Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

İşte Danıştay'ın ülkeye zararı

31.07.2010 22:50
Danıştay'ın kararları yüzünden Türkiye'nin uğradığı milyar dolarlık zararlar...

Başbakan Erdoğan, Adana mitinginde referanduma neden evet denmesi gerektiğini anlatırken Danıştay'ın kararları yüzünden Türkiye'nin uğradığı milyar dolarlık zararları örnek gösterdi.

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Anayasa değişikliğini bir millet projesi ile darbe anayasasının oylanması olarak gördüklerini belirterek, ''Bu AK Parti'nin, Tayyip Erdoğan'ın değil, 3-5 kişinin projesi değil, milletin projesi ve şimdi bu adımı bunun için atıyoruz'' dedi.

Erdoğan, İstasyon Meydanı'nda partisince düzenlenen mitingde yaptığı konuşmada, ilçelerin adlarını tek tek sayarak, Çukurova sıcağına rağmen coşkulu bir kalabalıkla karşılaştığını ifade ederek, ''tüm kardeşlerimi kucaklıyorum'' dedi.

''Bismillah diyerek'' çıktıkları yolda her ilde ''evet'' coşkusu yaşandığını, bayram havası bulunduğunu ifade eden Erdoğan, ''Her ilimizde bugün nikah kıyıyoruz. Burada 'demokrasiye nikah kıydık' diye bir pankart görüyorum. Hatay'da 'nikah masasında bile bu kadar iştahlı evet dememiştik' diye pankart asmışlardı. Şimdi 12 eylülde evet demeye hazır mıyız. Mesele bu...'' diye konuştu.

12 Eylülde referanduma gidileceğini hatırlatan Erdoğan, mitinge katılanlara her seferinde sorarak ''demokrasiye'', ''hukukun üstünlüğüne'', ''özgürlüklere'' evet karşılığını alınca, ''işte mesele bu...'' dedi.

Erdoğan, meydanda asılı ''Pehlivanoğlu'na, Kurumahmutoğlu'na sahip çıkana biz de sahip çıkarız. Darbe mağduru ülkücüler'' yazılı pankarta dikkati çekerek, şöyle devam etti:

''Biz bir haksızlığın karşısında direniyoruz. Burada şu parti bu parti meselesi yok. Şöyle bir şey var; Bu anayasa darbe anayasası mı milletin anayasası mı. Bu milletin anayasası. Bu değişiklik bir millet projesi. Bu darbe anayasası ve milletin projesi, ikisinin oylanması var.

Bugüne kadar bir araya gelemeyenler CHP, MHP, BDP, YARSAV, bir kısım medya ve bakıyorsunuz terör örgütü. Hepsi de birleşti mi...Bunların karşısında bizler dimdik durarak, bir millet projesinin sahipleri olarak, hep birlikte diyoruz ki; biz bu ülkede darbe anayasası ile bugüne kadar sürece durduracak millet projesine evet diyoruz. Mesele bu.

Bu AK Parti'nin, Tayyip Erdoğan'ın değil, 3-5 kişinin projesi değil, milletin projesi. Ve şimdi bu adımı bunun için atıyoruz.''

Erdoğan, mitinge gelenlere sorarak, 12 Eylülde özgürlüklere, demokrasiye, üstünlerin hukukuna değil hukukun üstünlüğünü konularında nasıl oy kullanacaklarını sorup ''evet'' yanıtını aldı ve 'Türkiye seninle gurur duyuyor' sloganları atılınca ''Biz sizinle gurur duyuyoruz'' dedi.

Anayasanın ülkenin, bir milletin rotasını belirleyen, gelişimine yol veren en önemli belge olduğunu vurgulayan Erdoğan, ''Anayasa demokrasi ile doğrudan alakalıdır. Anayasa özgürlüklerle, haklarla doğrudan ilgilidir. Anayasa ekonomiyle yatırımla istihdamla üretimle doğrudan ilgilidir. Anayasa hakları yasaklıyorsa orada kalkınma olmaz, Anayasa özgürlükleri kısıtlıyorsa orada yatırım olmaz. Vatandaşına güvenmeyen, vatandaşını bir tehdit gibi, bir tehlike gibi gören anlayışla Türkiye büyüyemez, kalkınamaz, ilerleyemez.''

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, sorunlara çözüm bulmaya çalıştıklarını, bu kapsamda gerçekleştirmeye çalıştıkları özelleştirme uygulamalarının ise engellendiğini belirterek, ''Danıştay'ın tamamen ideolojik bir yaklaşımla 6 özelleştirme ihalesini bu şekilde oyalayarak Türkiye'ye ödettirdiği fatura, dikkatinizi çekiyorum tam 2.6 milyar dolar. Danıştay hiçbir bedel ödemiyor. Danıştay'ın ülke gibi bir derdi yok'' dedi.

Erdoğan, İstasyon Meydanı'nda partisince düzenlenen mitingde yaptığı konuşmada, Anayasa değişikliğiyle bir değişimi başlatmak için yola çıktıklarını ve gittikleri her yerde bunun gereğini anlattıklarını söyledi.

Konuşmasında, İzmir Limanı'nın özelleştirilmesi sürecinde yaşanan sıkıntılara dikkati çeken Erdoğan, elde edilecek parayla ekonomiye önemli katkı sağlanacağını, yatırımların, üretim ve istihdamın artacağını, ancak Danıştay'ın devir işlemiyle ilgili görüşünü 30 ay geciktirmesiyle bunun gerçekleşmediğini söyledi.

Bu dönemde küresel kriz nedeniyle alıcı firmanın vazgeçtiğini ifade eden Erdoğan, şöyle devam etti:

''Hazinenin bu gecikmeden doğan faiz kaybı ne oldu biliyor musunuz? 243 milyon dolar. İhalenin iptali ve faiz kaybından dolayı Türkiye'nin kaybı 1,5 milyar dolar. Danıştay'ın tamamen ideolojik bir yaklaşımla 6 özelleştirme ihalesini bu şekilde oyalayarak Türkiye'ye ödettirdiği fatura, dikkatinizi çekiyorum tam 2.6 milyar dolar. Danıştay hiçbir bedel ödemiyor. Danıştay'ın ülke gibi bir derdi yok.''

-CHP VE ANAYASA MAHKEMESİ-

Türkiye'de 110 bin doktor bulunduğunu ve bunların sadece 4- 4 bin 500'ünün muayenehanesinin olduğunu belirten Erdoğan, ''Benim Adanalı kardeşim hastaneye gidiyor. çaresiz kalmış derdine çare arıyor. Kendisine deniliyor ki muayenehaneme gel. Bıçak parası ver, ameliyat parası ver. Ya sen bu ameliyatı nerede yapacaksın? Devletin hastanesinde yapacaksın. Neyin parasını istiyorsun, utanmıyor musun?'' diye konuştu.

Bu şekilde davranmayan doktorlara saygısı olduğunu ifade eden Erdoğan, şöyle devam etti:

''Bugüne kadar devletin hastanelerinde bu görevleri kabul edenler, şimdi ne oldu da havalara girdiler. Dedik ki; arkadaş gel, hastanede çalış, eğer çok daha fazla çalışacaksan burada, muayene yapacaksan gel burada yap. Çünkü sen benim hastanemde fazla görev yaparsan al sana fazla para. Ama onlar bunu istemezler. Muayenehanede adeta para basılıyor çünkü. Ya hastanede çalışacaksın ya o. Eşitsizliği ortadan kaldırmak için bir yasa çıkardık. Doktorlar ya kamuda çalışacak ya kendi muayenehanesinde, ama ikisi aynı anda olmaz dedik. CHP, milletin yararına olan bu uygulamayı dahi Anayasa Mahkemesine götürdü. Çünkü bunlara göre Anayasa Mahkemesi anamuhalefet mahkemesi oldu. İşlerine gelmeyen ne varsa Anayasa Mahkemesine.

Anayasa Mahkemesi yasanın bazı maddelerini iptal etti. Ardından Danıştay, Sağlık Bakanlığının bir basın açıklamasını bahane ederek yasanın uygulamasını tamamen durdurdu. Peki Danıştay bu kararı ne kadar sürede verdi. Söylüyorum; sadece bir gün. Bir tarafta aylarca yıllarca görüş açıklamıyor millete, 2.6 milyar dolar fatura ödetiyor. Öbür tarafta bir günde adeta ışık hızıyla milleti mağdur ediyor. Millet kazanacaksa orada yok. Ama millet kaybedecekse bir günde karar veriyorlar.

Şimdi, Türkiye'ye soruyorum; böyle bir anlayışla yola devam edilemez değil mi? Türkiye bu şekilde kalkınamaz değil mi? Türkiye'de bu zihniyet var oldukça, bu tuzu kuru zihniyet, bunlar var oldukça, bu ülkede yatırım, bu ülkede üretim, bu ülkede istihdam olabilir mi? Anayasa değişikliğiyle işte bu kapalı devre sistemi, işte bu kast sistemine, bu arka bahçe anlayışına son vereceksiniz.''

Halk oylamasında üstünlerin hukukunu bir kenara koyup, hukukun üstünlüğüne geçileceğini vurgulayan Erdoğan, ideal olanın da bu olduğunu ifade etti.

Erdoğan, ''Bizi yargıya müdahale etmekle, yargıyı siyasallaştırmakla itham ediyorlar. Dert bu değil, dert başka kast sistemi çökecek ondan çekiniyorlar. Adeta birileri benim arka bahçeme dokunma diyor. Yargıda kapalı devre bitiyor, ondan çekiniyorlar. Yargı artık birilerinin arka bahçesi olmayacak. Yargı milletin olacak, milletin...İşte ondan korkuyorlar'' şeklinde konuştu.

-KOLTUK SEVDASI-

Adana'da CHP ve MHP'ye oy vermiş olanlara da seslenen Erdoğan, şöyle devam etti:

''Diğer partilere gönül vermiş kardeşlerime de sesleniyorum. CHP'nin, MHP'nin, BDP'nin yönetimleri, tabanlarının sesine kulak vermiyor. Kendilerine oy vermiş kitlenin feryadını dinlemiyor. Kendi şahsi çıkarları uğruna, kendi koltuk sevdaları uğruna, Türkiye'yi karanlığa mahkum etmekten çekinmiyorlar. Onlar milli iradenin söz sahibi olmasını değil, halka dayanmayan, vesayetçi anlayışların devam etmesini istiyorlar.''

Herkesi vicdanının sesine kulak vermeye davet eden Erdoğan, ''Bu halk oylamasında hükümet icraatlarını oylamayacaksınız. Onu bir sene sonra oylayacağız. Bu halk oylamasında muhalefetin performansını, belediye başkanlarının performansını oylamayacaksınız. 12 Eylülde kendi geleceğinizi oylayacaksınız. Özellikle MHP'li kardeşlerimin iki kere düşünmesini rica ediyorum. Halk oylamasında verilecek hayır oyunun kimin işine yarayacağını, aslında kimin ekmeğine yağ süreceğini çok iyi değerlendirmelerini kendilerinden istirham ediyorum.''

AA

Bu haber toplam 1830 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri