Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Katliamlar Şiddetini Artırdı

08.07.2009 12:25
Çin'in Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nde sular durulmuyor...

Dünya Uygur Kongresi Genel Başkan Yardımcısı Seyit Tümtürk Sincan'da bir tiyatro salonunda 200 cesedin bulunduğunu bildirdi.

'ÇİNLİLER, UYGUR TÜRKLERİNİN EVLERİNİ BASIYOR'
Çin'in kuzeybatısındaki Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nde başlayan ve Çin resmi rakamlarına göre 150 kişinin ölümüyle sonuçlanan olayların ardından dün akşam bölgede sokağa çıkma yasağı uygulanmıştı. Sadece Uygur Türklerine yönelik uygulanan bu yasağı fırsat bilen Han Çinlilerinin Türklerin evlerine baskınlar yaparak katliamlara devam ettiği belirtildi.


Bağımsız Doğu Türkistanlılar Birliği Genel Başkanı Abdulmecit Avşar, bölgeden gelen son haberlerin çok kötü olduğunu söyledi. Bölgede yaşayan halkın yurt dışındaki insanlara bir şekilde ulaşarak 'Türklere yönelik Çin'in başlattığı katliamlar şiddetini artırdı' bilgilerinin kendilerine ulaştığını belirtti.


Abdulmecit Avşar, dün gece sokağa çıkma yasağı olmasına rağmen Çinlilerin, Uygur Türklerinin evlerini basarak katliam gerçekleştirdiği bilgilerinin bizzat olayları yaşayan insanlar tarafından duyurulmaya çalışılarak yardım talepleri olduğunu ifade etti. Birlik Başkanı Avşar, uydu telefonundan kendilerini arayan Uygurların, olayların tırmandığını, sokağa çıkma yasağının sadece Uygur Türklerine yönelik uygulandığını söylediklerini belirtti. Avşar, "Dün gece Uygur Türklerinin evlerini basan binlerce Çinli, çoluk çocuk, kadın erkek demeden insanları darp etmiş ve onlarca insanın ölümüne sebebiyet vermiştir. Önceki gün akşam saatlerinde Urumçi'de de Tumoris Otel basılarak orada da Uygurlar linç edilmiş" diye konuştu.

Bölgedeki halkla yaptıkları konuşmalarda ilginç bilgilere ulaştıklarını anlatan Avşar, Çinli yetkililerin, televizyonlarda sürekli Uygurların kendilerini savunmak için yaptıkları gösterileri, Uygur Türklerinin adeta Çinlilere saldırıyor şeklinde vermeye çalıştığını ve Çin halkını galeyana getirdiklerini söylediğini aktardı.

Avşar, "Yaşanan hadiselerden ve katliamdan, televizyonlarda yanlı yayınlar yapan, halkı kışkırtan Çinli yetkililer sorumludur. Anlaşılan o ki, sokağa çıkma yasağı sadece göstermelik, daha doğrusu Uygurlara yönelik. Amacın Çinli yetkililer tarafından etnik çatışma bahanesiyle, Doğu Türkistan'da soykırım yapmak olduğu o kadar açık ki" şeklinde sözlerini tamamladı.

''POLİS 400 UYGURU ÖLDÜRDÜ''
Dünya Uygur Kongresi lideri Rabia Kader, Sincan Uygur Özerk Bölgesi'ndeki çatışmalarda 400 Uygurun polis tarafından öldürüldüğünü söyledi.

Wall Street Journal Asia'ya makale yazan Kader, pazar gecesi Urumçi'de polis ateşi ya da dayağı yüzünden 400 Uygurun öldüğünü savundu.

Doğu Türkistan'daki Uygur kaynaklarına dayandırdığı makalesinde Kader, olayların başta Kaşgar olmak üzere Sincan'ın başka bölgelerine doğru yayıldığını kaydetti.

Kader, Çinli yetkililerin Uygurları hedef alan güvenlik önlemlerini de kınadı.Çinli yetkililer, olaylarda 156 kişinin öldüğünü, 1080 kişinin yaralandığını 1400'den fazla kişinin gözaltına alındığını açıklamıştı.

Kader, daha önceki açıklamasında, Çin yönetiminin Sincan Uygur Özerk Bölgesi'ndeki etnik çatışmalardan kendisinin sorumlu olduğu yönündeki suçlamalarını reddetmişti.

URUMÇİ BELEDİYESİ ŞİDDET OLAYLARININ BİLANÇOSUNU ÇIKARDI
Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nin Urumçi Belediyesi, 5 Temmuzda çıkan şiddet olayları ve yetkililerin duruma müdahalesiyle ilgili basın toplantısı düzenledi.

Urumçi Belediye Başkanı Jerla İsamudin, pazar günü başlayan olaylarda pazartesi akşamına kadar 156 kişinin hayatını kaybettiğini, 1080 kişinin yaralandığını söyledi.

Olaylarda 11'i polis aracı olmak üzere 60 taşıtın, 209 dükkanın ve iki binanın tahrip edildiğini belirten Belediye Başkanı, toplam 56 bin 850 metrekarelik bir alanın da ateşe verildiğini bildirdi.

Çin Komünist Partisi Urumçi Komitesi Sekreteri Li Cı da belediyenin olaydan sonra özel bir ekip oluşturduğunu, kentte hasar gören altyapı tesislerinin kısa zamanda yeniden hizmete sokulacağını ifade etti.

DIŞİŞLERİ SÖZCÜSÜ ÇİN GANG: "ÖNLEMLER YASAL"
Bu arada Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Çin Gang, Urumçi'de patlak veren şiddet olaylarına karşı alınan önlemlerin yasal ve haklı olduğunu vurgulayarak, bu önlemlerin farklı etnik gruplara mensup halk tarafından da desteklendiğini açıkladı.

Çin Gang, Pekin'de düzenlenen olağan basın toplantısında, Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nde yasaların uygulanmasıyla görevli makamların bazı şüphelileri gözaltına almasının, halkın can ve mal güvenliğini korumayı amaçladığını söyledi.

Sözcü, hiçbir ülke gibi Çin'in de bu tür sabotaj ve şiddet olaylarına izin veremeyeceğine, aksi takdirde ülkenin hukukla yönetilen bir ülke ve hükümetin sorumlu bir hükümet olamayacağına dikkati çekti.

ÇİN İSLAM DERNEĞİNDEN KINAMA
Öte yandan Çin İslam Derneği Başkanı imam Cın Guangyuen, Urumçi'deki olaylara karışan suçluların eylemlerini şiddetle kınadı.

Cın, Çin Uluslararası Radyosuna verdiği demeçte, İslam dininin barışçı bir din olduğunu vurgulayarak, 5 Temmuz olaylarının düzenleyicileri ve katılımcılarının İslam dinini temsil edemeyeceğini ve eylemlerinin milli ve dini sorunlarla ilgisi olmadığını söyledi.

Cın ayrıca, resmi makamların sabotaj faaliyetleriyle mücadele etmek için aldığı etkili önlemleri "kararlılıkla" desteklediklerini kaydetti.

ÇKP SİNCAN SEKRETERİ: "ASAYİŞ KISA SÜRE İÇİNDE NORMALE DÖNECEK"
Çin Komünist Partisi Sincan Uygur Özerk Bölgesi Komitesi Sekreteri Vang Lıçüen de CCTV'de (Çin Merkez Televizyonu) yayımlanan açıklamasında, 5 Temmuz'da Urumçi'de meydana gelen ciddi sabotaj ve şiddet olaylarından sonra durumun kontrol altına alındığını belirtti.

Vang, Han milliyetinden bazı vatandaşların sokağa dökülmesiyle ilgili olarak, her milliyetten vatandaşa etnik çatışma yaratmak yerine, evine dönerek, asayişin bir an önce sağlanmasına katkıda bulunma çağrısı yaptı.

AMERİKA'DAKİ UYGUR TÜRKLERİ'NDEN ONE MINUTE YAKARIŞI
Çin'in Sincan bölgesinde yaşayan Uygur Türklerine yönelik tedhit eylemleri ABD'nin başkenti Washington'da protesto edildi. Çin Büyükelçiliği önünde toplanan Uygurlar, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'dan Gazze saldırıları nedeniyle Davos'ta İsrail'e gösterdiği tepkinin benzerini Çin'e de göstermesini istedi.

Sincan-Uygur bölgesindeki olaylar, Amerika'da yaşayan Uygurlar'ı sokağa döktü. Çin Büyükelçiliği'ne yürüyen Uygurlar, attıkları slogan ve taşıdıkları dövizlerle Pekin yönetimini protesto etti. "Terörist Çin", "Özgürlük yoksa barış da yok", diye slogan atan Uygurlar, Çin'in soykırım işlediğini iddia etti. Ardından Çin Büyükelçiliği önünde toplanan Uygurlar, bir süre de burada protestolarını sürdürdü.

Amerikan Uygur Cemiyeti Başkanı Rabia Kadir, yaptığı açıklamada "Doğu Türkistan'da kardeşlerinin bilinçli ve planlı olarak öldürüldüğünü" belirtti. Sürgünde yaşayan ve bir süre de Çin'de hapis yatan Kadir, Çin'in çıkan olayları kendisinin kışkırttığı yönündeki iddiasının gerçiği yansıtmadığını ifade etti. Bir an önce akan kanın durdurulmasını isteyen Kadir, yaşananların korkunç boyutlarda olduğunu dile getirdi.

Amerika'da yaşayan Uygurlar, Başbakan Erdoğan'ın kendilerine sahip çıkmasını istedi. Gazze saldırısı sonrası Erdoğan'ın tepkisine atıfta bulunan bir Uygur, "Türk Başbakanı'ndan şunu bekliyorum. Filistinliler'e gösterdiği hassasiyeti kendi kardeşleri olan Doğu Türkistanlı kardeşlerimize de göstersin. Biz de Türk'üz, biz de Müslüman'ız. Sayın Başbakanımız Tayyip Erdoğan'dan Çin hükümetine bu 0konudaki itirazlarını bildirmesini istiyoruz" dedi.

"ÇİN'E DE ONE MINUTE DEYİN"
Başka bir Uygur da yine Gazze olaylarını örnek göstererek şöyle konuştu: "Gazze'deki katliam sırasında Yahudiler, kardeşlerimizin kafalarını kesip ağaca asmamıştı. Ama Çinliler kardeşlerimizin, küçük kızlarımızın kafalarını kesip ağaca astılar." dedi. Aynı Uygur, hükümetten de ikinci bir Davos çıkışı talebini dile getirerek, "Hükümetten beklediğimiz, bize sahip çıksınlar. En azından bir bildiri yayınlasınlar. Kınasınlar. Çin'i durdurmak için Türkiye'nin az da olsa kendisini göstermesini istiyoruz. Pek bir şey beklemiyoruz. Biliyoruz ki hükümetin başında çok büyük şeyler var. Ama yine de hükümetten tepki bekliyoruz. Anlayış içinde bekliyoruz hükümeti. Bizim başbakanımız, bizim cumhurbaşkanımız olmadığı için Sayın başbakanımızı kendi başbakanımız, cayın Cumhurbaşkanımızı kendi cumhurbaşkanımız biliyoruz. Hani Davos'ta 'One minute' demiştiniz, şimdi de "One Minute"ı Çinliler'e söyleyin" diye konuştu. Gösteri olaysız sona erdi.

Bu haber toplam 2400 defa okunmuştur

Etiket(ler): , , ,

DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri