Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

CHP kurban derisina de el attı!

29 Kasım 2008 / 10:42
Çarşaf açılımı ile gündeme gelen CHP'den şimdi de deri gaspına net tavır geldi.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Yılmaz Ateş, “deri gaspına” karşı olduklarını söyledi. Bugüne kadar derilerin vatandaştan zorla alınarak THK'ya verilmesine destek çıkan CHP'nin, bu konudaki “söylem” değişikliği de dikkat çekti.

“Çarşaf açılımıyla” gündemde olan CHP'nin Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Milletvekili Yılmaz Ateş, yaklaşan Kurban Bayramı öncesinde yıllar yılı Türkiye'nin başını ağrıtan “kurban derisi” tartışmaları hakkında dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu. Bu döneme kadar “deri gaspına” arka çıkan CHP'nin geldiği noktayı net cümlelerle ortaya koyan Ateş; “Sana ne kardeşim vatandaşın derisinden. İlle de THK'ya mı vermek zorunda” dedi.



THK'YA VERME MECBURİYETİ YOK, OLAMAZ!..
Parti olarak “vatandaşın kurban derisini mutlaka belli bir yere vermesi” gibi bir mecburiyeti sahiplenmelerinin mümkün olmadığını ifade eden Ateş şöyle devam etti: “Kurban bir ibadettir. Kurban derisi ibadetin bir parçasıdır. Vatandaşın mülkiyetidir. Bir vatandaş kestiği kurbanın derisini istediği yere bağışlar. İlle THK'ya ya da bir başka yere verme zorunluluğu olmamalıdır. Vatandaşın diyelim ki camiye, cemevine bağışladığı ya da herhangi bir sivil toplum örgütüne bağışladığı deriyi oradan alıp, bir başka yere vermek de doğru değildir. Bağış, gönül işidir.”

SANA NE VATANDAŞIN DERİSİNDEN, İSTEDİĞİ YERE BAĞIŞLAR!..
Ateş, “Deri gelirleri cemaatlerin eline geçer, olmadık yerlere gider” söylemi hakkında da şunları dile getirdi: “Cemaatlere gider diye bir endişe ifade etmek doğru değildir. Sen devletsin, eğer gayri kanuni işler yapan yerlere gidiyorsa, takip edersin. Ve adli mekanizmaların aracılığı ile gerekli olanı yaparsın. Bunun dışında, organizasyonları peşinen suçlu ya da suçlu adayı gibi değerlendirmek yanlış olur. Sana ne kardeşim vatandaşın derisini nereye bağışlayacağından. İster THK'ya verir, ister bir başka yere. THK'yı beğeniyorsa oraya verir, ya da başka bir yere verir. Sana ne!..”

OY AVCILIĞI DEĞİL
Gündemlerinde ağırlıklı olarak yolsuzluklar meselesinin bulunduğunu ve Türkiye'de temiz siyaseti hakim kılmak istediklerini ifade eden Yılmaz Ateş, “çarşaflıya rozet” tartışması hakkında da şunları söyledi: “Bir toplantıda tamamen spontane olarak gelişmiş bir görüntü oluştu. Biz, sen çarşaflısın, ya da şu tarz örtülüsün diye herhangi birini dışlayacak anlayışta değiliz. Başörtüsü, çarşaf, türban meselelerini oy potansiyeli olarak değerlendirmiyoruz. Örtünene de örtünmeyene de saygımız var. Benim ailemde de çarşaflılar vardı. Annem, başörtülüdür. Böyle bir problemimiz yok.”

ANAYASA MAHKEMESİ'NE BAŞVURU
Ateş, “Üniversitelerde başörtüsünün yasaklı olması için Anayasa Mahkemesi'ne giden bir parti, kısa bir süre sonra böyle bir açılım yapınca ve bu açılım da seçim öncesine denk gelince bir istismar algısı oluşuyor, vatandaşın güven duymaması normal değil mi?” şeklindeki müdahalemiz üzerine şunları söyledi: “Bu Türkiye'nin bir meselesidir. Bu sorunu da karşılıklı güvenle aşabiliriz. AKP'nin Alevi açılımı için 'oy avcılığı' dendiğinde, biz samimi olarak ortaya çıktık ve çözüm için atılacak her olumlu adıma destek vereceğimizi ilan ettik.”

FAKİR HALKI, KÖYLÜYÜ, VAROŞU KÜÇÜMSEMEK GİBİ BİR TAVRIMIZ OLAMAZ
Genel Başkanları Deniz Baykal'ın seçimlerde sürekli olarak yenilgiye uğramalarına ilişkin bir soruya, “Türkiye'nin bazı sosyal gerçekleri var” karşılığını verdiğini hatırlatmamız ve “CHP'de böyle bir bakış açısı var. Seçim kaybedildiğinde, özeleştiri yapılmıyor da, vatandaş suçlanıyor; vatandaş bizi anlamadı, kültür problemi var' gibi bir yaklaşım. Vatandaşın da haklı olabileceğini düşünmüyor musunuz?” diye sormamız üzerine, “Bu bize ait bir yaklaşım değil” diyen Ateş şöyle devam etti: “Bakın, Ankara'nın en yoksul bölgelerinden biri de Sincan'dır. Onbeş yıl evvel, Sincan'da iktidardık. Sonra bazı başarısızlıklar oldu, yanlışlar oldu ve kaybettik. Özeleştiri yapmamız gerekiyorsa bundan kaçınmayız. Bizim de yanlışlarımız olmuştur, bunları tartışırız. Toplumun hiçbir kesimine kapalı değiliz. Vakit gazetesine de kapalı değiliz. Ben, karşılıklı konuşarak. Diyalog ortamını geliştirerek birbirimizi çok daha iyi anlayacağımıza inanıyorum. Karşılıklı olarak yolsuzlukların üzerine gidebiliriz. Buradan başlayabiliriz.”

habervaktim

Bu haber toplam 958 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri