Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Çekirge , Özkök'e yüklendi

21 Temmuz 2008 / 14:07
Org. Özkök'ün sözlerini çarpıttığı ortaya çıkan ve Org. Özkök tarafından "tekzip" yiyen Fatih Çekirge, bu kez, sağ gösterip çaktırmadan soldan yine Org. Özkök'e vurdu.
Fatih Çekirge 7 Temmuz tarihli yazısında Org. Özkök'ün darbe günlüklerindeki darbe hazırlıkları için "böyle birşey yok" dediğini köşesine taşımıştı. Ancak Org. Özkök böyle birşey söylemediğini belirtmiş ve Çekirge'nin yazısını "tekzip" edilmişti.

Oldukçe ses getiren ve Fatih Çekirge'nin itibarını sarsan yazıdan sonra yeni bir gelişme oldu. Çekirge yine Org. Özkök'le ilgili bir yazı kaleme aldı.

Ve cümle arasına daha önce yalan olduğu ortaya çıkan Org. Özkök'ün Kara Kuvvetleri'nin Brove'sinden Atatürk'ün resmini çıkardığı iddiasını sıkıştırdı. Çekirge ayrıca yine Org. Özkök'le ilgili tartışmaları körükleyecek fikir yürütmeleri yaptı.

Fatih Çekirge'nin Hürriyet'te yayınlanan yazısının ilgili bölümü:

Özgeçmiş değişikliği bir mesaj mıydı?

Bazı olaylar anında anlaşılmıyor. O an "Allah Allah bu da nereden çıktı şimdi" diye sorduğunuz sorunun cevabı çok sonra geliyor.

Hatırlayın, Org. Hilmi Özkök Genelkurmay Başkanlığı döneminde bir "özgeçmiş bombası" yaşanmıştı. Özkök, Genelkurmay'ın internet sitesindeki özgeçmişine bir cümle eklemişti:

"Başbakana bağlıdır."

Oysa o zamana kadar, hiçbir komutanın özgeçmişine böyle bir ibare yazılmamıştı. İnönü'den Kıvrıkoğlu'na kadar böyle bir ifade yoktu... Şaşırıp haber yapmıştık. Paşa ikinci kez şaşırtmıştı. Bir de KKK ambleminden Atatürk resmini çıkartmıştı. Bu ikinciydi...

O zaman eski komutanlardan, Org. Karadayı ve Org. Kıvrıkoğlu'na sormuştum. Onlar da Genelkurmay Başkanlığı yapmıştı ve böyle bir ifade kullanmamışlardı. İkisi de tepki vermiş ve "Orada özgeçmiş yer alıyor. Komutanın Anayasal statüsü değil ki. Bu nedenle konulmasına gerek yok" demişlerdi...

Peki Özkök, diğer komutanlardan farklı olarak özgeçmişine neden "Anayasa'ya göre başbakana bağlıdır" ibaresini eklemişti. Neden gerek duymuştu?

Şimdi diyorum ki, acaba bu hem ordunun içine hem de dışına bir mesaj mıydı?

Yani altındaki bazı gelişmelerden endişe mi duyuyordu. Bugün, "Ne tekzip ederim ne de teyit ederim" diyerek zımni olarak doğruladığı ya da boşlukta bıraktığı (sözde) "darbe günlükleri"ndeki olaylara karşı şu mesajı mı vermek istemişti:

"Bana bakın ben başbakana, parlamentoya, Anayasa'ya bağlıyım. Aklınızda bir şey varsa ben yokum."

Öyle ya, tekzip etmediği "darbe günlükleri"ne göre o dönem üzerinde bir baskı olmalı. Bu baskıya bir cevap mıydı bu özgeçmiş değişikliği?

Bizim o zaman anlamadığımız bir işaret fişeği miydi?

Olabilir mi?
Kaynak:
Bu haber toplam 838 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri