Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Cevabın böylesi

19 Temmuz 2008 / 14:11
Can Ataklı, 32. Gün'de Ergenekon iddianamesine inanmadığını söyledi. Bunun üzerine kendisine yöneltilen soruya 'tarihe geçecek' nitelikte bir cevap verdi.
Bekir Hazar/Yeni Şafak

Beynim almıyor!

Kanal D'de 32. Gün'e kilitlendim sabaha kadar. İzlerken tuhaf duygulara kapıldım. Şöyle bir düşündüm. Bombalanan Cumhuriyet'te çalışıyor olsam.... Ortaya sürülen en ufak iddianın dahi araştırılması için herkesin ayağa kalkmasını isterim... Bakın belgenin demiyorum... En ufak bir iddianın dahi diyorum...

32.günde Yeni Şafak yazarı Fikri Akyüz ve Star yazarı Şamil Tayyar iddiaların üzerine gidilmesi gerektiğini söylüyordu.

Şamil "Cumhuriyet'e atılan bomba ile Eskişehir'de bir subayın evinde bulunan bombanın seri numaraları aynı" diyordu...

Cumhuriyet yazarı beyefendi, "Hayır, bunlar asılsız, nerede" falan gibi laflarla inançsızlığını anlatıyordu.

Hatta bir ara "Gösterin belgeyi kardeşim" dedi.

Şamil elindeki kitabı uzatıp "İşte belge. Burada MKE'nin resmi belgesi var. Cumhuriyet'e atılan bomba ile Eskişehir'de yakalanan bomba aynı seriden" diyordu.

Yani iddia bile değil. Şamil belge'den bahsediyor. MKE'nin resmi raporundan...

Cumhuriyet yazarımız hâlâ "Hayıır" gibi laflar edip sözü evirip çevirip başka yere getiriyor, gargaraya boğuyor...

Yahu inanılır gibi değil. Bombayı yiyen sensin. "İşte belge" diyene şiddetle karşı çıkan da sen...

Bunu anlayamıyorum. Beynim izah edemiyor...

Bombayı yiyen... En ufak iddianın araştırılması için ortalığı ayağa kaldırır... Ancak dünya tarihinde ilk kez bombalanan, iddiaları bırakın, belge sunana bile fasa fiso diyerek karşı çıkıyor... Nasıl bir şeydir bu? Çözemiyorum... Yahu adamın manşet atması lazım... Bu iddialar araştırılsın diye... Heergünnn tellal bağırtıp, çağrılar yağdırması lazım "Eyyy devlet en ufak iddianın üzerine gidin" diye... Bunlar "İşte belge" diyen adama bile "Hayıııır" çekiyor... Çık çıkabilirsen işin içinden. Vallahi çıkamıyorum.

Bir tuhaf olay daha. Programda Can Ataklı "Ben bu iddianameye inanmıyorum" dedi... Olabilir inanması için yasa yok.

Fakat Fikri Akyüz sordu "2500 sayfalık iddianameyi okudun mu?" diye.. Can Ataklı gayet rahat ve huzurla "Okumadım" dedi...

Bir insan okumadan nasıl "İnanmıyorum" der. Onu da anlamadım. Herkesin söylemesi gereken "Mahkeme sonucunu görelim, bırakın yargı işini yapsın" demesi lazım.

Cumhuriyet yazarı beyefendi de inanmıyor. O da okumadı. 2500 sayfalık iddianame daha ortaya çıkmadı ki. Mahkemede çıkacak.

Beyin kitapçığımda bunu izah edecek kelime yok.

"Okumadım ama inanmıyorum"...

Tarihe geçecek bir cümle!.. Ve geçti bile...
Kaynak:
Bu haber toplam 724 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri