Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

'Canımızın her istediğini yapamayız'

22 Ocak 2009 / 10:42
ABD'lilerin duymak için yıllardır beklediği o sözler...
Erhan BAŞYURT yazdı...

Obama endişeli başladı

Babası da ABD Başkanı olan George W. Bush, Beyaz Saray'a veda etti.

İki dönemdir oturduğu koltuğunu, babası Kenyalı bir Müslüman olan Barack Hussein Obama'ya devretti.

İlk siyahi başkan Obama, başarısının nasıl bir tarihi dönüşüm olduğunu, "Babasına 60 yıl önce lokantada hizmet verilmeyen bir adam" sözleriyle özetledi.

44'üncü başkan olan Obama, yemin töreni sonrası halka hitabında, "eski politikalar çözüm olmuyor" diyerek yeni bir dönemin başladığını duyurdu.

Ve Amerikalılar'ın bir başkanın ağzından uzun yıllar sonra ilk kez duyduğu şu tespitleri dile getirdi:

"Krizlerin ortasındayız... Ulusumuz savaş halinde... Evler kaybediliyor, iş imkânları azalıyor, ekonomi bunalımda... Sağlık hizmetleri çok maliyetli, okullarımız birçok açıdan başarısız... Amerika'nın düşüşünün kaçınılmaz olduğu endişesini taşıyanlar var."

Obama, bu ilginç detayları sıraladıktan sonra, "Amerika'yı yeniden inşa edeceğiz. Bunu yapabiliriz" sözleriyle halkına moral vermeye çalıştı.

Ancak, aldığı ağır yükün endişesini dışa vurmuş oldu.

Obama'nın konuşmasında, dünyaya iki umut verici mesaj gönderdiğini de söyleyebiliriz.

Birincisi, ABD'nin Bush döneminde uygulamaya başladığı, tek başına hareket etme politikası ve güce dayalı sonuç alma stratejisi terk edilecek.

Obama, "Sadece güç bizi koruyamaz. Canımızın her istediğini yapamayız" diyerek bunu ortaya koydu.

İkincisi, Amerikan'ın İslam dünyasında kaybettiği prestij ve imajı düzeltmek için Obama yönetiminin gayret göstereceğini ortaya koydu.

"Müslüman dünya ile ilerlemek için ortak çıkarlar ve karşılıklı saygıya dayalı yeni bir yol arıyoruz" sözleri kilit özellikte.

Obama, yukarıdaki çağrının hemen ardından, "baskıcı, rüşvet ve çürümüşlükle iktidarı elinde tutanların, yanlış tarafta olduklarını ve kaybedeceklerini" vurguladı.

İslam dünyasına işbirliği çağrısının ardından yapılan bu uyarı, Bush yönetiminin aksine, demokratik ve şeffaf olmayan yönetimlerle daha zayıf ilişkiler kurulacağını gösteriyor.

Obama, adeta bir film yıldızı gibi geldiği Beyaz Saray'da, devraldığı "enkaz" nedeniyle çok zor sorunlarla boğuşacak.

Dışa vurduğu endişesinde de son derece haklı.

Yeminin sonuna kendisinin eklediği, "Tanrım Bana Yardım Et" duası boşuna değil...

Hamas politikamız hatalı mı?

İsrail, tüm dünyanın gözü önünde, seçimle iktidara gelmiş Hamas'ı hedef aldı.

Gazze'yi havadan ve karadan bombaladı. Bini aşkın sivili katletti.

En güçlü tepkilerden birisi Türkiye'den geldi.

Daha doğrusu Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, geleneksel diplomasiyi aşan, yer yer gönül koyan ifadelerle tepkisini dile getirdi.

Sonuçta Türkiye, Hamas nezdinde artırdığı güven sayesinde, onları da ateşkese ikna etmeyi başardı.

Erdoğan hükümetinin, Suriye'nin ardından Hamas ile kurduğu bu iyi iletişim, Ortadoğu'nun geleceğine yapılmış ciddi bir yatırım.

Türkiye, halkın tercihlerine ve iradesine, sandığa ve demokrasiye olan güvenini ve saygısını ortaya koydu.

Bu sayede, İsrail ile mücadelenin kahraman ettiği Hizbullah gibi Hamas'ın da İran eksenine terk edilmesini önledi.

Unutmayalım ki, Irak'ta Şii iktidarı sonrası, bölgede parametreler değişti.

Türkiye şu an olduğu gibi, yeni düşmanlar oluşturmadan yeni dostlar kazanmayı sürdürürse, bir bölge gücü olarak daha fazla öne çıkmaya başlayacak.

"Özgürlükleri savunmak ve mazlumların sesi olabilmek" dünya barışını sağlamayı hedefleyen gerçek büyük güçlere özgü bir siyasettir.

Ortadoğu, Balkanlar ve Kafkaslar gibi "barut fıçısı" üç bölgenin, Osmanlı döneminde yüzyıllarca "barış adacıkları" haline gelmesindeki sır burada saklıdır.

Kaynak:
Bu haber toplam 748 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri