Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Bush gitti gafları kaldı

21 Ocak 2009 / 08:40
ABD'nin 43. başkanı George Bush dünyada değil kendi ülkesinde de popülaritesi en düşük başkan olarak tarihe geçti.
Bütün dünyada bir siyahın başkanlığı kazanması kadar, Bush’un artık başkan olmayacak olması da heyecana sebep oluyor. İşte 8 senede olumlu ya da olumsuz tek bir icraatını bile tamamlayamadan görevini devretmeyi başaran Bush’un kendi gaflarıyla ve sözleriyle başkanlığının kısa bir özeti:

* Burda söylenen herşeyi dinleyeceğime söz veriyorum, gerçi burda değildim. (13 Ağustos 2002, Başkanlık Ekonomi Forumu, Texas)
* Yapmamız gerektiği gibi vaktimizin çoğunu Afrika’yı konuşmaya ayırdık. Afrika inanılmaz hastalıklarla boğuşan bir ülke. (14 Haziran 2001, İsveç)
* İşimin en zor taraflarından biri, Irak’ı terörle savaşla irtibatlandırmak. (CBS News’de Katie Couric röportajı, 6 Eylül 2006)
* Ben komutanım, anlıyor musun. Açıklamaya ihtiyacım yok. Neyi niye söylediğimi açıklamama gerek yok. Bu başkanlıktaki en enteresan şeylerden biri. (Bob Woodward’ın Bush at War adlı kitabından)

* Irak’ta hiçbir zayiatımız olmayacak. (Hristiyan Koalisyonu kurucusu evanjelik vaiz Pat Robertson’la görüşmesinde, 2003)
* Sanırım savaşa hazırlıksızdım. (ABC News röportajında, başkanlığındaki en büyük pişmanlığının ne olduğu sorusuna cevap verirken, 1 Aralık 2008)
* izde de zenci var mı? (Brezilya başkanı Fernando Cardoso ile Washington’da görüşürken, 8 Kasım 2001)
* Bu dış politika işleri asap bozucu. (NY Daily News gazetesi, 23 Nisan 2002)
* İnsansoyu ve balıkların barış içinde bir arada bulunabileceğini biliyorum. (Michigan, 29 eylül 2000)
* Beni yanlış küçümsediler. (Arkansas, 6 Kasım, 2000)
* Bu etkileyici bir kalabalık. Bazıları size elit diye çağırıyor. Ben, benim siyasi tabanım diyorum. (Her yıl New York ve Washington’un kudretlilerini bir araya getiren geleneksel Al Smith Yemeğinde konuklara hitabında, 2000)
* Neye inandığımı biliyorum. Neye inandığımı açıkça belirtmeye devam edeceğim. İnandığım şeyin doğru olduğuna inanıyorum. (Roma, 22 Temmuz 2001)
* İngiliz Hükümeti, Saddam’ın yakın zamanda Afrika’dan önemli miktarda uranyum satın aldığını öğrendi. (28 Ocak 2003 Ulusun Birliği konuşması)
* Bizim için en önemli şey, Bin Ladin’i bulmaktır. Bir numaralı önceliğimiz budur ve bunu gerçekleştirinceye kadar durmayacağız. (13 Eylül 2001)
* Üsame Bin Ladin’in nerde olduğunu bilmiyorum. Hiçbir fikrim yok. Doğrusu umurumda da değil. Bu o derece önemli değil. Önceliğimiz değil. (13 Mart 2002)
* E ne olmuş yani? (ABC News muhabirinin ABD işgal edinceye kadar Irak’ta El kaide bulunmadığını hatırlatması üzerine, 14 Aralık 2008)
* Kazanabilir miyiz? Kazanılabileceğini sanmıyorum. (Terörle savaşın kazanılabilir olup olmadığı sorusu üzerine, 30 Ağustos 2004)
* Bilmenizi istiyoum ki, savaştan bahsettiğim zaman aslında barıştan bahsediyorum. (18 Haziran 2002)
* Irak’taki büyük çatışmalar sona erdi. Irak’ta ABD ve müttefikleri kazandı. (1 Mayıs 2003 günü, görev tamam pankartı çnünde yaptığı zafer konuşması)
* Kitle imha silahlarını bulduk. Biyolojik laboratuvarları bulduk. Zaman geçtikçe fazlasını da bulacağız. Yasaklanmış silahları ve üretim tesislerini bulmadığımızı söyleyenler yanılıyor. Bulduk. (30 Mayıs 2003)
* Bu kitle imha silahları biryerlerde olmalı. (24 Mart 2004 Beyaz Saray Muhabirleri gecesinde kendiyle dalga geçerken)
* Bazı zeki insanlar bu Oval Ofis’te neler olmuş anlayıncaya kadar ben çoktan gitmiş olacağım. (12 Mayıs 2008)
* Eğer diktatörlük olsaydı, herşey çok kolay olacaktı. (19 Aralık 2000)
* Karar verici benim ve ben en iyisine karar veririrm. Ve Donald Rumsfeld için en iyisi bakanlıkta kalmaya devam etmesi. (18 Nisan 2006)
* Tennessee’de eski bir söz vardır. Biliyorum ki Texas’ta… ancak muhtemelen Tennessee’de… Der ki, beni bir kez kandırırsan sana ayıp, Beni kandır …., sen kandırılmazsın bir daha. (Tennessee, 17 eylül 2002)
* Düşmanlarımız yenilikçi. Biz de. Ülkemize ve halkımıza yeni acılar yaşatmak için sürekli yeni yollar arıyorlar. Biz de. (Washington DC, 5 Ağustos 2004)
* Üç işte birden mi çalışıyorsun? Çok Amerikaya özgü, değil mi? Yani, bunu yapman şahane. (Nebraska’da 3 çocuk annesi dul bir bayan ile konuşurken, 4 Şubat 2005)
* Brownie harikasın. (Amerikan afet dairesi FEMA’nın başkanı Michael Brown’a Katrina Kasırgasının New Orleans’ı vurduğu ancak felaketin boyutunun henüz anlaşılmadığı ikinci gün takdir ederken. FEMA’nın fiyaskosu ortaya çıkınca birkaç gün sonar Brown istifa etti. 2 Eylül 2005)


Kaynak:
Bu haber toplam 972 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri