Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

BU İMZALAR KURU MU?

13.11.2009 09:38
“Belgede ismi geçen ve parafları olduğu öne sürülen albay ve generallere sıra ne zaman gelecek?”

‘İrtica ile Mücadele Eylem Planı'nın orijinalinin ihbar mektubuyla savcılara gönderilmesi, hemen arkasından ‘delil karartma' iddiasıyla 1 sivil memur ile 5 askerin ifadesine başvurulması, akabinde de Albay Dursun Çiçek'in tutuklanması “Belgede ismi geçen ve parafları olduğu öne sürülen albay ve generallere sıra ne zaman gelecek?” sorusunu akıllara getirdi.

 

Aslan Değirmenci'nin haberi...

 

Hükümeti devirme planında imzası bulunan Albay Dursun Çiçek'in tutuklanmasının ardından gözler, ‘İnternet andıcı' olarak nitelenen, Genelkurmay Bilgi Destek Dairesi tarafından hazırlandığı anlaşılan belgede parafı bulunan ve irtica eylem belgesini hazırlama emrini veren komutanlara çevrildi.

 

BUNLAR İMZA DEĞİL Mİ?

Daha önce Albay Dursun Çiçek'le birlikte sorgulanan albaylardan Sedat Özüer ve İlker Göktaş'ın yanı sıra Bilgi Destek Şube Müdürü Cemal Gökçeoğlu, Bilgi Destek Grubu Başkanı Kurmay Albay O. Güçlü, Bilgi Destek Dairesi Başkan Vekili Tuğgeneral Mustafa Bakıcı ve Genelkurmay Harekat Başkanı Korgeneral Mehmet Eröz'ün isim ve imzaları hiyerarşik yapı içerisinde sıralanmıştı.

 

GENERALLER NE OLACAK?

‘Koordine' başlığı altında da Genelkurmay İstihbarat Daire Başkanı Korgeneral İsmail Hakkı Pekin, MEBS Başkanı Koramiral Mehmet Otuzbiroğlu, Adli Müşavir Tuğgeneral Hıfzı Çubuklu'nun imzaları yer alıyor. En son imza Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral Hasan Iğsız'a ait. Bu imzanın ardından ise “Sn. K.'a arz” ibaresi bulunuyor. Kaos Planı'nın hazırlanması emrini verdiği ileri sürülen 1. Ordu Komutanı Orgeneral Hasan Iğsız, belgede imzası bulunan Albay Dursun Çiçek'i savunmasıyla da dikkat çekmişti.

 

ASKERİ SAVCILAR: “SORUMLU SADECE ‘ÇİÇEK' DEĞİL”

Emekli Hakim Albay Ahmet Cengiz Tangören, “Türk Silahlı Kuvvetleri içerisinde yazışma sisteminde planı hazırlayan kişiden başlayarak belgeyi en üst görevliye kadar herkes paraf eder. En yetkili imza sahibi de tüm paraflara bakarak ‘doğruluğu konusunda şüphe yok' diye imzalar. Elbette hazırlayan, tüm bu gelişmeden sorumludur. Ama diğer paraf edenlerle birlikte üst komutan da bu sorumluluğa ortaktır. Savcılık bu kapsamda gerekli duyduğu kişilerin ifadesine başvuracaktır. Soruşturma derinleşecektir” dedi.

Emekli Askeri Hakim Faik Tarımcıoğlu da, TSK içerisinde emir komutadan habersiz tek bir belgenin hazırlanmasının mümkün olmadığını söyledi. ‘İrtica eylem planı' ve ‘internet andıcı' ile kritik bir deşifrenin sağlandığını vurgulayan Tarımcıoğlu, “Söz konusu belgelerin hazırlanması, ilgili birimin en üst kademesi tarafından istenir. Çalışma yapıldıktan sonra paraflar atılır ve onay makamına sunulur. Yani üst kademe alıp bunu inceler ve onaylar. İsimler 2. belgede de açıkça deşifre edilmiştir. Tüm bunlar dikkate alınmalıdır” diye konuştu.

 

DARBECİLERİ AYIKLAYIN

Diğer taraftan Sağlık-İş Genel Başkanı Mustafa Başoğlu da yazılı bir açıklama yayınlayarak, Dursun Çiçek ve ona destek verenlerin tümünün ordudan ihraç edilmesini istedi. Başoğlu, “TSK'da darbe yanlısı ya da darbelere destek veren ne kadar komutan varsa hepsi ayıklanmalı” dedi.

 

SORUŞTURMA GENERALLER KATINA ÇIKTI

Eski Cumhuriyet Savcısı Gültekin Avcı ise, kirli eylem planında ıslak imzası bulunan Kurmay Albay Dursun Çiçek'in tutuklanmasından sonra soruşturmanın generaller seviyesine çıktığını söyledi. Ergenekon soruşturmasını yöneten savcıların, bundan sonraki dönemde Türk Ceza Kanunu (TCK)'nun 314/1. maddesine göre hareket edeceğini belirten Avcı, “Savcılar bundan sonra ‘örgütsel yapıyı kuranlar, yönlendiren ve yönetenler' olarak albayın altında ve üstündeki aktörleri arayacaktır. Soruşturma generaller kademesine geçmiştir diyebiliriz” diye konuştu.

 

Soruşturmanın selameti açısından Dursun Çiçek'in alt ve üstlerinin derhal görevden alınması gerektiğini vurgulayan Avcı, şunları kaydetti: “Böyle hayati bir soruşturma yürürken savcıların zanlı olarak tespit ettiği kişilerin geçici olarak bile görevden alınmaması, soruşturmaya çok ciddi bir darbe vuracaktır. Zira generaller kademesinde bu olay soruşturulurken belki temin edilebilecek başka tanık, bilgi ve belgeler söz konusu olacaktır. Bu zanlılar, hem de general unvanıyla görevdeyken cumhuriyet savcılarının soruşturmada çok büyük başarıya ulaşmasını beklemek hayal olacaktır.”

Kaynak:
Bu haber toplam 1052 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri