Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

"Bizim kızımız baleye diskoya gitmiyor

05 Ağustos 2008 / 07:22
"Köpük banyosunda ölmüyor" Konya'da çöken yurtta yaralanan kızın babasından medyaya tepki
Konya'nın Taşkent ilçesine bağlı Balcılar Beldesi'nde yurt binasının çökmesi sonucu yaralananlar arasında bulunan Fatma Göktaş taburcu edildi. AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, enkazdan çıkarıldıktan sonra olay yerinden askeri helikopterle Selçuk Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Hastanesine getirilen Fatma Göktaş'ın (19) tedavisi tamamlandı. Göktaş, ailesinin desteğiyle taburcu edilerek hastaneden ayrıldı. Yaralılardan Dr. Faruk Sükan Doğum ve Çocuk Hastanesindeki Dilek Türken, Zeynep Büşra Demirbaş, Teslime Akça, Asude Akçadede, Meram Eğitim ve Araştırma Hastanesindeki, Seher Sümer, Zehra Parlatıcı, Tuğba Güllü, Konya Numune Hastanesindeki Meryem Özbağrıaçık, Zübeyde Kulu, Meryem Semerci, Zahide Kambur, Semra Kambur ve Tuğba Özçömlekçi, Meram Tıp Fakültesi Hastanesindeki Şerife Atayer, Büşra Güneş, Cennet Tatmaz, Ayşe Semerci, Zehra Uysal, Emine Dağtekin, Esmanur Durmuş'un tedavilerinin devam ettiği ve sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenildi. Yetkililer, pazartesi gününden itibaren bazı yaralı öğrencilerin taburcu edilebileceğini bildirdi.

-YARALI ÖĞRENCİ ŞERİFE ATAYER'İN BABASI-

Selçuk Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Hastanesinde tedavisi devam eden Şerife Atayer'in (12) babası Ahmet Atayer (48), hastane önünde gazetecilere yaptığı açıklamada, yurt hocaları, yöneticiler ve binayı yapan müteahhitte ihmal bulunmadığını, ihmalin gaz kaçağı olduğunda önceden uyarı veren cihazı yerleştirmeyenlerde olduğunu ileri sürdü. Maliyeti çok düşük cihazın bulundurulmamasının, yaşanan acı olayda çok sayıda öğrencinin ölmesine ve yaralanmasına neden olduğunu belirten Atayer, ''18 çocuğa değer miydi? Gaz kaçağını bildiren bir cihazın maliyeti ne kadar?. Bu sorgulanmalı'' dedi. ''Bizim çocuklarımız baleye gitmiyor, diskoya bara gitmiyor, köpük banyosunda ölmüyor, bazı medya grupları neden çok abartıyor aklım almıyor'' diyen Atayer, şöyle konuştu: ''Çocuklar dil bilgisinden, yabancı dilden (Arapça, İngilizce) mahrum kalmaması için yurda gidiyor. Ben de çocuğumu bu amaçla gönderdim. Yaralı babası olarak şikayetim yok. Benim çocuğum kayıt olmak için yurda gitti. Akşam geç saatler olduğu için o gece yurtta kaldı. Zaman zaman burada kalıyordu. Burada ölenler şehit, kalanlar ise gazidir.'' Binanın çökmesi sonucu büyük kızı Huriye Durmuş'u (14) kaybeden, küçük kızı Esra Durmuş ise yaralanan acılı baba Abdullah Durmuş, AA muhabirine, yaptığı açıklamada evlat acısını çok kötü bir şey olduğunu, kızlarını kaybettikleri için büyük üzüntü içinde olduklarını bildirdi. ''Böyle acıları Allah kimsenin başına vermesin'' diyen baba Durmuş, ''Olay günü küçük kızım Esra, ablasının yanına gitmiş. Geç saat olunca da orada kalmış. Bilemezdi ki binanın çökeceğini'' dedi.

AA
Kaynak:
Bu haber toplam 888 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri