Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Bir Hafta da Çok Sayıda Bebek Öldü

04 Ağustos 2008 / 09:31
Ankara'daki Dr. Zekai Tahir Burak Kadın Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin doğumevindeki 27 bebeğin hastane enfeksiyonu nedeniyle öldüğü iddia edildi.
Doğumevinde son günlerde meydana gelen bebek ölümleri endişe yarattı.

Ankara'da 80 yıldır hizmet veren Dr. Zekai Tahir Burak Kadın Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin doğumevinde 31 Temmuz-2 Ağustos tarihleri arasında 27 bebeğin öldüğü belirtildi.
KESK'e bağlı Sağlık Emekçileri Sendikası (SES) Başkanı Bedriye Yorgun, bebeklerin üç günde öldüğünü, hastane enfeksiyonu riskinin olabileceğini iddia etti. Başhekim Operatör Dr. Leyla Mollamahmutoğlu ise 27 bebeğin son iki haftada hayatını kaybettiğini kaydederek, ölümlerin bebeklerin prematüre olmasından kaynaklandığını söyledi.
Hastanenin doğumevinde yaşanan bebek ölümleri, hastane yetkililerinin yalanlamalarına rağmen hastane enfeksiyonu şüphesini gündeme getirdi.

İki hafta değil üç gün

Hastane yetkililerinin son iki haftada 27 bebeğin hayatını kaybettiğini açıklamasına karşın, Milliyet'e konuşan SES Başkanı Yorgun ölümlerin 31 Temmuz-2 Ağustos tarihleri arasında meydana geldiğini, son bir ayda ise 42 bebeğin yaşamını yitirdiğini belirtti.
Hastanedeki teknik yetersizlikler nedeniyle bir kuvöze iki-üç bebeğin konulduğunu söyleyen Yorgun, tadilat yüzünden taşınan doğumhanenin ise her türlü enfeksiyona açık olduğunu savundu. Yorgun, fiziksel koşulları nedeniyle ameliyathane dahil tüm servislerde hastane enfeksiyonunun yayılmış olabileceğini ileri sürdü.

Belge imzalatılıyor

Hastanede önlem almak yerine, hasta sahiplerine koşulları kendi rızaları ile kabul ettiklerine dair bir belge imzalatıldığını kaydeden Yorgun, bu durumun hekimlik anlayışına uymadığını ifade etti.
Başhekim Mollamahmutoğlu ve Yenidoğan Ünitesi Klinik Şefi Prof. Dr. Uğur Dilmen'in 27 bebeğin ölümüne ilişkin sonuçlarda hastane enfeksiyonuna rastlanmadığını açıklamasına karşın, ölümleri düşündürücü bulan Yorgun, Sağlık Bakanlığı'nın bir heyet görevlendirmesini talep etti.

'Enfeksiyon yok'

İddialarla ilgili basın toplantısı düzenleyen Mollamahmutoğlu, prematüre 27 bebeğin yaşamını yitirdiğini ve bunların hiçbirinin hastane enfeksiyonundan kaynaklanmadığını bildirdi. Mollamahmutoğlu, hastanenin hiçbir bölümünde hastane enfeksiyonunun söz konusu olmadığını savundu. Dilmen de bebeklerden alınan kültür örneklerinin sonuçlarının, söz konusu ölümlere hastane enfeksiyonunun etken olmadığını gösterdiğini söyledi.
Ölümlerde hastanenin hiçbir ihmalinin bulunmadığını savunan Dilmen, tüm birimlerde her türlü tedbirin alındığını ve sağlık çalışanlarının titizlikle görev yaptıklarını kaydetti.
Son bir ay içinde servise kabul edilen 504 bebekten 42'sinin öldüğünü doğrulayan Dilmen, ölen bebeklerin dosyalarının kaçırıldığı iddialarını ise yalanladı.

Ölenlerin 16'sı prematüre

Dilmen, son bir ay içinde hastanede yaşamını yitiren bebeklerin ölüm nedenlerini şöyle sıraladı:
“16'sı prematüre, çoğul gebelik, tüp bebek yöntemi ile dünyaya gelen, 8'i geç yeni doğan sepsisi, 6'sı nekrotizon entrekolit, 5'i erken neonatal sepsis, 4'ü doğumsal sakatlık, 3'ü doğumsal kalp, 2'si purmonal hipertansiyon, 2'si doğum sırasında oksijen yetmezliği ve biri de diyafromal fıtık nedeniyle hayatlarını kaybetmişlerdir.”

Sendika ısrarlı

Sendikanın Ankara Şube Başkanı İbrahim Kara, Hürriyet'e yaptığı açıklamada şunları söyledi: "Doğumdan sonra da erken doğan prematüre bebekler kuvöze alınıyor. Normalde bir kuvözde bir bebeğin yatması gerekirken, burada bir kuvöze üç bebek yatırılıyor. Bu durumda bir bebeğin enfeksiyon kapması, enfeksiyonun bu kuvözdeki diğer çocuklara da bulaşması anlamına geliyor. Bu da riski ve kayıpları artırıyor. Hastane Başhekimi ve yönetimi 'bu kadar ölüm doğal' diyor. Önceki yıl 170-180 bebek kaybedilirken, bu yıl sadece Temmuz ayında 49 bebek, 31 Temmuz ile 02 Ağustos arasında 27 bebek kaybedildi. Bunun neresi doğal?"

Hastanede 20 bebeğe 1 hemşire bakıyor iddiası

Hastaneden bir hemşire ise bilimsel ve tıbbi ölçülere göre bir hemşirenin 5-10 bebeğe bakması gerekirken, bu rakamın 20'nin üzerinde bebeğe çıktığını belirterek, "Bu durumda doğal olarak kalite düşüyor" dedi. Başhekimin ölümlerin 1500 gramın altında doğan çocuklarla ilgili olduğu ve bunun doğal sayılması gerektiği yönündeki savunmasının da gerçeği yansıtmadığı belirten hemşire, "1-3 üç ay önce de 1500 gramın altında doğumlar oluyordu ve bu bebekler yaşatılıyordu" dedi. Bu arada, 1 Ağustos Cuma günü, 27 gündür hastanenin yeni doğan yoğun bakım ünitesinde tedavi gören bebeğini kaybeden H.B. hastane yönetimine tepki gösterdi. H.B "Perşembe günü geldiğimde, hastanede her şey normaldi; ancak Cuma günü geldiğimde ortalık karışıktı, panik vardı. Sekreterlerden bazıları ağlıyordu. Yeni doğan odası karışıktı. Hemşire bizi orada görünce sinirlendi" diye konuştu.

Aile: Yetkililer 'enfeksiyon şüphesi var' dedi

Hüseyin ve Döndü Boyraz çiftinin 6 Temmuz'da prematüre dünyaya gelen bebekleri, doğumevinde hayatını kaybeden 27 bebekten biri. Aile, ünite doktorlarının kendilerine “Bebeğiniz iyiye gidiyor, ama enfeksiyondan şüpheleniyoruz” dediğini iddia etti.
Çankaya'da oturan Hüseyin ve Döndü Boyraz çiftinin ikinci bebekleri, Dr. Zekai Tahir Burak Kadın Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde 1 kilo 50 gram olarak dünyaya geldi. Hemen yoğun bakıma alınan bebeğin ağırlığı 950 grama kadar düştü. Ağabey Özmen Boyraz (20), anne ve babasının kardeşine “yaşama direndiği” için Diren Deniz ismini vermeye hazırlandığını söyledi. Kardeşinin ölümünü 1 Ağustos'ta nüfus cüzdanı için nüfus müdürlüğüne giderken öğrendiğini belirten Özmen Boyraz, doktorların babası Hüseyin Boyraz'a iki gün önce “Bebeğiniz iyiye gidiyor, ama enfeksiyondan şüpheleniyoruz” dediklerini aktardı.
Kuvözde iki bebek vardı
Kaybettiği kardeşinin, diğer pek çok bebek gibi kuvözünü bir başka bebekle paylaştığını anlatan Boyraz, yoğun bakım ünitesine sadece anne ve babaların alınmasına rağmen gerekli dezenfeksiyonun yapılmadığını söyledi. Üniteye girenlerin sadece ellerinin dezenfekte edildiğini ifade eden Boyraz, önlük ve galoş kullanılmadığını da öne sürdü. Kardeşinin kanında 21 Temmuz günü mikrop bulunduğunu da ifade eden Boyraz, sorumluların bulunmasını istedi.

Hastayı ölüme götürebiliyor

Hastanelerdeki hijyen eksikliği, yoğunluk, havalandırma sisteminin iyi olmaması, yoğun ve uygunsuz antibiyotik kullanımı hastane enfeksiyonu nedenlerinin başında geliyor. Ayrıca hastayı yaşatmak için başvurulan küçük cerrahi girişimler, ameliyatlar ve yoğun bakımda solunum cihazına bağlanma gibi tedaviler hastane enfeksiyonuna yakalanma riskini artırıyor. Hastanede bulunan bakteriler ve mantarlar yaraya bulaşıp kana karışıyor. Hastayı birkaç gün içerisinde ölüme götürebiliyor.

Kaynak:
Bu haber toplam 1046 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri