Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Bursa'da şampiyonluğun en önemli sırrı

30.05.2010 12:07
Şampiyon Bursaspor'un Başkanı Yazıcı konuştu. "Herşey para değil" diyen Yazıcı, soyunma odasına ilk ve tek kez 20 yıl önce indiğini de söyledi. 3 büyüklerden transfer yapacak mı?

Bursaspor, bu yıl Fenerbahçeli Güiza’nın maliyetinin yarısına kurduğu takımla şampiyon olarak Türk futbolunda büyük bir devrim gerçekleştirdi. İkinci Anadolu kentini şampiyon yaparak adını tarihe yazdırmak ise kulüp başkanı İbrahim Yazıcı’ya nasip oldu.

Yazıcı, “mucize” gözüyle bakılan şampiyonluk için “Şampiyonlukta en önemli unsur takım anlayışıdır. Her şey parayla alınamıyor. Her şeyin parayla olmadığını bütün Türkiye’ye gösterdik” diyor.

* Bursaspor’la tanışmanız nasıl oldu?

Bursa’da doğan ve Bursalı olan herkes Bursaspor’la tanışır. Bursaspor kurulduğundan beri Bursa’yı tutuyorum. Ama kulüple tanışmam ise 1985-1986’da Cavit Çağlar’ın başkan olduğu dönemde yöneticilik yapmamla oldu. 1988’de ilk kez başkan oldum. O yarışta karşımda bir aday yoktu. Bursaspor Kulübü bir nevi boşluktaydı. O günlerde düşme denilen olay, camiada hiç konuşulmazdı. Bursa’da iki takımımız birden vardı. Birisi birinci ligde, diğeri de ikinci ligde mücadele ediyordu. İkinci ligdeki takımımız şampiyon olunca birinci ligde iki Bursaspor oldu. Tabii ki kurallara göre bir ligde iki Bursaspor olamayacağı için şampiyon takımımız birinci lige terfi edemedi. Yıllar sonra, tekrar yine Bursaspor’un sıkıntılı bir zamanında beni davet ettiler.

* Başkan seçildiğinizde şampiyonluk hedefiniz var mıydı?

Ben 2.5 yıl önce yönetime geldiğimde Bursaspor küme düşme tehlikesinin tam göbeğindeydi. 3 yıl için görev istediğimde “Bu yıl bizim ligde kalış senemiz. Bu sezondan beni kimse yargılayamaz, çünkü sezon başında gelmedim” dedim. “Şampiyonluk”, “zirve” gibi kelimeleri de ilk kez o zaman kullandım. O gün hedeflerimi söylediğimde, beni “popülizm yapıyor” sandılar. Ancak, gün geldi o hedefe ulaştık.

Sezon başında şampiyonluk hedefimiz yoktu

* Bu sezon başında biri yanınıza gelip “Başkanım bu yıl şampiyon olacağız” deseydi, inanır mıydınız?

Sezon başında belki şampiyonluk hedefi yoktu ama mutlaka kupa hedefimiz vardı. İlk hedefimiz zirveydi, yani üst sıralarda yer almak... Ertuğrul Hoca’yla yaptığımız 3.5 yıllık anlaşmanın son yılında zaten “şampiyonluk” lafını kullanmıştık. Ertuğrul Sağlam bizle sözleşme imzalarken, sözleşmeye şampiyonluk için özel bir madde koymuştu. Eğer o sözleşmedeşampiyonluk” lafı geçmeseydi, beklentiler de farklı olurdu. “Neden olmasın?” dedik. Bursa’nın neyi eksik? Her gün gelişen çok büyük bir şehir. Bursaspor da şehrin tek takımı... Şampiyonluk için her şey vardı.

* Ertuğrul Sağlam’ı niçin istediniz?

Ertuğrul Sağlam’ı şahsen tanımazdım. Ama izlediğim bir kişiydi. Bazı içgüdüler mi etkili oldu, bilemiyorum. Ancak Ertuğrul, Beşiktaş’ta sadece tek bir yurt dışı maçında başarısızlığı tattı. Ben “Ertuğrul” isminin hem Bursa’ya yakışacağını, hem de taraftarın buna çok sıcak bakacağını düşündüm. İlk günden beri hiç yanılmadım. Ertuğrul’un şehirle kimyası tuttu. Bütün Bursa kendisine sahip çıktı.

Her şeyin parayla olmadığını Türkiye'ye gösterdik

* Fenerbahçe’nin tek bir futbolcusu Guiza’nın maliyeti Bursalı bütün futbolcuların aldığı ücrete eşit. Peki sizce neden Fenerbahçe pahalı yıldızlara rağmen şampiyon olamadı da, Bursa kupayı aldı?

Şampiyonlukta en önemli unsur takım anlayışıdır. Her şey parayla alınamıyor. Her şeyin parayla olmadığını bütün Türkiye’ye gösterdik. Zaten böyle büyük paralarla gelen oyunculara taraftar da olumlu bakmıyor. Bursa’nın şampiyonluğunu bence Türkiye’nin en az yüzde 80’i istedi. Biz şu anda sadece Bursa’nın değil, tüm Türkiye’nin sevdiği bir takım olduk.

* Neden diğerleri de sizin şampiyonluğunuzu istedi?

Bunda sportmen bir takım olmamızın da etkisi var, bütçe olarak mütevazı olmamızın da, takım anlayışına sahip oluşumuzun da... En önemlisi de, halkın “Bu iş çok büyük paralara değil, daha azına da olabiliyormuş” diye düşünmesi... Bütün Türkiye hep arkamızda oldu. O yüzden, Türkiye’ye karşı görevimiz, Şampiyonlar Ligi’nde Türkiye’yi en iyi şekilde temsil etmek...

* Üç büyüklerdeki futbolcularda bir şampiyonluk baskısı oluyor. Böyle bir baskının sizin oyuncularda olmayışı şampiyonlukta etkili oldu mu?

Hayır, bizim takımda başarı baskısı her zaman var. Biz her maçımızı dolu oynarız. Kötü bir neticede taraftara karşı olan mahcubiyet de baskıdır. Önemli olan o baskıyı olumluya çevirmek. Mesela, bizim bu kadar ateşli bir taraftarımız var ama bu yıl taraftar açısından kötü bir sonuç hiç olmadı.

* Ya Diyarbakır maçı?

Diyarbakır maçında da aslında büyük bir olay olmadı. O maçı başka yerlere çekmek istediler. Bizim Diyarbakır halkıyla bir husumetimiz yok. Atılan bir slogan yüzünden büyük tepki aldık. Halbuki, o sloganlar Türkiye’de her yerde atıldı. Bugün bir şehit haberi olduğunda, atılan sloganlar hep aynıdır.

* Futbolcuların motivasyonu için neler yaptınız?

Sadece sözlerimi yerine getirdim. Bursa’da her maçın primi bellidir. Önceki haftanın maç primi bir sonrakine hiçbir zaman sarkmadı. Oyuncularım o maçın primini aynı hafta alır. Alacaklarını da zamanında öderim. Ufak tefek gecikmeler dışında sözlerimizi hep yerine getirdik. Bir futbolcu ve teknik adam başkanına ve yönetimine güvenmeli. Ben o güveni sağladım.

Soyunma odasına bir kez indim, o da 20 yıl önceydi

* Soyunma odasına inip futbolcularla özel konuşmalar yapar mısınız?

Ben soyunma odalarına hiç girmem. Herkes kendi işini yapmalı. Soyunma odası Teknik Direktör’ün sorumluluk alanıdır. Hayatımda sadece bir kez 20 yıl önce Fenerbahçe’yle Bursa’da oynadığımız maçta soyunma odasına indim. O zaman teknik direktörümüz Yılmaz Vural’dı. İlk devrede 2-0 mağluptuk. O skoru hazmedememiştim. Devre arasında soyunma odasına girdim ve “2 gol daha yiyin ama adam gibi oynayın” dedim. Ama hiç bağırmadım. Bağırarak ne yapabilirsin ki? Sadece futbolcuları ikinci yarıya “Haydi Aslanlarım” diye motive ettim. İkinci yarıda aslanlar gibi oynayıp 3-2 galip geldiler.

Beşiktaş Manchester’ı yendi, biz de Real Madrid’i yeneriz

* Şampiyonlar Ligi’ne ilk kez katılacaksınız. Teknik Direktör Ertuğrul Sağlam’ın “Biz Real Madrid’i istiyoruz” şeklinde bir açıklaması oldu. Bu biraz fazla yüksekten uçmak olmadı mı?

Onu Bursa seyircisi bir slogan haline getirdi. Maçlarda “Real Madrid’i istiyoruz” diye bir sloganları var. Ayrıca, bugün Şampiyonlar Ligi’ndeki takımların hepsi çok güçlü takımlar... Real Madrid haricinde çıkan takım belki Real Madrid’den güçlü de olabilir. Şampiyonlar Ligi’nde her takım güçlü...

* Real Madrid’in karşısında şansınız olur mu?

Niçin olmasın? Geçen yıl Beşiktaş Manchester United’ı yendi. Demek ki olabiliyormuş... Bizim bir eksiğimiz var mı? Biz de yenebiliriz. Popülizm yapacak değiliz. Biz üzerimize düşen her şeyi yapacağız. İnşallah şans da bizden yana olur.

* Aziz Yıldırım’ın “şaibe” iddiasını nasıl değerlendireceksiniz?

Şaibe iddiasını kaale bile almam, cevap da vermem. Buna spor kamuoyu cevap veriyor zaten... Biz Bursaspor olarak şaibesiz bir şampiyonluk aldık. Tertemiz ve lekesiz bir şampiyonluğumuz var.

Şampiyonluğun sırrı yıldız futbolcu satmamaktı

* Şampiyonluğunuzun en önemli sırrı neydi?

Şampiyonluğun sırrı, yıldız futbolcu satmamaktı. Bizden çok yıldız futbolcu çıktı. Çok ciddi paralar verdiler. Ama biz bu futbolcularımızı vermedik. Dedik ki “Bizim hedefimiz var. Hedefi olan bir kulüp yıldız futbolcu satmaz, yıldız futbolcu alır.” Ciddi paraya ihtiyacımız olduğu zaman bile bunları göğüsledik. Bugün de biz haklı çıktık.

* Son 2 haftada Fenerbahçe liderliği alınca, ümitsizliğe kapıldığınız oldu mu?

Olmaz olur mu? Mesela, İstanbul’da Büyükşehir maçını kaybettiğimiz zaman çok üzüntü duydum. En büyük üzüntüm de o gün İstanbul’a çok büyük bir taraftar kitlesi gelmesiydi. O taraftarın buradan boynu bükük gitmesi hakikaten beni çok üzdü. O günlerde ümitsizliğe düştüm.

* Bursa seyircisi de şampiyonluğu kaçırınca stad yakar mıydı?

Ne stadyum yakması? Tam tersine, kutlamalarımız devam edecekti. Bursa bizi yine bağrına basacaktı. Ama nasip bizden yana oldu. Son senelerde Bursa taraftarının çıkardığı olaylardan aldığımız cezalar oluyordu. Bu yıl öyle güzel bir anlayış içine girdiler ki, herkes şaşırdı. Bursa’da küfür kalktı. Bursa takımı aynı zamanda “fair-play” liginde de birinci oldu. En önemli yanı da bu...

İkinci lige bir daha düşmeyiz

* Bir daha ikinci lige düşer misiniz?

Böyle bir şeyin konuşulması bile yanlış. O bir iş kazasıydı. Bursapor’a hiç yakışmayan bir olaydı. Ben aklıma bile getirmek istemiyorum. İkinci lige düşen Bursaspor’a o zaman hepimiz çok üzülmüştük, bize yakışmamıştı. Bir daha böyle bir kaza olmaz.

* 3 büyüklerden transfer yapacak mısınız?

İşimize gelirse üç büyüklerden de transfer yaparız. Bu bir hesap meselesi... Üç büyüklerden de Bursa’ya gelmek isteyen çok futbolcu var. Bir kere, her şeyin başında Şampiyonlar Ligi oynayacaklar. Bugün Bursaspor’a gelmek de bir ayrıcalıktır. Bursaspor, şu andaki konumuyla Şampiyonlar Ligi’ne direkt katılan bir takım konumunda... Bursa’da oynamayı kim istemez?

Bursa bayrağını hiç kimse indirmez çünkü tüm İstanbullular ona sevgiyle bakıyor

* Fenerbahçe taraftarı eskiden Boğaz Köprüsü’ndeki Galatasaray bayrağını indirtmişti. Bursaspor bayrağının başına da aynı akıbet gelir mi?

“Bayrak kaldırılmasın diye Boğaz Köprüsü’nde bayrağın başında nöbetçi duruyor” diyorlar, bu söz konusu bile değil. Bursa’nın şampiyon olmasını tüm Türkiye istedi. İnanıyorum ki, o bayrağa tüm İstanbul halkı severek bakıyor. Öyle bir husumetli ve tartışmalı bir bayrak değil Bursa bayrağı... İstanbul’da Türkiye’nin dört bir yanından gelen insanlar olduğuna göre, burası da öyle bir mozaik. Herkesin arzu ettiği bir takım şampiyon oldu.

Vatan-Pazar

Bu haber toplam 1040 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri