Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Çin herkesi zengin edecek

18.11.2009 21:04
Yıllık ithalatı 1.2 trilyon doları aşan Çin’de iç tüketimi artırmaya yönelik paketler birbiri ardına açılıyor. Büyük gruplardan sonra KOBİ’lerimiz de üretimini bu ülkeye taşımaya başladı. İhracat ve ithalatta cazip fırsatlar sürüyor...

Çin Halk Cumhuriyeti ile Türkiye arasındaki ekonomik ilişkilerde adeta yeni bir dönem yaşanıyor. Oysa çok değil birkaç yıl önce birliklerimiz, derneklerimiz bu ülkeye adeta savaş açmıştı. Çin'in ucuz mallarının haksız rekabet oluşturduğunu, bu ülkeye karşı anti damping duvarları örülmesi gerektiğini iddia ediyorlardı. Şimdi strateji mi değiştirdiler? Ya da Çinli işadamları Türkiye'yi yeni mi keşfetti?

Aslında her iki soruya da rahatlıkla "evet" diyebiliriz. Örneğin, 2 yıl öncesine kadar Çin'de faaliyet gösteren Türk şirket sayısı 100'ün altındaydı. Türkiye Şanghay Başkonsolosluğu Ticaret Ataşeliği'nin kayıtlarına göre bu sayı şimdi 250'yi aşmış durumda.

Yıllardır işi sadece ithalatla sınırlı tutanlar artık Çin'e ihracat yapıyor, hatta orada üretim yapmanın yollarını arıyorlar. Örneğin, yıllardır Çin'den getirdiği bilgisayar parçalarını Türkiye'de satan Necmettin Polat, Çin'de bilgisayar ve cep telefonu üretmeye başladı. Şimdilik bazı markalar için üretim yapan Polat, kendi markasıyla bilişim ürünleri üretip ihracata hazırlanıyor. Polat, şu sıralar marka tescil işlemlerinin tamamlanması için gün sayıyor.

Aynı şekilde, İstanbul Tahtakale'deki Şark Han'da kümelenen şirketlerle sınırlı kalan Çinli işadamları da şimdi Türkiye genelinde yatırımlara hazırlanıyor. Eylül 2009 itibarıyla ülkemizde faaliyet gösteren Çinli şirket sayısı 350'ye yükselmiş durumda.

DANIŞMADAN İŞE KOYULMAYIN

Peki bu yeni dönemde Çin'le nasıl iş yapılır? Bu noktada büyük şirketler açısından sorun yok gibi görünüyor. Çünkü onlar muazzam güçleriyle istediklerini zaten elde etme kabiliyetlerine sahip. Ülker'den Sabancı'ya, Sanko'dan Koç'a hemen hepsinin Çin'de temsilcilikleri var. Hatta bazıları büyük ölçekli üretim yapıyor.

Ancak iş KOBİ'lere geldiğinde sıkıntılar başlıyor. Öyle ya, kısıtlı imkanlara sahip KOBİ'lerin kolay gidebildiği bir yer değil Çin. Üstelik kültürü çok farklı bir ülke. Atılacak yanlış adımların bedeli çok ağır olabilir. Örneğin, Pekin'de bir Türk girişimci tarafından 400 bin dolarlık yatırımla açılan bir baklava mağazasının sadece 3 ay sonra iflas ettiğini duyduğumuzda üzüldük. Nedeni ise sadece küçük bir araştırmayla bile tespit edilebilecek bir yanlış adım? Çünkü Çinliler tatlı sevmez, yemez. Bu kadar basit bir ticari bilgiyi öğrenebilmek için kahin olmaya gerek yok değil mi? Küçük maliyetlerle yapılabilecek bir pazar araştırması ya da uzmanlara danışmak ilk akla gelen yöntemlerden sadece birkaçı.

Biz de bu gerçeklerden yola çıkarak, Çin'le ilgili ticari planları olan girişimciler için bir rehber hazırladık. Türkiye'de ürettiğiniz ürünleri Çin'e nasıl satabilirsiniz? Ya da Çin'den bu dönemde hangi ürünleri ithal edebilirsiniz? Oradaki aracı şirketlere nasıl ulaşırsınız? Hangi fuarlara katılmak daha avantajlı?

İşte bu ve benzeri soruların yanıtını bulabilmek için uzmanlara danıştık. Çin'de üretim yapan ya da orada ofis açan Türk girişimcilerin tecrübelerini ve merak edilen serüvenlerini dinledik...

ÇİN KÜLTÜRÜNÜ TANIYIN

İş Bankası Çin Halk Cumhuriyeti Şanghay Temsilcisi Tunç Türker, öncelikle kültürü çok farklı olan bu ülkenin iyi tanınması gerektiğini vurguluyor. Çünkü Çin pazarını yeterince tanımadan hareket eden Türk işadamları bazen aşılamayacak problemlerle karşı karşıya kalabiliyor. Örneğin, bu ülkede telif hakları ve ürün kopyalanması başlı başına bir sorun. Fikri ve sınai mülkiyet haklarının korunması amacıyla imzalanan Bern Konvansiyonu kapsamında tescil ve patent işlemleri yapılması bazen yeterli olmayabiliyor. Bu yüzden Çin'de de tescil ve patent işlemlerinin yaptırılması gerekiyor.

Türker'e göre, Çinli şirketlerle çalışırken dikkatli davranılması gereken diğer bir konu da kalite garantisi. Sipariş verilecek bir ürün için kalite garantisi veren sözleşmeyi mutlaka imzalamalısınız. Bu sayede ileride doğabilecek kötü sonuçların önüne geçilebilirsiniz. Tunç Türker, diğer uyarı ve önerilerini de şöyle sıralıyor:

"Çin'den herhangi bir ürün ithal edecekseniz mümkünse numune talep edin. Bu ve benzeri diğer konularda yapacağınız kontrat ya da sözleşmelerle ticari risklerinizi azaltmış olursunuz. Bu anlaşmaları yaparken mutlaka uzman desteği alın. Hatta avukatınızın onayı olmadan herhangi bir sözleşme imzalama atmayın.

 

Bu haber toplam 1208 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri