Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Çevik Bİr'in PKK'ya tavrı

17 Ocak 2009 / 12:03
Çevik Bir, Abdullah Öcalan'ın yakalanması için kurulan ekipten kendi elemanlarını geri çekmiş…
33 yıl Milli İstihbarat Teşkilatı'nda görev yapan Mehmet Eymür'ün verdiği bilgiler Tuncay Güney'in ifadesini doğruluyor: Çevik Bir, Abdullah Öcalan'ın yakalanması için kurulan ekipten kendi elemanlarını geri çekmiş…


Kanada'da yaşayan Ergenekon Terör Örgütü soruşturmasının firari şüphelisi Tuncay Güney,
Ergenekon tutuklusu İstanbul Emniyet Müdürlüğü eski Organize Şube Müdürü Adil Serdar Saçan'ın sorgulamasında, “Çevik Bir Paşa, Lübnan'da PKK ile temas kurdu” demişti.

ÇEVİK BİR, ÖCALAN'I YAKALANMASI İÇİN KURULAN EKİPTEN ELEMANLARINI ÇEKMİŞ!..
33 yıl Milli İstihbarat Teşkilatı'nda görev yapan Mehmet Eymür'ün verdiği bilgiler Tuncay Güney'in ifadesini doğruluyor.

Ergenekon Terör Örgütü soruşturması kapsamında ifade veren Eski MİT Kontrterör Daire Başkanı Mehmet Eymür, dönemin Genelkurmay 2. Başkanı Çevik Bir'in, Abdullah Öcalan'ın yakalanması için kurulan ekipten kendi elemanlarını geri çektiğini söyledi.

Mehmet Eymür, Suriye Şam'da bulunan Abdullah Öcalan'ı etkisiz hale getirmek için yapılan birkaç teşebbüste bulunduklarını belirterek, “Öcalan'a yönelik bu faaliyeti sabote etmek için bazı engellemelerde bulunduklarına şahit oldum. Hatta Genelkurmay İkinci Başkanı Çevik Bir, özel olarak kurduğumuz birlikteki elemanları eğitim zamanları geldiği gerekçesiyle geri çekti. Bu engellemelerin dış istihbarat servislerinin etkisinde olan bazı görevlilerce yapıldığı kanaatini taşımaktayım” dedi.

İŞTE O İFADELER
Eski MİT Kontrterör Daire Başkanı Mehmet Eymür'ün, Ergenekon klasörlerinde yer alan ve Abdullah Öcalan'ın yakalanmasını engelleyenleri açıklayan açıklamaları:
“1994 yılında aldığım teklif üzerine tekrar Milli İstihbarat Teşkilatı'na döndüm. O tarihte Başbakan Tansu Çiller, MİT Müsteşarı da Sönmez Köksal beydi. Başında bulunduğum özel istihbarat dairesinin ana hedeflerinden birisi de PKK'nın başı Abdullah Öcalan'dı.

“ÖCALAN'IN ŞAM'DA İKAMET ETTİĞİ, KULLANDIĞI KAMPI TESPİT ETTİK”
“Göreve başladıktan kısa bir süre sonra Öcalan'ın Şam'da ikamet ettiği, kullandığı ve hemen hemen her gün gittiği Şam havaalanı yakınındaki Mahsum Korkmaz 2 kampı gibi yerleri tespit ettik. Buralarda gözetleme ve takip faaliyetleri yaptık, hatta arkadaşlarımızı kampın altına tünel kazmak için Ereğli'ye tünel kazma eğitimi almak üzere yolladık ancak bu çalışmanın faydalı olmayacağı kanaatine vardığımız için durdurduk.”

“ÇEVİK BİR, ÖZEL OLARAK KURDUĞUMUZ BİRLİKTEKİ ELEMANLARINI GERİ ÇEKTİ”
“Neticede Abdullah Öcalan'ı etkisiz hale getirmek için yapılan birkaç teşebbüs bölücü başının zırhlı araçla gezmesi hareketsiz olması ve bölgenin güvenlik özellikleri nedeniyle etkisiz kılma çalışmaları gerçekleşmedi. Neticede üst makamların olurları ile daha büyük bir operasyona başladık, bu dönemde MİT'in kontrolündeki bölgede asker ve polisin de katılımıyla bu operasyon için müşterek faaliyet grubu diye bir grup kurduk. Daha sonra Suriye'ye özel bir ekibin gönderildiğine dair basında haberler çıkınca polis aramızdan çekildi. Neticede bir minibüse yerleştirilmiş bir ton kadar C4 patlayıcıyla bir eylem planlandı. İllegal bir şekilde sınırdan geçirerek bu aracı Suriye'ye soktuk. Araç planlandığı şekilde kampın önüne bırakılmadığı için eylem tam olarak hedefine ulaşmadı.

Bütün bu süreç içerisinde hem kendi teşkilatım içerisindeki bazı kişilerden hem de teşkilat dışındaki bazı kurumlarda çalışan görevlilerin Öcalan'a yönelik bu faaliyeti sabote etmek için bazı engellemelerde bulunduklarına şahit oldum. Hatta Genelkurmay İkinci Başkanı Çevik Bir, özel olarak kurduğumuz birlikteki elemanları eğitim zamanları geldiği gerekçesiyle geri çekti. Bu engellemelerin dış istihbarat servislerinin etkisinde olan bazı görevlilerce yapıldığı kanaatini taşımaktayım. Burada örnek vermek gerekirse Genelkurmay Başkanlığı kanalıyla Gölcük'ten aldığımız patlayıcı malzeme bir veya birkaç gün sonra Cumhuriyet gazetesinde “MİT bir ton patlayıcıyı ne yapacak, neden verildi” şeklinde haber konusu oldu. Burada amacın bir yerlere mesaj vermek olduğu çok açıktır.”

KENAN KIRAN-VAKİT

Bu haber toplam 1350 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri