirimiz hakkında değil.'' denilen açıklamada ''İnsan hakları, demokratik hukuk devleti, kadın erkek eşitliği ve fikir özgürlüğü gibi temel hak ve özgürlüklerin yanında İslam'ın da toplumsal hayatımızda yerinin iyi tespit edilmesi gerekiyor. İslamiyet öyle ya da böyle toplumumuzun bir parçası olarak kalacak. Göç ve çok kültürlülüğün zorlu bir süreç olduğunun farkındayız. Fakat bununla birlikte köprüler oluşturmalıyız. Müslümanlar arasındaki 'birlikte yaşam'ı destekleyen her düşünceye sahip çıkılması gerektiğine inanıyoruz. Tüm inananları haksız bir şekilde karalama yerine muhataplarımızı özenle seçmeliyiz. İslam içindeki radikalleşme dahil birçok konu masaya yatırılabilmeli.'' denildi.

Bildiri şu tavsiye ile neticeleniyor: ''Belçika'daki başörtüsü yasağı uygulamasında sadece kaybeden taraflar olacak. İnsanların devlete ve birlikte yaşama dair inançları sarsıldı. Bunun asla tekrar yaşanmaması gerekiyor. Siyasilerden güçlü bir şekilde Müslümanların bu toplumun bir parçası oldukları ve öyle de kalacaklarına dair sinyal vermelerini bekliyoruz. Çoğulcu bir yapıya sahip toplumumuzda ve globalleşen bir dünyada en faydalı yolun bu olduğuna inanıyoruz.''
Zaman
Bu haber toplam 1184 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri