Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Bülent Arınç'ın ürperdiği an!

09.07.2009 12:27
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Uygur Türklerine yönelik katliam ve vahşet boyutuna ulaşan olaylarla ilgili önemli açıklamalarda bulurdu.
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Askeri personele sivil mahkeme yolunu açan yasal düzenleme ile ilgili olarak şunları söyledi: "Yasama çalışmasının onaylanacağını tahmin ediyordum. Ek düzenlemelere ihtiyaç varsa, biz bunu yasama döneminden itibaren gündeme alırız. Gerekli düzenlemelere ihtiyaç olursa bunu parlamentoya sevkederiz. Sanırım 4 Ağustos'ta meclis başkanı ve başkanlık divanını seçmek üzere toplanacak. Ama sanırım 1 Ekim'de yeni yasama döneme başlayacak."

BİR HATAYI DÜZELTTİ
"Askerlere sivil mahkeme diye işe başlamamak lazım" diyen Arınç. düzenleme ile ilgili şu bilgileri verdi: "Üç maddeden oluşuyor bu düzenleme. Paralel bir durum sözkonusu. Askeri mahkemelerin hangi suçlara bakabileceği açıkça gösterilmiş. Asker bir kişinin işlediğ isuçlar için sadece askeri mahkemenin bakması yeterli değil. Yeni düzenleme ile sivil mahkelelerin de bakılması gerektiği kabul edildi. Bu normal bir durumdur ve parlamentoda herkesin gözü önünde olmuştur."

"DARBECİLERE SİVİL UYARI" DEMEK YANLIŞ
Düzenlemenin, darbecilere sivil uyarı, olarak tarif edilmesinin yanlış olduğunu vurgulayan Arınç, meselenin basitleştirilmemesi gerektiğini şu sözlerle ifade etti: "Piyasada alıp satılanlar yok. Meseleyi basitleştirmeyelim. Müesses nizama karşı, anayasal kurumlara karşı hukuk dışı müdahaleler yapanlar varsa buna karşı yargı nerede ne yapacaksa bunu göstermiş oldu. Askeri ve sivil yargının sınırları kesin çizgilerle çizilmiş oldu. Pek çok hukukçu buna ihtiyaç olduğunu söylemişlerdir. İtirazı olanlar da elbette konuşacaklardır. Yasama organından bir kanun çıkması yeterli değil. Birinci aşama Sayın Cumhurbaşkanı'nın onayıydı. İkinci aşama da Anayasa Mahkemesi'ne gidilmesi olur. Birincisi tamam, ikinci sürecin nasıl gelişeceğine bakacağız. Hükümet olarak Köşk'ün önerisini değerlendirmek lazım. Bunu gündemimize alacağız. Milletvekillerinin de talepleri varsa bunu da gündeme alacağız. Yasama dönemi başladıktan sonra düzenlemelere bakılacak ama bunu kendi içimizde de hukukçularla da görüşeceğiz. Bu düzenlemenin en iyi şekilde yapılmasını istiyoruz.

DENİZ BAYKAL'I BİTİREN SÖZLER
Arınç, Başkal'ın eleştirileri ile ilgili olarak da oldukça sert konuştu. İşte o ifadeler: "Bu yasal düzenlemeyi şu veya bu dava ile ilintili görmek yanlış. Yargı süreci devam ediyor. Geçmişten beri bu tartışmalar var. Bayşkal'ın çıkışları çıkışmayışları hepimizi ilgilendiriyor. MGK öncesi Tuhaf benzetme yapmıştı. Yakışıksız bir benzetme yapmıştı. Sayın Cumhurbaşkanı da bunu eleştirmişti. Yılların siyasetçisi bir adama yakışmayan bir ifadeydi. Sayın Cumhurbaşkanı, başkalarının baskısıyla, korkusuyla fikir değiştirecek bir yapıda değil. Demek ki Sayın Baykal, boş yere konuşmuş."

ARINÇ'IN ÜRPERDİĞİ AN
Çin'in Uygur Türklerine yönelik katliamlarına da değinen Arınç, Çin'in iki ülke ilişkilerini zedelemeyecek şekilde olayları yatıştırmasını ve asıl sorumluları bularak gerekli cezayı vermesini istedi. Arınç, "Çin'de yaşanan olaylar bizi çok üzüyor. Uygur bölgesindeki yurttaşlarımızla tarihten bu yana derin bağlar içindeyiz. Yıllardan beri bu kardeşlik bağımız devam ediyor. Çin ile ilgili ilişkilerimizin de çok iyi olduğunu söyleyebilirim. Oradaki kardeşlerimizin iki ülke arasındaki bir dostluk köprüsü olduğunu da biliyoruz. Ama vahşet boyutuna ulaşmış olaylarla karşı karşıyayız. Hem Çin ordusu sokakları işgal ediyor, hem de Çinli milisler ellerindeki sopalarla katliam yapmaktadır. Türkiye, büyük bir gayret içindedir. Konuyu gerekli yerlere taşımak istiyoruz. Malesef çin, ekonomisi, dünya politikasındaki gücüyle bu olayların üstünü örtmeye çalışmaktadır. Binlerce insanın idam edileceğini ürpererek duydum. Sokaklarda kaldırılmamış cesetler var. Direnen kadınlar var. Olayların gerçek faillerinin aranıp bulunması elbette mümkün. İki ülke arasındaki ilişkileri bozmayacak şekilde olayların aydınlatılması önemlidir. Ölçüsüz güç kullanarak masum insanlara yönelen tehditleri üzülerek takip ediyoruz" diye konuştu.

RABİA KADİR'İN İDDİALARI
Arınç, Rabia Kadir'in konuşması ve vize iddiaları ile ilgili olarak da şunları söyledi: "Türkiye hükümetine ve Sayın Cumhurbaşkanı'na teşekkür ediyor. Bundan başka türlüsü de olamazdı zaten. Gücümüz yettiğince bütün dünyada duyuruyoruz. Güvenlik konseyi'nde 5 daimi üyeden biri olan Çin'in alınacak kararı veto etme ihtimali ne kadar büyük olursa olsun Türkiye bu vahşetin sona ermesi için üzerine düşeni yapacaktır."
Bu haber toplam 938 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri