Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

CHP Deniz Feneri dosyasını açıkladI

16 Şubat 2009 / 14:10
CHP, Adalet Bakanlığı'nın Almanya'dan istediği Deniz Feneri dosyasını açıkladı
CHP MYK üyesi Ali Kılıç, dosyadaki bazı detayları gazetelecilerle paylaştı. Kılıç, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın oğlu Burak Erdoğan'ın aldığı geminin parasının Almanya'daki Deniz Feneri Derneği'nden temin edilip edilmediğini sordu.

Kılıç, dosyanın 4500 sayfalık özetinde uyuşturucu kaçakçılığı ve kara para aklama ile ilgili belgeler olduğunu iddia etti.

Uyuşturucu ile ilgisi olduğu belirtilen "Şükrü Gültekin" isimli şahsın RTÜK Başkanı Zahid Akman'ın ortağı ve Genel Müdürü olduğu şirkete 1 milyon 290 bin euro aktardığını söyledi.

CHP'li Kılıç'a göre, dosyada Vakıfbank Frankfurt şubesine yapılan baskın da var.

Kılıç, Burak Erdoğan'ın satın aldığı geminin 400 bin euroluk bedelinin Zekeriya Karaman'ın oğluna ait şirkete bu bankadan aktarıldığını söyledi, Karaman ile Erdoğan'ın bacanak olduğunu ifade etti.

"Adalet bakanı'na sunarız"

"Arzu ederlerse Adalet Bakanı'na, Türk savcılarına bu Deniz Feneri dosyasını verebiliriz" diyen Kılıç'ın açıklamaları şöyle:

"Bu dosyayı incelediğimizde çok ilginç bilgilerle karşılaşıyoruz. 100 trilyon gibi bir para kaybolmuş, birilerinin hesaplarına aktarılmış. Alman mahkemelerine göre bu siyasi anlayışın adresi AKP'dir. Suçluların ortakları Akman gibi yandaş medyanın önde gelen isimlerinden Zekeriya Karaman gibi AKP yandaşıdır.

Adalet Bakanı'na soruyorum buradan; Siz neden Alman yargısından dosyanın tümünü değil de sadece özetini istediniz? AKP'nin siyasi anlayışını desteklemek için çalışan Deniz Feneri soyguncuları hakkındaki Alman Mahkemesi'nin dosyasında, ucu uyuşturucu kaçakcılığından, gemi alımına kadar Türkiye'de gündemde olmayan pek çok şey var.

Alman mahkemelerini göre, Zekeriya Karaman, Deniz Feneri oluşumunda bu örgütlenmenin en tepesindeki kişidir ve Türkiye'deki ele başısıdır. Karaman ile Başbakan Erdoğan içiçe... Mehmet Gürhan, Akman adına para almayı sürdürebilmektedir. Akman, geçtiğimiz günlerde Avrupa'ya gitti. Akman'a Almanya'ya gidelim demiştik. Alman polisinin bir açıklaması var; Almanya'ya gelirse bir şeyler olacağını bilmeli diyor. Yani Alman yetkilileri dosyanın kapanmadığını söylüyor."

Erdoğan'ın oğlunun "gemiciği"

Kılıç, Burak Erdoğan'ın Almanya'daki Deniz Feneri şubesine yanında kırmızı pasaport olan biriyle gidip gitmediğini de sordu. Kılıç şöyle devam etti:

"Gemi ve gemicik ile ilgili bir bölüm var. Vakıfbank'ın Frankurt Şubesi, Alman polisi tarafından basıldıktan sonra şube müdürü Metin Özetçi, Türkiye'ye çağrılıyor ve terfi ettiriliyor. Neden acaba? Vakıfbank, Alman yasalarını göre suç işliyor. Bu bankanın müfettişleri soruşturma başlattı mı?

Dosyada görüyoruz ki, Deniz Feneri yöneticileri gemi alırken 1 milyon 100 bin euro paraya ihtiyaç duymaktadırlar. Bakım masrafları ile 1 milyon 300 bin euroya ihtiyaç var. Bu para Vakıfbank'tan talep ediliyor ve banka 1 milyon 700 bin euro kredi veriyor. Artan 400 bin euro ise Türkiye'deki Haliç Ldt. şirketine veriliyor. Bu şirket Karaman'ın oğlunun başında bulunduğu şirkettir. Karaman'ın oğlu da sayın başbakanın oğlu ile bacanaktır. Bu para geldikten kısa süre sonra, başbakanın oğlunun aldığı geminin ücreti buradan ödeniyor.

Acaba yurtdışından alınan kredi ile Türkiye'ye gönderilen 400 bin euro ile mi başbakanın oğlunun gemisinin parası ödendi? Bu süreç içinde başbakanın oğlu Frankurt'taki Deniz Feneri Merkezi'ne gitmiş midir? Gitmişse hangi amaçla gitti? Yanında kırmızı pasaportlu biri bulunmakta mıydı?"

Açıklamalarının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Kılıç, 'dosyayı nasıl aldınız?' sorusu üzerine, "Dosyanın nasıl alındığını bana bırakan. 25 sene orada yaşadım ve gazetecilik yaptım. İlişkilerim var" dedi.
Bu haber toplam 722 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri