Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Bildiri hakkında ilk yorumlar

22 Mayıs 2008 / 08:50
Kritik davaların görüldüğü süreçte Yargıtay'dan sert çıkış.

Anayasa Mahkemesi'nin önünde iki önemli dosya var: "Üniversitelerde başörtüsü serbestliği öngören anayasa değişikliğinin iptal talebi ve AK Parti'ye açılan kapatma davası." Mahkeme bu davaları görüşürken Yargıtay, hükümeti hedef alan bir bildiri yayımladı. Açıklamaya, hukukçular tepkili.

Anayasa Mahkemesi, başörtüsü düzenlemesi ve AK Parti'ye açılan kapatma davasını görüşürken Yargıtay, dün sert bir açıklama yaptı. Yargıtay Başkanlar Kurulu, üniversitelerde başörtüsü serbestliğini öngören düzenlemeye tepki gösterirken, 'yargı reformu'na karşı çıktı. Yeni anayasa çalışmalarını ağır bir dille eleştirdi; AK Parti'ye kapatma davası açan başsavcıya sahip çıktı. Hükümet ise 'yandaş bir yargı kurumu' oluşturmaya çalışmakla suçlandı.

Açıklamada gündemde olmayan birçok konuya temas edildi. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya'ya yöneltilen eleştirilere sert tepki gösterildi. Başsavcı'nın toplumun husumet ve tepkisine muhatap kılındığı belirtildi. Prof. Dr. Ergun Özbudun başkanlığındaki Bilim Kurulu tarafından hazırlanan anayasa taslağı da hedef alındı. Anayasaların geniş bir toplumsal mutabakatla hazırlanması gerektiği kaydedilirken hükümetin, bunu göz ardı ederek gerilime sebep olduğu savunuldu. AB süreci çerçevesinde hazırlanan yargı reformu projesinin amacının ise 'yürütmeye yandaş, onu koruyup kollayan ve onun tarafından denetlenen bir yargı' olduğu iddia edildi.

Yargıtay, bildirinin 'Cumhuriyetin temel niteliklerinin tartışmalara ve yeni tanımlamalara konu edilmesinden ve yargıya yönelik sistemli saldırıların ivme kazanmasından duyulan kaygıyla' hazırlandığını öne sürdü. Açıklamada, Anayasa Mahkemesi'nin her tür etkiden uzak biçimde yargı yetkisiyle baş başa bırakılması gerektiğine dikkat çekildi. Ancak AK Parti'nin iddianameye karşı kendi kanıtları ve gerekçeleriyle iddiaları çürütmek yerine, "dilediği her şeyi yapabilme yetkisini halktan aldığı" gibi şaşırtıcı bir inançla hareket ettiği ifade edildi. Açıklamada, şu görüşler yer aldı: "Yargıyı ve mensuplarını halka şikâyet ederek, hedef göstererek, hatta yabancı kişi ve kuruluşların yardım ve katkılarını sağlayarak, Türk yargısını etkileme niyet ve gayretine girmek suretiyle, açılan kapatma davasında lehe sonuç alma heves ve yöntemleri sıklıkla denenir olmuştur."

Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin: Siyasî bir açıklama, mantığını anlamıyorum
Böyle bir açıklama yapmayı gerektiren bir olgu ortada yokken, açıklama yapmanın mantığını anlayamıyorum. Bu bildiri tam 'dam üstünde saksağan' olmuştur. Adalet Bakanı olarak, yargı mensuplarına derin bir saygım var. Ancak zaman zaman yapılan bu tür bildirileri biraz da siyasî amaçlı olarak değerlendirdiğimi belirtmek istiyorum. Yeni anayasa taslağı çalışmaları devam edecektir. Yargı reformu projesi taslaktır ve 5 yıllık bir yol haritasıdır. Geri çekilmeyecektir. Zamanla tartışılarak, uzlaşılarak içi doldurulacak.

Hukukçular Birliği Vakfı Başkanı Sinan Kılıçkaya: Bildirinin hedefi Anayasa Mahkemesi
Hukukî olmaktan çok siyasî içeriklidir. Meclis'in anayasa ve yasalarda yaptığı değişikliği eleştirir konuma gelen yargı, kendini yasamanın üzerinde görmeye başlamıştır. Yargı reformu yasal düzenlemelerle yapılır. Bu yetki ve görev de tabii ki TBMM'ye aittir. Bu bildiri yasamaya bir çeşit müdahale niteliğindedir. Bu açıklamanın amacı Anayasa Mahkemesi'ni etkilemektir.

Eski Cumhuriyet Savcısı Ahmet Gündel: Hukuk açısından talihsizlik
Anayasa değişikliğine yüksek yargı organı neden karşı çıkar bunu anlamak mümkün değil. İhtilal ürünü olan bir anayasanın kökten değiştirilmesi çabaları kamuoyunun önünde yapılıyor. Hukuk ve demokrasi adına talihsiz bir açıklama. Bu ülkenin reforma ihtiyacı var.

Eski İstanbul Barosu Başkanı Yücel Sayman: İddianameyi eleştirmek herkesin hakkı
Yargıcın hazırladığı iddianameye yapılan eleştirileri yargıyı etkilemek olarak görmek doğru değil. Bir savcı kapatma davası açtığı zaman iddianamede ileri sürülen görüşleri ve verileri değerlendirmek herkesin hakkı. Yargı meşruiyet kaynağını ulustan alıyor. Görüş bildirmeyi eleştirmeyi engelleyen bir yasak yok. Yargıyı etkilemek, yargıçların görüşünü özgürce oluşturmasını engelleyecek ortam oluşturmak ile olur. Görüş bildirme ile yargı etkilenmez.

Doç. Dr. Mustafa Şentop: İhsas-ı rey yaptılar
Yargıtay Kanunu'nun 17. maddesine göre, Başkanlar Kurulu'nun görevleri, 'daireler arasındaki ihtilafları karara bağlamak, görev taksimlerini sağlamak, disiplinle ilgili işlemleri yapmak'tır. Kurulun, Yargıtay adına görüş açıklama, Yargıtay'ı temsil yetkisi yok. Çünkü burada bahsettiği bazı görüşler Yargıtay'ın önüne gelecek. Bu, ihsas-ı reydir.

Doç. Dr. Adnan Küçük: Yargıtay'a hiç yakışmadı
Hükümete yönelik bu eleştiri bombardımanı maalesef Yargıtay'ın bağımsız kimliği ile bağdaşmadı. Yargıtay, bir tarafa yürütmeyi koyarak ona rakip bir güçmüş gibi bir açıklama yaptı. Muhalefet partilerinin yaptığı gerilim politikalarına hiç değinmeksizin her olumsuzluktan salt hükümeti sorumlu tutmak, 'yargının tarafsızlığı' ilkesi ile bağdaşmaz.

Kaynak:
Bu haber toplam 698 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri