Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Bölgede Türkiye'nin Borusu Öttü

01.02.2010 13:02
Ajanslara, sıradan gibi görünen, ancak Türkiye'nin Ortadoğu'ya yönelik dış politikasının hakim politika olma yolunda hızla ilerlediğini gösteren bir haber düştü.


Ajanslara, sıradan gibi görünen, ancak Türkiye'nin Ortadoğu'ya yönelik dış politikasının hakim politika olma yolunda hızla ilerlediğini gösteren bir haber düştü.

ABD, tam 5 yıl aradan sonra Şam'a yeniden büyükelçi atama kararı aldı. Mesele basit gibi görünüyor. ABD, Suriye politikasını değiştirdi ve birdenbire bu ülkede elçiliğini yeniden açmaya niyetlendi gibi...

İşin aslı pek de öyle değil. Çok değil 1.5 yıl önce Bush yönetimi döneminde, ABD, Suriye'ye yönelik baskıyı ve ambargoyu katlamak için çabalıyordu. BM Güvenlik Konseyi'nde kararlar aldırmaya, bu ülkeyi dış dünyadan tümüyle izole edip İran'laştırmaya uğraşıyordu. Ancak olmadı. Olmadı çünkü Türkiye buna izin vermedi. İsrail ve ABD koalisyonu, Türkiye bariyerine çarptı ve Suriye'yi 'şer ekseni' ülkelerden birine dönüştüremedi. İsrail bir ara ciddi ciddi Suriye'yi bitirmeye niyetlenmiş ve gizlice bu ülkedeki bazı tesisleri bombalamıştı. O günlerde bir ülkenin daha haritadan silinmek üzere olduğu korkusu başgöstermişti. Neyse ki Türkiye bu tuzağa erken ayıktı ve İsrail'i geri püskürttü.

Davutoğlu'nun da göreve gelmesinin yanısıra, Erdoğan, tam da Suriye'nin başının ezilmeye çalışıldığı bir dönemde, önce 5 yıl önce sonra 2008'de ve son olarak Aralık ayında Şam'a gitti. Esad'la samimi pozlar verdi. İşadamlarını bu ülkeye götürdü. İsrail ile Suriye arasında Golan Tepeleri anlaşmazlığında, Türkiye arabulucu olarak önemli bir rol üstlendi.

Türkiye, Suriye'yi planlanmış adımlarla, ABD'nin ezdiği 'sinik devlet' olmaktan kurtardı. Suriye de bu şansı iyi değerlendirdi. Türkiye'nin dış politikasının izini iyi takip etti ve sessiz sedasız 'abi'nin kuyruğuna yapıştı. Kendini Ankara'nın güvenli kollarına bıraktı. Hemen hiçbir konuda Türkiye ile ters düşmemeye çalıştı. Aksine, Türkiye'nin her dış politika adımını destekleyici bir tutumla hareket etti. Şimdi bu uysallığının, gerçekçi politik yaklaşımının meyvelerini yiyor.

Önce Ankara sayesinde İsrail ile masaya daha güçlü bir biçimde oturdu ve hakkı olan Golan Tepeleri'ni talep etti. Ta ki İsrail, her zamanki şımarıklığı ile bir bahane bulup masadan kaçana kadar. Ardından da, ABD-İsrail kapanından kurtuldu.

Türkiye de Suriye'nin dış politikasına desteğini es geçmedi ve bu ülkeyi vizeleri kaldırarak ödüllendirdi. Böylece Hatay sınırında keskin bir duvarla ayrılan ortak tarihin ortak mekanları yeniden birleşti. Sonra, Türkiye, Suriye'ye verdiği su miktarını da arttırdı. Bu ülkeyi siyasi-ekonomik desteklemeyi sürdürdü. Hatta Suriye, Türkiye'nin sigarayı kapalı mekanlarda yasaklamasının ardından benzer bir kararla ülkede sigara kullanımını belirli alanlarda kısıtladı.

Ve meyveler çok geçmeden toplanmaya başladı. 'Ortadoğu celladı' Bush'un da gitmesinin ve Obama'nın gelmesinin etkisiyle, ABD, Suriye politikasını gözden geçirmeye başladı. Türkiye'nin dik duruşu sayesinde, ABD geri adım attı ve Suriye'yi ezmek yerine, Türkiye tarafından ıslah edilişini bekle-gör ile takip etti. Sonunda Türkiye kazandı ve Suriye, Esad'ın babasının diktatör ülkesi olmaktan çıktı. Hani, Apo yüzünden ülkesini 1999'da Türkiye ile savaşın eşiğine getiren şu kanlı diktatör Hafız Esad...

Şimdi ABD eski Suriye politikasını tümüyle terk ettiğini deklare eden bir karar aldı ve Şam'a büyükelçi göndereceğini açıkladı. Tam 5 yıl süren mücadeleyi, Türkiye-Suriye koalisyonu kazandı ve İsrail'in, Suriye'yi ham yapma politikası çöplüğün dibini boylamış oldu. Bu konuda bir detay verelim. ABD'nin Bağdat Büyükelçiliği'nde büyükelçi yardımcısı olarak görev yapan Robert Stephen Ford'u Şam'a göndereceği belirtiliyor.

İRAN'I DA TÜRKİYE KURTARACAK
Suriye örneğinden yola çıkarak benzer bir politikanın İran'la izlendiği de söylenebilir. Türkiye, hem bölgesel çıkarları hem de İsrail'in Ortadoğu hakimiyetini kırmak adına İran ile ekonomik-siyasi işbirliğini her geçen gün güçlendiriyor. Tüm itirazlara rağmen Erdoğan bu ülkeye de çıkarma yapmış ve Ahmedinejad ile samimi pozlar vermişti. Bu siyasi kabullenmenin ardından ekonomik işbirliği için de güçlü adımlar atıldı. Yani Türkiye, başarıya ulaşan Suriye politikasından yola çıkarak İran'ı da izole edilmiş ülkeler listesinden söküp almaya çalışıyor.
Bakalım bu politikasında da başarılı olabilecek mi? İsrail-ABD koalisyonu yine kapının dışına itilebilecek mi? Her ne kadar İsrail'in İran propagandası güçlü olsa da, son olaylar Türkiye'nin borusunun İsrail'den daha güçlü öttüğünü çok net biçimde gösteriyor. Tıpkı denildiği gibi şu sıralar rüzgar Türkiye'den yana esiyor...



(Analiz/Aktifhaber)

Bu haber toplam 1788 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri