Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Şükrü Elekdağ KARSI CIKTI

10.06.2010 22:40
CHP Milletvekili Şükrü Elekdağ, BM Güvenlik Konseyi kararına Türkiye'nin karşı çıkmasını çok büyük hata olarak yorumlarken İsrail'den sonra İran'ın da nükleer silaha sahip olmasını felaket olarak değerlendirdi.

 

Uğur Dündar, Star Ana Haber’de Türkiye’nin BM Güvenlik Konseyi’nde İran aleyhine alınan yaptırım kararında Türkiye’nin verdiği red oyunu CHP’li eski büyükelçi Şükrü Elekdağ’a sordu.

Dündar programa AK Parti dış ilişkilerden sorumlu Başkan Yardımcısı Ömer Çelik ve Medya ve Tanıtım’dan sorumlu Genel Başkan yardımcısı Hüseyin Çelik’e de ekran daveti yaptıklarını ancak cevap alamadıklarını söyledi.

Uğur Dündar, Türkiye’nin uranyum takasını ABD’nin isteği doğrultusunda Brezilya ile birlikte İran’la uranyum takası anlaşmasını yaptıklarını Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’ndaki yaptırım kararına red oyu vermeleri ile anlaşmaya sahip çıktıkları açıklamasını sordu.

Elekdağ, batılı ülkelerin geçmişten beri İran’ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini engellemeye çalıştıklarını, İran’ın uranyum zenginleştirme ile nükleer silah yapacağı kuşkusunu taşıdıklarını belirterek İran’ın bunu kabul etmediğini söyledi.

Elekdağ, "İran’ın nükleer silahların yayılmasını önleme anlaşmasına uymaması ve UAEK’nin kurallarına riayet etmemesi kuşkuları kuvvetlendiriyordu. Batılı ülkeler uzun süre sonuç alamayınca, yaptırım kararı aldı. Yaptırım kararında İran, uranyum zengin zenginleştirme faaliyetlerini askıya almalıdır. İran nükleer silahların yayılmasını önlenlenmesi anlaşması hükümlerine ve UAEK’nin kurallarına riayet etmelidir. İran 5+1 devletleri (ABD, Rusya, Çin İngiltere Fransa ve Almanya) ile müzakereye devam etmelidir denmiştir. BM Güvenlik Konseyi üyeleri ve Almanya. Yaptırım kararında sıklet merkezinde iran’ın uranyum  zenginleştirme faaliyetleri askıya almasıdır. Başbakan’ın açıkladığı anlaşmada ise böyle bir karar yok. Türkiye’nin önderliğinde 3 ülke arasında imzalanmış bulunan anlaşmada hiçbir şekilde iranın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini engellememektedir. Bu nedenle Türkiye’nin önderliğinde yapılan anlaşma batı ülkeleri tarafından kabul edilmemiştir." dedi.

İran’ın anlaşma ile zenginleştirilmiş uranyumu Türkiye ile takası kabul ettiğini hatırlatan Dündar’a Elekdağ, "İran elinde düşük oranda zenginleştirilmiş uranyumu Türkiye’ye emaneten verecekti. Bunun karşılığında batılı ülkelerden 120 kg’lık yüzde 20 zenginleştirilmiş uranyum alacaktı bununla Tahran’daki tıp amaçlı kullanılan nükleer reaktörü çalıştıracaktı. Bu anlaşma İran’ın uranyum zenginleştirme çalışmasını engellemeyi öngörmüyordu. Anlaşmanın bir tarafında Rusya ve Fransa vardı. İran’ın zenginleştirilmiş uranyumu Rusya’ya verecek Rusya’da bunu işledikten sonra Fransa’ya verecek Fransa’da metal çubuklar halinde tıbbi amaçlarla kullanılacak şekilde geri verecekti. İran bunu kabul etmedi. Türkiye araya girdi. Türkiye aynı teklifi yaptı. 2009 da İran elindeki uranyum stokunu fazlalaştırdı. İran 1200 kg uranyumu türkiye’ye verse bile elinde yine ABD ve batının tehlikeli gördüğü boyutta uranyum kalıyordu. İşin bozulma nedeni de buydu." dedi.

Şükrü Elekdağ, Türkiye’nin hayır vermesi sonrasında Türkiye’nin yönünü doğuya döndüğü ve eksen kayması içinde olduğu iddialarına ise Türkiye’nin bu karar almasından sonra Türkiye başka ufuklara yelken açıyor şeklinde diplomatik mahfillerde konuşulmaya başlandığını söyleyen Elekdağ, Türkiye’nin ekseninin hükümetin kararı ile değişemeyeceğini , Türkiye’de sivil toplum kuruluşları ve partilerin bulunduğunu ekseni değiştirmeye hükümetin gücü yetmeyeceğini söyledi. Elekdağ, bunu bir süre sürdürseler bile bir başka hükümet geldiğinde bunu tekrar eski yörüngesine oturtacağını söyledi. Elekdağ , Türkiye’nin almış olduğu bu kararla kendisini yalnızlığa ittiğini ve bunun Türk diplomasisine verilecek eksi bir not olduğunu savundu.

Elakdağ, Ortadoğu’da nükleer silahı olan tek bir ülke bulunduğunu belirterek “İsrail ile birlikte İran’ın da nükleer silah sahibi olması işi daha da çıkılmaz yapacaktır. Bu nedenle bunun mutlaka engellenmesi gerekmektedir. Türkiye mutlaka Birleşmiş Milletler ve UAEK’nun uyarıların yanında yer almalı ve yaptırım kararlarına da katılmak durumundadır. Türkiye bu nedenle BM Güvenlik Konseyi kararına olumlu bir şekilde bakmalıydı” dedi.

 

Haber7.com

Bu haber toplam 1558 defa okunmuştur

Etiket(ler): , ,

DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri