Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Kızılfaşist zulmü sürdürüyor

03.07.2010 19:31
Mazlumder 2009'un Temmuz ayında olaylarının yaşandığı Doğu Türkistan'la ilgili hazırlamış olduğu insan hakları raporunu duyurdu

Mazlumder Doğu Türkistan İnsan Hakları Raporu'yla ilgili İstanbul Şube Başkanı Av. Cihat Gökdemir yaptığı açıklamada 5 Temmuz olaylarına vurgu yaparak "Biz yaşanan bu olaylardan sonra bölgede inceleme yapmak üzere Çinli yetkililerden izin istedik ancak bir yıldır başvurumuza hâlâ cevap verilmedi" dedi.

Gökdemir, Çinli yetkililerle ilgili açılan davanın yasaları yanlış yorumlayan ilgili savcılar ve Adalet Bakanı tarafından durdurulduğunu söyleyerek hukuki yollardan hak mücadelesine devam edeceklerini söyledi. Doğu Türkistanlı dernek ve vakıfların bir araya gelerek kurduğu Doğu Türkistan Platformu'nun önemine vurgu yapan Mazlumder İstanbul Şube Başkanı Gökdemir, Uygur dernek ve federasyonların birlikteliğinin Doğu Türkistan mücadelesi için önemli olduğunu belirtti.

Çok sayıda örgütün desteklediği Doğu Türkistan Platformu'nda Mazlumder'in Doğu Türkistan İnsan Hakları Raporu'nu anlatan Gökdemir açıklamasında şu ifadeleri kullandı: "Raporda Doğu Türkistan'ın hukuki durumu, hapishaneler ve kötü muamele, mahkumlar ve organ ticareti, haksız gözaltı ve tutuklamalar, işkence gibi başlıklar bulunmaktadır. Bu rapor, Mazlumder Dış İlişkiler Komitesi bünyesindeki arkadaşlarımızın 5 ay süren çalışmaları sonucu hazırlandı."

Uygur kadınına zorunlu kürtaj uygulanıyor

"Bölgedeki Uygur nüfusu olumsuz etkileyen ve insanların temel haklarını kısıtlayan sert ve acımasız, insanlık suçu sayılacak uygulamalardan bir diğeri de zorunlu kürtaj uygulamasıdır" diyen Mazlumder Genel Başkanı A. Fark Ünsal, şöyle konuştu: "Çinliler için bir, azınlıklar için iki olan çocuk sınırlamasında söz konusu sınırın üstünde hamilelik devlet tarafından tespit edilmiş ise mecburi kürtaj yaptırılmaktadır. Zorunlu kürtaj uygulaması, hamilelik aşamasında cinsiyeti tespit edilen bebeklerin kız ise aileler tarafından düşük yaptırılarak öldürülmelerine sebep olmakta, bu da kadın-erkek nüfus dengesinde ciddi bir bozulmaya yol açmaktadır"

Ünsal, Türkiye hükümetine Çin'le sürdürülmekte olan her türlü ilişki için Doğu Türkistan ve Tibet gibi yerlerde yaşanmakta olan insan hakları ihlallerinin ön koşul kabul edilmesi ve ilişkilerin buna göre belirlenmesi çağrısında bulundu. 'Doğu Türkistan'da yaşanan insan hakları ihlallerinin Çin'le olan ticari ilişkilere kurban edilmemesini' isteyen Ünsal, Doğu Türkistan konusunda dış politikanın yeniden gözden geçirilerek Uygurların durumunun dış politika önceliği olarak görülmesi gerekiyor" dedi.

Çin, ibadet hakkını da gasp ediyor

Doğu Türkistan'da camilere giriş çıkışların sınırlandırıldığını da bildiren Ünsal, Camilerin kapılarına asılan listelerde camiye girmesi, camide ibadet etmesi yasak olan kişiler belirtildiğini söyleyerek, "18 yaşın altındakiler, memurlar, işçiler, emekliler, belediye görevlileri, parti mensupları ve kadınlar yasaklı listesinde bulunmaktadır. Oysa aynı bölgede Budistlere ait tapınaklar da mevcut olmasına rağmen o tapınakların kapısında içeri girmesi yasaklı olanların listesi asılı değildir. Bu da göstermektedir ki Çin hükümeti, Müslümanlara yönelik hem dinî hem de etnik ayrımcılık yapmakta ve bunu gizleme ihtiyacı dahi görmemektedir" şeklinde konuştu.

Gözaltına alınan Uygurlulara işkence uygulanıyor

Tutuklanan Müslüman Uygurların büyük kısmı çalışma kamplarında ağır hapis cezalarına çarptırıldığını kaydeden Maslumder Genel Başkanı A. Faruk Ünsal, "Toplu tutuklama ve gözaltında işkencelere maruz kalma, aniden ortadan kaybolma, tutuklulardan çok uzun süreler haber alınamama gibi vakalar Doğu Türkistan'da yaşana gelen sıradan olaylardır. İşkence vakalarını tespit etmek mevcut şartlardan dolayı her ne kadar çok zor olsa da elde olan deliller uygulanmakta olan işkencelerin çok sayıda olduğunu göstermektedir. Hatta işkence ve kötü muameleden dolayı birçok insanın öldüğü de bilinmektedir" ifadelerini kullandı.  Çin rejiminin sorunlu uygulamalarından birinin de zorunlu göç politikası olduğunu söyleyen Ünsal, "Özellikle evlilik ve çalışma çağındaki Uygurlara yönelik bu zorunlu göçlerle insanlar Çin'in batısı ve güneyindeki çalışma bölgelerine gönderilmektedirler. Çin hükümeti aynı şekilde Doğu Türkistanlı genç kızları da Çin'e göçe zorlamakta ve bu kızların çoğundan aileleri bir daha haber alamamaktadır" dedi.

Tutuklanan binlerce kişi "sır" oldu

Toplantıda konuşan Mazlumder Genel Başkanı A. Faruk Ünsal, "Geçen yıl Temmuz ayında olayların yaşandığı günlerde sayısız insan tutuklanmış ve haksız olarak gözaltına alınan binlerce kişiden aradan geçen bir yıla rağmen bir daha haber alınamamıştır. Geçen bir yıllık süreye rağmen uluslararası toplum Çin'in gerçekleştirdiği insan hakları ihlallerine karşı yeterli tepkiyi göstermemiş ve buradan cesaretle Çin yönetimi Uygurların birçok temel hakkını ihlal etmeye devam etmiştir" dedi. Ünsal, "Bugün yaşanmakta olan ihlallerin kaynağının ilk olarak Çin'in idari ve adli sisteminde aranması gerekiyor" ifadelerini kullandı. Ünsal, Çin'in Uygur halkını sindirmek için birçok insanlık dışı yöntem uyguladığını söyledi.

Bu haber toplam 1272 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri