Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Cumhurbaşkanı: İsrail'e dur diyeceğiz

08.06.2010 16:59
Abdullah Gül, nefret ve hınç alma duygularıyla yapılan eylemlerin acı verici sonuçlarının ortada olduğunu belirterek uluslararası barış için bu eylemlere 'dur' diyeceklerini söyledi.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, yanlış anlamaların ortaya çıkmasının, sorunların çatışmalara dönüşmesinin önlenmesinin en etkin yollarından birinin diyalog olduğunu belirterek, ''Bu anlayışla CICA dönem başkanlığımızda Asya'da işbirliğine dayalı diyalog ve güven ortamını oluşturabilmek için çaba sarf etmeyi öngördük'' dedi.

Cumhurbaşkanı Gül, Çırağan Sarayı'nda gerçekleşen Asya'da İşbirliği ve Güven Artırıcı Önlemler Konferansı (AİGK/CICA) 3. Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'nin açılışında yaptığı konuşmada, zirveye katılan 40'a yakın ülkenin devlet ve hükümet başkanlarını, bakanlarını ve yetkililerini 20'e yakın uluslararası kuruluşun genel sekreter ve temsilcilerini selamladı.

Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev'in, 1992 yılında AGİT'e benzer bir yapılanmayı Asya coğrafyasında hayata geçirme düşüncesini BM Genel Kurulu'nda dile getirdiğini anımsatan Gül, Nazarbayev'in bu tarihi önerisiyle başlayan Asya'da İşbirliği ve Güven Artırıcı Önlemler Konferansı (AİGK/CICA) sürecinin zaman içinde uluslararası bir örgüte dönüştüğünü söyledi.

CICA sürecinin başlamasının üzerinden 18 yıl, 2002 senesinde kabul edilen Almatı senediyle konferansın örgüt haline gelmesinin üzerinden 8 yıl geçtiğini anlatan Gül, bu kadar kısa bir sürede bu ölçüde başarılı gelişmelerin sağlanmasının tüm üye devletlerle paylaşılan coğrafyanın huzurlu, istikrarlı ve müreffeh geleceği bakımından memnuniyet verici olduğunu dile getirdi.

-VİETNAM VE IRAK ÜYE OLDULAR-

Cumhurbaşkanı Gül, ''Az önce Vietnam ve komşumuz Irak'ın katılım törenlerinin gerçekleşmesiyle CICA artık 22 üyeli bir uluslararası örgüt haline gelmiş, CICA ailesi biraz daha genişlemiştir. Vietnam'a ve Irak'a CICA üyesi olarak aramıza hoşgeldiniz diyorum'' diye konuştu.

Kazakistan evsahipliğinde 2002 ve 2006 yıllarında başarıyla düzenlenen (AİGK/CICA) Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'nin ardından en üst düzeyde üçüncü kez İstanbul'da bir araya gelindiğine dikkati çeken Gül, İstanbul zirvesi ile CICA dönem başkanlığı da ilk kez Kazakistan dışındaki bir üye ülke tarafından üstlenildiğini belirtti. Gül ''Bu bir bayrak yarışıdır. Türkiye'nin 2010-2012 yıllarında üstleneceği bu mühim sorumluluğu önümüzdeki senelerde diğer üye devletlere devredeceğiz'' dedi.

-DİYALOĞUN ÖNEMİ-

Almatı'da 2006'da yapılan ikinci zirveye Dışışleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı olarak katıldığını anımsatan Gül, orada yaptığı konuşmada 21. yüzyıl ilk yarısında güvenlik kavramının giderek karmaşıklaşan yapısına değindiğini belirterek, şöyle konuştu:

''Güvenliğin kapsamlı ve bölünmez niteliğine işaret etmiştim. Dünyanın bir yerinde güvenlik ve istikrara yöneltilen bir tehdidin diğer bölgelere de doğrudan etkide bulunduğunu terörizm, örgütlü suçlar, silah, uyuşturucu madde ve insan kaçakçılığının siyasi ve coğrafi sınır tanımadığını kaydetmiştim. Bu tehditlerle baş edebilmek için siyasi, askeri, ekonomik ve sosyal tedbirlerle teçhiz edilmiş yeni ve kapsamlı bir yaklaşıma ihtiyaç bulunduğunu, bunun için de devletler arasında yakın işbirliğine ve diyaloğa önem ve öncelik vermek gerektiğini belirtmiştim.

Bu çerçevede işbirliğine dayalı güvenliğin ortak bir taahhüt olarak istikrar ve ilerleme kaydedilmesi için bir anahtar kavram olarak öne çıktığını işbirliğine dayalı güvenliği uluslar arası ilişkilerin yol gösterici ögesi olarak gördüğümüzü vurgulamıştım. O günden bugüne kadar yaşanan gelişmeler güvenlik alanında işbirliği yapılmasının ne kadar elzem olduğunu defalarca ispatlamıştır.

Güvenliğin ve istikrarın bulunmadığı bir ortamda ekonomik faaliyetlerin yapılmasının ticaret yapılmasının ne kadar zor olduğunu hep birlikte görüyoruz. Karşılıklı güvenin bulunmadığı bir ortamda yanlış anlamaların olması yanlış anlamaların sorunlara yol açması, sorunların çatışmaya dönüşmesi geçtiğimiz yıllarda uluslararası ilişkilerde sıklıkla karşılaşılan durumlar olmuştur. Kanaatimce yanlış anlamaların ortaya çıkmasının sorunların çatışmalara dönüşmesinin önlenmesinin en etkin yollarından biri diyalogdur. Bu anlayışla CICA dönem başkanlığımızda Asya'da işbirliğine dayalı diyalog ve güven ortamını oluşturabilmek için çaba sarf etmeyi öngördük. Dönem başkanımızın yol gösterici ilkesini Asya'da işbirliğine dayalı güvenliğin inşası olarak belirledik. Hep birlikte bu istikamette gayret göstermemiz gerekli siyasi iradeyi ortaya koyabilmemiz gerektiğine samimiyetle inanıyorum.''

''GÜNÜMÜZDE ULUSLARARASI HUKUKU HİÇE SAYARAK, İNSAN HAYATINA PERVASIZCA KAST EDEREK, MESELELERİ KABA KUVVET KULLANARAK ÇÖZÜME KAVUŞTURMAK MÜMKÜN DEĞİLDİR''

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, nefret ve hınç alma duygularıyla yapılan eylemlerin acı verici sonuçlarının ortada olduğunu belirterek, ''Bunun acımasız örneklerini maalesef yakın bir süre önce gördük yaşadık. Uluslararası barış ve güvenlik açısından fevkalade kaygı verici bu eyleme muhakkak suretle 'dur' dememiz lazım gelmektedir'' dedi.

Cumhurbaşkanı Gül, Çırağan Sarayı'nda gerçekleşen Asya'da İşbirliği ve Güven Artırıcı Önlemler Konferansı (AİGK/CICA) 3. Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'nin açılışında yaptığı konuşmada, Türkiye'nin dönem başkanlığındaki çalışmalarının bütünüyle üye ülkelerinin görüş birliği ve konsensüsü temelinde yürütüleceğine işaret etti.

CICA üyelerinin sağlayacağı desteğin, başarıya ulaşmanın anahtarı olduğunu ifade eden Gül, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Güvenliğin tesisi için yürüttüğümüz çalışmalarda sadece ihtilafların ortadan kaldırılmasına yönelik dar tanımlara bağlı kalmamalıyız. Bunun yerine güvenliğin insan unsurunu da eşit derecede göz önünde bulunduran, daha geniş ve kapsamlı bir güvenlik anlayışı benimsemeliyiz. CICA coğrafyasında barışın ve istikrarın çerçevesinin geliştirilmesi sürecinde insan hakları ve demokrasi sorunları gözardı edilmemelidir. Neticede demokrasi ve işbirliği, ihtilafları önlemenin en iyi yöntemini teşkil etmektedir.

Enerjimizi elbette mevcut anlaşmazlıkları çözüme kavuşturmak, barış, istikrar ve refaha hizmet etmek için harcayacağız. Ancak sadece bizim değil, bizden sonraki nesillerin de güvenliği için, mutluluğu için, refahı için asıl yapmamız gereken ihtilafların oluşmasına imkan vermeyecek istikrarlı bir iklimin tesis edilmesidir. Bu iklimi de ancak demokrasi, diyalog ve işbirliği yoluyla paylaştığımız ortak değer ve etkileri pekiştirmek suretiyle tesis edebiliriz.''

Cumhurbaşkanı Gül, CICA bünyesinde bu alanda kaydedilecek ilerlemeler için örgütün temel belgelerinde yer alan insani boyut ve BM'nin tüm insanlığın ortak iradesiyle geliştirdiği temel hak ve özgürlüklere dair evrensel standartların birer referans teşkil ettiğini söyledi.

CICA'nın ekonomik konularla da kapsamlı bir biçimde ilgilendiğine dikkati çeken Gül, bu alanda şimdiye kadar yapılan çalışmaları devam ettireceklerini dile getirdi.

Küresel ekonomik krizin ortaya çıkardığı sorunların uluslararası mali ve ekonomik sistemde yarattığı dengesizliğin tüm ülkeleri olumsuz etkilediğini ifade eden Gül, bu tarz sorunların çözümü veya sorunların olumsuz etkilerinin azaltılması için kapsamlı bir küresel yaklaşıma ihtiyaç duyulduğunu, bunun için hep birlikte gayret sarf etmenin önemli olduğunu söyledi.

-DÜNYANIN HIZLI DÖNÜŞÜM SÜRECİ-

Dünyanın siyasi, ekonomik ve kültürel alanlarda hızlı bir dönüşüm sürecinden geçtiğini belirten Gül, uluslararası ilişkilere soğuk savaş yıllarında hakim olan anlayışın artık sona erdiğini, soğuk savaş döneminin kalıplarının geçerliliğini yitirdiğini vurgulayarak, şöyle devam etti:

''Bundan 20 sene önce Türkiye ve Rusya ortak bir sınırı paylaşıyordu ama farklı bloklarda yer alıyorlardı. Bugün belki Rusya ile ortak kara sınırımız yok ama buna dayanan komşuluk hukukumuzun bir gereği olarak halklarımızın müşterek geleceği ve refahı için kurduğumuz üst düzey işbirliği konseyi çerçevesinde el ele çalışıyoruz.

Bundan 20 sene önce Avrupa kıtası bölünmüş durumdaydı. Artık Avrupa'da geçmişin yapay düşmanlıkları geride kaldı. Asya kıtası enerjisi, dinamizmi, genç ve eğitimli nüfusu ile adeta yeniden doğuyor.''

Gül, insanlık tarihinin ön yargıların, kutuplaşmaların, hoşgörüsüzlüğün, düşmanlığın ve nefretin yol açtığı acılar, her türlü dini ve etnik ayrımcılığın sebep olduğu bireysel ve toplu trajedilerle dolu olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Gül, soğuk savaşın sona ermesine, küreselleşmenin insanları hergün birbirine daha da yakınlaştırmasına, teknolojinin dünyanın en ücra köşesinde yaşananları canlı yayınlarla görmeye, takip etmeye imkan tanımasına rağmen dünyanın özlenen barış ve ortamından hala aynı uzaklıkta olduğunu dile getirdi.

Dünyanın pek çok bölgesinde sıcak çatışmaların sürdüğüne, bu bölgelerden bazılarının Türkiye'nin yanı başında olduğuna dikkati çeken Gül, bütün bu olumsuzluklardan en fazla zararı görenin sivil halk olduğunu belirtti.

-ULUSLARARASI CAMİANIN ORTAK SORUMLULUĞU-

Gelecek nesillerin mutluluğu, huzuru, güvenliği ve refahı için, insanoğlunun tarih boyunca korkunç bir ıstıraba ve tahribata yol açan savaş ve çatışmalardan ibret alınması gerektiğini belirten Gül, bu acıların ve tahribatın tekerrür etmemesinin uluslararası camianın ortak sorumluluğu olduğunu dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Gül, şunları söyledi:

''Nefret ve hınç alma duygularıyla yapılan eylemlerin acı verici sonuçları ortadadır. Bunun acımasız örneklerini maalesef yakın bir süre önce gördük yaşadık. Uluslararası barış ve güvenlik açısından fevkalade kaygı verici bu eyleme muhakkak suretle 'dur' dememiz lazım gelmektedir. Günümüzde uluslararası hukuku hiçe sayarak, insan hayatına pervasızca kast ederek, meseleleri kaba kuvvet kullanarak çözüme kavuşturmak mümkün değildir. Dolayısıyla eski nefretleri ve düşmanlıkları yenileriyle ikame etmememiz, barış, istikrar ve refah içinde birlikte yaşayabileceğimiz, halklarımızın mutluluğu için birlikte çalışacağımız müşterek bir anlayış oluşturmamız, birbirimizin acısına hepimizin acısı olarak görmemiz gerektiğine samimiyetle inanıyorum.

Nitekim CICA'nın amaçları arasında farklı kültürler ve dinler arasında karşılıklı anlayışı ve saygıyı teşvik etmek de bulunmaktadır. CICA üye ülkelerinin çoğunluğunun medeniyetler ittifakının dostlar grubunda temsillerinden ve girişimin çalışmalarına aktif katkıda bulunmalarından memnuniyet duyuyoruz. CICA'nın örgüt olarak da dostlar grubuna katılıp medeniyetler ittifakına kendi perspektifini getirebileceğini, deneyimlerini paylaşacabileceğini düşünüyorum.''

Gül, toplantının CICA coğrafyası ve tüm dünyada barışa ve istikrara katkıda bulunmasını dileyerek sözlerini sonlandırdı.

Bu haber toplam 804 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri